CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
EURO 2008
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Mert Aydın
Murat Demiryas
Devrim Çetin
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Gizem Altınkaya
Çağrı Develioğlu
Tolga Özek
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
NBA TV'DE BU AY
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Güzel bir final olacak

Favori tartışmasız İtalyanlardır. Futbol doğruları, mantık, ezberimiz onu gösteriyor. Ama biliyoruz ki bu oyunda ne ezbere, ne de mantığa yer var.



NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

l NURULLAH BAKIR
      nurullah_bakir@yahoo.com

 

Geçen Cumartesi, çeyrek final maçları başlamadan hemen önce futbolseverlere tahminlerini sorsaydınız, en az %90’ının yarı finalde İngiltere-Brezilya maçını seyretmeye hazırlandığını görürdünüz. Ama tam aksine, Portekiz ve Fransa favori gösterilen takımları saf dışı ederek yarı finale yükseldiler.

 

Portekiz ve Fransa karşı karşıya geldiklerinde, favori kabul edilen rakiplerini eleyerek yarı finale gelen her iki takımda da bir gevşeme olduğu rahatlıkla seziliyordu. Turnuva öncesi ortaya koydukları hedeflerin çok üzerinde bir başarı yakalamış olmanın verdiği bir rahatlamaydı belki bu. Bir önceki akşamın İtalya ve hatta Almanya’sından çok uzakta, gayet rahat bir karşılaşma çıkardı iki takım da. Biri Hollanda ve İngiltere’yi, diğeri ise İspanya ve Brezilya’yı elemenin yorgunluğunu getirmişlerdi belki de Münih’e, kim bilir?

 

Sonuçta Henry’nin, Carvalho’nun 18 içindeki faulüne (ki gerçekten fauldü) vermiş olduğu 1 saniye gecikmeli artistik tepki ve kazanılan penaltı, finale giden takımın Fransa olduğunu ortaya koyuyordu.  

 

Başta Raymond Domenech olmak üzere, Fransız takımının malzemecisi dahil hiçbir ferdinin bu kupaya final oynamak üzere geldiğine inanmıyorum. 2002 ve 2004’teki bıkkın, konsantrasyon sorunu yaşayan Fransızlar, bu kupaya da aynı çizgide başlamışlardı. Büyük ancak doymuş oyunculardan kurulu bir takım olarak en büyük şansları ilerleyen turlarda hep güçlü takımlarla oynamaları oldu. Açıkçası grubu ilk sırada bitirseler ve ikinci turda İspanya yerine Ukrayna ile oynasalardı, şöhretsiz rakiplere karşı baş gösteren konsantrasyon bozukluğu hastalığının bir sonucu olarak şu an karşılaşmaları Fransız tatil beldelerinden takip ediyor olmaları kuvvetle muhtemeldi.

 

Örneğin Portekiz de onlarda bir Brezilya motivasyonu yaratmamıştı. Ama İtalya için aynı şeyi söyleyemem. Yaşlı kurtlar önümüzdeki 4 gün boyunca İtalya’nın tüm dünya tarafından alenen favori ilan edilmesine içerleyecek, o maça da Brezilya maçı ayarında hazırlanacaklardır, fiziksel ve zihinsel anlamda. İtalyanların futbol terazisinde çok ağır bastıkları gerçeğini kabul etmekle beraber, Fransızların gücünü ve deneyimini de göz ardı etmeyin derim. Ve elbette Dünya Kupası final maçının, Zinedine Zidane’ın  kariyerine yakışır jübilesi olduğu gerçeğini…

 

Portekiz-Fransa maçı için söylenecek çok söz yok. Gelin, finale yükselen iki takımı mevkiiler bazında karşılaştıralım:

 

Kale: Bu iki ismi karşılaştırmak bile futbola ihanet olur. Ben Fransa milli takımında oyuncu olsa idim, arkamı dönüp kalede Barthez’i gördüğüm an hayata küserdim. Ama ona rağmen Fransızlar finale gelebildiklerine göre finali kazanma ihtimalleri de var. Açıkçası Domenech, Barthez’e gelen toplar konusunda bugüne kadar şanslıydı. Kendisinin nasıl bir “maden” olabildiğini, futbolu takip eden herkes biliyor. Portekiz maçının son dakikalarında yaptığı komik sektirme hareketi de bunun bir örneği. Bakalım şansları final maçında da yaver gidecek mi? Öte yanda Buffon, dünyanın en iyi 5 kalecisinden tartışmasız biri, çoklarına göre de birincisi.  Bu bölgede İtalya ağır basıyor.

 

Defans: Defansları ikiye bölelim, göbek ve kanatlar şeklinde. İtalyanın en kusursuz mevkii, geleneksel olarak savunması. Cannavaro kiminle oynarsa oynasın göbekte çok önemli işler görüyor. Bu maçta da muhtemeldir ki partneri Materazzi olacak, aynı çizgilerini muhafaza edeceklerdir. Fransızların da finale ulaşmalarında en önemli avantajlarından biri, göbekteki Thuram-Gallas ikilisinin uyumu oldu. Beklerde ise İtalyanlar kupaya damgalarını vuran Zambrotta ve Grosso ile açık ara önde.  Ev sahibi Sagnol ve durgun Lyonlu’lardan Abidal turnuva başından beri boşluk doldurabildiler sadece.

 

Orta alan: İşte takımların en denk oldukları mevkii. Defansif orta alanda Makalele- Vieira ikilisiyle Fransızlar hayli güçlü. İtalyanlar ise bu ikiliye Gattuso-Pirlo-Perotta üçlüsüyle karşı koyacaklardır. Burada denge kağıt üzerinde Fransızlardan yana olmakla birlikte İtalyanların savunma genlerini yok saymamak gerekir. Öte yandan hücuma dönük orta alana bakarsak tam bir eşitlik hali mevzu bahis. Büyük oyuncu Pirlo destekli Totti ve Camonaresi, her türlü tehlikeyi yaratabilecek oyuncular. Totti’deki çıkış dikkat çekici. Fransızlar ise Zidane’a güveniyorlar. İşte tam da burada belirtmek istiyorum ki, ben İtalyanların bu kadar dikkat çekmiş bir Zidane’a kolay kolay adım attıracaklarını sanmıyorum. Fransızlardan kalan iki oyuncu ise hain evlat Ribery ve bir diğer Lyonlu durgun adam Malouda. Zidane’a odaklı İtalyanların özellikle Ribery’den fazlasıyla çekinmelerini öneririm ben.

 

Forvet: Bir yanda Thierry Henry, öte yanda Luca Toni. Premier League ve Serie A’nın yıldız golcüleri. Henry yetenekleri ile ağır basıyor ama mesele topun bu arkadaşlara ne kalitede servis edilebileceği noktasında kilitleniyor. Ukrayna maçında gördük ki imkan sağlanırsa Toni de hayli cezalandırıcı olabiliyor.

 

Sonuç: Favori tartışmasız İtalyanlardır. Futbol doğruları, mantık, ezberimiz onu gösteriyor. Ama biliyoruz ki bu oyunda ne ezbere, ne de mantığa yer var. Her şey o sahanın içinde bitiyor ve her iki takımda da maçı sırtına alıp götürebilecek birden fazla isim var. Gerçek sonuç şu ki, şahane bir maç, bu güzel turnuvaya yakışan bir final olacak.

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 Bulend Ruppert - Ankara 07 Temmuz 2006, Cuma 21:54  
Maalesef yazarin goruslerine katilamiyorum. Ozellikle Portekiz-Fransa maci degerlendirmesi son derece naif. O macin orta alanda sikisarak, kisir gecmesinin sebebi her iki takiminda oyun bozma uzerine kurulu olan anlayislari idi. Maci dikkatle izleyenlerin bildigi gibi her iki takimda baskilarini rakip sahada baslattilar. Zaten golde penaltidan geldi ve macta neredeyse pozisyon yoktu. Ikinci olarak elbette Italya guclu bir takim fakat yorumcumuzun italya taraftarligi sadece duygusal.Tesekkurler
 soner çelik - Kocaeli 07 Temmuz 2006, Cuma 13:32  
fransayı herkes bilio buraya kadar ıkına sıkına geldiini biliyorus ama italya tam bir savaşçı takım bunun içinde samsunlu kardeşimi kınadımm
 tezcan öztürk - Ankara 07 Temmuz 2006, Cuma 12:12  
bir final ancak bu kadar guzel ozetlenebılır dı goruslerınıze de tamamen katılıyorum ıtalya acık favorı bu mac tottı nın macı olur

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Sivasspor 16 34
2 Trabzonspor 16 34
3 Galatasaray 16 33
4 Fenerbahçe 16 32
5 Ankaraspor 16 30