CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
EURO 2008
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Emek Ege
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Mert Aydın
Murat Demiryas
Devrim Çetin
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Gizem Altınkaya
Çağrı Develioğlu
Tolga Özek
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
NBA TV'DE BU AY
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Neyse parası verelim

Bu akşamki Macaristan maçının sonucu ne olursa olsun futbolumuz fazla değerli. Abartılı... Kulüplerin tamamına yakını borçlu. Dışarıdan getirmek için harcadıklarının bir kuruşunu dışarıya satarak karşılayamıyor. Futbolda kalite düşüyor, seyirci azalıyor.


NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

2003 yılının sonlarına doğru Türkiye ile Macaristan'da hem siyasi hayatta hem futbolda aynı şey konuşulur.

 

Siyasiler çokuluslu paranın yönünü kendi ülkelerine çevirmek için uğraşmaktadır. Futbolda ise televizyon yayın hakları ile ilgili yeni gelişmeler vardır.

 

Türkiye’de havuz sistemi tutmuş, milyonlarca dolarlık bütçeler ayıran televizyon kuruluşları Türk ligini yayınlamak için yarış halindedirler. Birkaç ay içerisinde yapılacak yeni ihaleyle havuzun yıllık değerinin 100 milyon doları bulacağı iddia edilmektedir.

 

Macaristan’da ise, 2003'e kadar yayın bedeli olarak yılda 1.8 milyon Euro ödeyen devlet televizyonu MTV gerçek bedelin üzerinde ödeme yaptığını düşünmekte ve federasyonun bir ihale açarak yayın haklarını yeniden düzenlemesini istemektedir. MTV haftada sadece bir maç yayınlamakta ancak rakipleriyle rating savaşında baş edememektedir. Çünkü ülkede futbol kalitesizdir ve izleyici sayısı gittikçe düşmektedir. Öte yandan başta İngiltere ve İtalya olmak üzere yabancı ligler son derece popülerdir.

 

Bu arada Macaristan, Avrupa Birliği'ne girmiş, yabancı yatırımcıların gözdesi olmuştur. Ülkenin çehresi hızla değişmektedir. Sokakta Lada, Zastava marka Doğu Bloku ürünü arabaların yerini, Skoda, Opel, Wolkswagen’ler almaya başlamış, başta Budapeşte olmak üzere ülkenin dört bir yanında uluslararası markaların tabelaları arka arkaya caddeleri süslemeye başlamıştır.

 

Ne var ki futbol feci haldedir. Yeni ihale ile devlet televizyonu MTV çekilmiş ligin fiyatı da düşmüştür. Yeni yayıncı 3 yıllığına ihaleyi kazanan RTL Klup yıllık 1.6 milyon Euro ödeyecektir. Türkiye aynı dönemde hızla Avrupa Birliği'ne yolalmakta, yabancı yatırımların ülkeye çekilmesi için yapılan çalışmalar da Macaristan neredeyse model ülke olarak gösterilmektedir.

 

Futbolda ise, yeni ihale ile yıllık yayın bedeli 100 milyon dolara ulaşır. Bu Türk kulüplerinin Macar kulüplerine oranla yılda 50 kat daha fazla kazanacağı anlamına gelmektedir. Zaman ilerlemekte Macaristan’ın en büyük kulübü Ferençvaroş darboğaza sürüklenirken, Türkiye’nin en büyük atılım yapan kulübü Fenerbahçe devasa yatırımlarla büyümektedir. Ferençvaroş 4 milyon Euro açık nedeniyle küme düşer, bu ligin değerini de düşürmüştür. Federasyon üç yılın bitiminde RTL Klup’a fiyatı 1.3 milyon Euroya indirme teklifi yapar. RTL Klup büyük zarar etmektedir. Ülkede maç ratingleri düşük olduğu için televizyon yayınları ancak pazar öğlen 12.30’da yapılabilmekte ve bu özellikle takımların büyük tepkisine neden olmaktadır. Bu arada Macaristan milli takımının oynadığı maçların ratingi de son derece düşüktür. Televizyonda futbol programları yerlerdedir. Televizyondan gelecek paradan ümit kesen kulüpler artık Avrupa'nın köklü kulüplerine oyuncu satıp para kazanmak için alt yapıdan futbolcu yetiştirme politikasına yönelmektedir.

 

Türkiye’de ise, üç büyük kulübün maçları canlı yayınlanmakta ülkenin tüm kanalları onlarca spor programı ile futbol konuşmakta, tartışmaktadır. Kimilerine göre Türkiye ligi Avrupanın en büyük 6’ncı ligidir. Aslında haklıdırlar, harcanan paranın hacmine bakıldığında... Ancak esas kriterin fiyat kazanç oranı olduğuna pek bakılmaz bu tespitlerde... Pespembedir futbolumuzun payitahtı...

Bu arada biri Avrupa Birliği üyesi olarak, diğeri adaylık için çalışarak yabancı yatırımcıları kendisine çekmeye çalışırken, her iki ülkenin milli takımları da önce Portekiz 2004’e, sonra Almanya 2006’ya katılamazlar. Bu durum 1986’dan bu yana hiçbir uluslararası turnuvaya katılamayan Macaristan’ı olmasa da dünya üçüncülüğü yakalamış Türkiye'yi üzmektedir.

 

2007’ye gelindiğinde Türkiye'de her yıl düzenli olarak yüzde 10 değerlenen yayın havuzu için yeni rekor teklifler kapıda beklerken, ulaşılan son rakam 180 milyon Euro’dur. Macaristan'da ise federasyon ligin yayın haklarını güçlükle bir kültür sanat kanalı ile uydu yayını yapan küçük bir spor kanalına -sıkı durun- sadece 640 bin Euro yıllık bedelle verir. Üstelik televizyon kanalları yayınlar için yaptıkları masrafları bu bedelden düşecektir.

 

2007-2008 sezonu başlarken Macaristan ligi yaşları 17 ile 19 arası dört futbolcusunu büyük Avrupa kulüplerine pazarlayarak yayın hakları ve bilet gelirlerinden fazlasını alır. İki yıldız adayı Liverpool, biri Real Madrid’in ikinci takımı Real Madrid Castillo, bir diğeri de İnter’e transfer olur. Türkiye ise 2006-07 sezonunun flaş futbolcusunu bedelsiz Premier Lig'e gönderir. Sadece Lincoln transferi ile bile Türkiye, Macar takımlarının toplam bütçesini geride bırakır.

 

Şimdi iki ülkenin milli takımı da EURO 2008 için bıçak sırtında. Macar televizyoncu Juji Szabo ülkenin futbolda her geçen yıl eridiğini belirtirken, Macaristan'ın Avrupa Birliği üyesi olarak refaha ulaşıp ulaşmadığı şeklindeki sorumuza karamsar cevap veriyor: "Evet paralar geliyor, sokakta bir zenginlik var gibi görünüyor ama işsizlik yüksek ve alım gücü düşüyor. Yabancılar parayı getirip yatırım yapıyor, yaptıkları yatırımdan kazandığı parayı alıp götürüyor, sadece bizim sahneyi yeniliyorlar o kadar. İyi arabalar, şık dükkanlar vs..."

 

Yine de Szabo’ya göre kulüpler alt yapı devrimiyle kolları sıvayarak pes etmiyorlar. Macar takımının futbolcu zenginliğini ülke dışında oynayan oyuncular oluşturuyor. Bilhassa Alman ligi diğer Orta Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Macar futbolcuların uğrak yeri. İngiltere Championship’te forma giyen Zoltan Gera ülkenin en çok kazanan en ünlü futbolcusu. Türkiye ise tam anlamıyla bir ikinci sınıf yabancı cenneti. Carew, Anelka gibi üst düzey Avrupalıyı getirsek de tutamıyoruz. Alt yapıdan oyuncu çıksa da tırmandıramıyoruz.

 

Yayın gelirleriyle Avrupalı 5 büyükleri kovalasak da Avrupa kupalarında hüsran duvarını yıkamıyor, 80 milyonluk ülkeden bir dünya starı çıkaramıyoruz. Bugün bu iki futbol ülkesi sahaya çıkacak. Bu yazıda takımların futbol stratejileri kaleme alınmadı. Futbol artık sadece futbol değilse bu Macaristan’ın nesini yazalım. Zaten güç bizde görünüyor. Sadece futbol için harcanan paranın büyüklüğüyle bakacak olursak arada 300 kat fark var. Her iki ülkede siyasetçiler yabancı yatırımlardan memnun. Yalnız sokakta zenginlik arttıkça borç defteri kabarıyor. Elden aldığımız borçla elin malını alıp 'zenginleşiyoruz'. Futbolda farklı mı? Hayır! Kulüplerin tamamına yakını borçlu. Dışarıdan getirmek için harcadıklarının bir kuruşunu dışarıya satarak karşılayamıyor. Futbolda kalite düşüyor, seyirci azalıyor. Kavgalar bitmiyor, herşeyden önemlisi futbol hukuku işlemiyor.

 

Hukukun işlemediği yerde para ne kadar huzurla bekler ki? Bu akşamki sonuç ne olursa olsun futbolumuz fazla değerli. Abartılı! Ekonominin kuralıdır paranız değerliyse ihracatınız düşer ithalat artar. Hızla açık verir batarsınız. Bizdeki değerlilik hali bir teoriye dayanmayacak kadar suni aslında. Brezilya'da 30 bin dolar etmeyen futbolculara milyonlar sayarak, kendi gençlerimize yer açmayarak, dünyanın en iyi ligleri arasındayız palavralarına inanarak nereye kadar ayakta duracağız? Lütfen futbolumuzu artık abartmayalım yoksa batacağız... Bırakın Kezman, Hakan, Halil tartışmalarını, bu Semih bu milli takımda, bu Fenerbahçe’de oynamaz mı yani? Macaristan’da gol kralı olacağına eminim.

 

Ne güzel gündü 1996’da Macarları İnönü'de 2-0 yenip İngiltere biletini koymuştuk cebe... Aman ne olur yine yapalım şu işi. Olmazsa neyse parası verelim!.. Yeter ki 2008’e gidelim.

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 zubeyir yucel - Ankara 09 Ekim 2007, Salı 12:39  
-"Kirlenen Sadece Futbol mu"- demiş bir okuyucu arkadaşım. Kirlenen nedir biliyor musunuz... Adında Onur olanların tavrında ONUR olmaması.Düşünün ki Bir Baba'ya Kızının Namusu ile ilgili güya spor yazısı yazılarak eleştiri(?) getiriliyor. Bir Genç Kızımız ülke gündemine, Aslanlar arenasına bu şekilde atılıyor. Necip BAsının Emre'nin hareketine (elbette doğruydu) ilanla tepki verirken, bu ONUR'suzluğa suskun kalması'ne derece TUTARLIdır. Kirlenen sadece futbol değil, kalemdir - yazıdır burda
 turan - Adana 18 Eylül 2007, Salı 13:24  
geçenlerde bir gazetede spor sayfasında,bir spor yazarının yorumunu okudum.(ana yazısı bile o kadar uzun değildi) bahsettiği şey neydi. 3g ihalesinden bahsediyordu. ilk paragraf dışında futbol ile ilgili olmayan herşeyden bahsediyordu. tamam belki 3g nin getireceği avantajı sporla bağdaştırmak istemiş.ama açıkça görülüyor ki ihaleyi kazanan firmanın reklamını yapıyor. okay karacan ın yazısını okuduktan sonra gönlüde bin kat daha değeri arttı.
 serdar hasançebi - Trabzon 15 Eylül 2007, Cumartesi 14:08  
senin yazdığın her yazı bu kadar mı doğru ve düşüncelerime hitap eder nitelikte olur.seni kutluyor ve yazılarını özenle takip ediyorum.bu kadar kötü spor yorumcu arasından sıyrılıp bize ulaştığın için çok şanslıyız gerçekten.başarılar okay abi...

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Beşiktaş 34 71
2 Sivasspor 34 66
3 Trabzonspor 34 65
4 Fenerbahçe 34 61
5 Galatasaray 34 61