l Zafer ARAPKİRLİ
Dünyanın en çok izlenen ligi durumundaki İngiltere Premier League yönetimi aldığı bir kararla, 2010 – 11 sezonundan itibaren bazı maçların yurtdışında oynanmasının düşünüldüğünü duyurdu.
Futbol dünyasında yenyepi bir çığır açmak anlamına gelecek bu öneri, öncelikle taraftarlardan büyük tepki görüyor.
Perşembe günü Londra'da biraraya gelen Premier League'in 20 takımının yöneticileri, bu konudaki öneri üzerinde çalışmalara hemen başlama kararı aldılar.
öneriye göre, 2010 – 2011 sezonundan itibaren, Premier League'deki 20 takımın, bu ligde fikstüre göre normalde oynayadıkları 38 maça ilaveten, 1 maç daha programa almaları ve çekilecek kuraya göre, bu maçı başka bir ülkenin topraklarında oynamaları öngörülüyor.
Bütün kulüplerin bu konuda görüşbirliği içinde oldukları ve futbol federasyonunun da büyük ölçüde desteklediği bildirilen öneri ile ilgili olarak kesin kararın 2009 yılında alınabileceği de bildiriliyor.
Premier League kulüplerinin önerisi kapsamındaki program şöyle çalışacak:
- Tüm kulüpler, ligdeki 38 maça ilave olarak 1 maçı da yurtdışında belirlenecek bir kentte oynayacaklar.
- Çekilecek kuraya göre oluşacak 5 gruptaki 4'er kulüp, bu konuda seçilecek 5 yabancı kentten birine seyahat edecek. Bu kentlerden her birinde, bu 4 kulüp, bir hafta sonu 2 maç oynayacak.
- Yabancı kentler, bu maçlara evsahipliği yapabilmek için ihaleye girecekler.
- Bu maçlar sonucunda alınacak puanlar, ligde toplanan diğer puanlara eklenecek.
Premier League kulüplerinin bu planına, özellikle Asya ve Ortadoğu, hatta Kuzey Amerika'daki pek çok kentin ilgi göstereceği tahmin edilirken, lig yöneticilerinin şimdiden bazı kent yönetimleri ve sponsor firmalarla dirsek temasına girdikleri de anlaşılıyor..
Premier League maçları, halen dünyanın 202 ülkesinde, 600 milyon hanede izleniyor. Örneğin geçen yıl Kasım ayında oynanan Arsenal - Manchester United maçını, 1 milyar insanın izlediği de hesaplanıyor.
Şu anda Premier League'in yurtdışı yayın haklarının meblağı, 625 milyon sterlin, ya da bir başka deyişle, yaklaşık 1 milyar 250 milyon doların üzerinde. Ve bu konudaki mevcut sözleşme 2010'da doluyor.
Manchester United gibi kulüpler, sezon öncesi özel turnuvalar ve kamplar ile hazırlık maçları için, Uzakdoğu'ya gittiğinde sadece o ülkelerde yüzbinlerce taraftar kendilerini takip ediyor. Büyük kulüplerin, Ortadoğu ve Uzakdoğu ülkelerinde, satış magazaları bile bulunuyor. Yani, zaten, böylesine büyük çapta "global bir sektör" haline gelmiş durumda.
Ancak, bu ülkede, yani futbolun beşiğinde her biri yüzyıla yakın hatta çok daha eski geçmişi bulunan kulüplerin taraftarları, bu global – mültimilyarlık sektörün bu hale gelmesinden rahatsız. Çünkü, futbolu izlemek, stadlara girebilmek, kombine bilet alabilmek, hatta bunun için kuyrukta sıra gelmesini beklemek, televizyonlarda görebilmek, takımlarının formasını hatta bir tek anahtarlığını alabilmek bile, küçük bir servet gerektiriyor. Buna bir de, kulüplerin belli bir süreliğine de olsa yurtdışına turne düzenlemesi, bu maçların da taraftarın gözünden uzak bir yerde yapılması, bu küreselleşmiş oyunun yeni boyutunu anlamayı reddeden taraftar için "bardağı taşıran son damla" olacak gibi...
Öte yandan, futbolcuların bu işe nasıl tepki verecekleri henüz bilinmiyor. Zaten yılda, kimi zaman 4 kupada artı milli maçlarda ter dökmek zorunda kalan ve performanslarını neredeyse yüzde yüzün üzerinde tutmak zorunda kalan futbolcuların, bir de 1 fazla maçlığına da olsa yurtdışına seyahat etmek zorunda kalmaları, başka bir tartışma yaratacağa benziyor.