
Geçtiğimiz haftalarda hep futbolda küresel marka olmuş kulüplerin yönetim başarılarını anlattık. Bu hafta da futbol ekonomisinde bir diğer stratejik model olan ulusal yıldız modelinden bahsediyoruz. Ulusal yıldız modeli genel olarak kendi liglerinde hep şampiyonluğa oynayan, Avrupa yarışmalarında da her yıl görünmeyi ve belli başarılar elde etmeyi hedefleyen spor kulüplerinin uyguladığı modeldir. Bu modelle ulusal çerçevede ticari başarı hedeflenmektedir. Genellikle kadrolarında ulusal yıldızları barındıran bu kulüpler, uzun vadede küresel marka olma yolunda gidebilirler. Bu modelin en başarılı temsilcilerinden ikisi PSV Eindhoven ve Ajax'tır. Her iki kulüp de 16 milyon nüfuslu Hollanda'da yıllık 70-80 milyon Euro ciro yapmaktadır. Bu kulüpler genellikle karlıdırlar. Bu karlılıkları gelir yönetiminden öte, gider yönetimindeki başarıdan gelmektedir. Pazarın boyutu belli olduğundan gelir yönetimi bir yere kadar uygulanabilmektedir. Hollanda toplam futbol pazarı 355 milyon Euro'dur. 69 milyon Euro yayın geliri, 93 milyon Euro maç günü geliri ve 193 milyon Euro sponsorluk ve ticari gelirleri olan Hollanda futbol endüstrisi, yine de dünyada adından söz ettirmektedir. 16 milyon nüfuslu bir ülkede 193 milyon ticari ve sponsorluk geliri elde edebilmek ayrı bir yönetim başarısı olsa da esas başarı gider yönetimindedir. Burada da altyapı yönetimi ön plana çıkmaktadır.
Ajax kulübü örneğini incelediğimizde bu başarı daha net anlaşılacaktır:
· Ajax Hollanda'nın en başarılı spor kulübüdür. 29 lig şampiyonluğu, 16 lig kupası vardır. Tarihinde 3 Şampiyon Kulüpler, 1 Şampiyonlar Ligi, 1 UEFA, 1 Kupa Galipleri Kupası zaferi vardır. 6 kez Şampiyonlar Kulüpler finali oynamıştır. Avrupa'da bu üç kupayı da kazanan 3 takımdan biridir. 2 Kıtalararası Kupa, 2 de Süper Kupa zaferi vardır.
· Dünyaya 70lerde sunduğu total futbol hem isimlerini dünyaya tanıtmış hem de üç kere arka arkaya şampiyon kulüpler şampiyonluğu yaşatmıştır (71-72-73). 71/72 sezonunda lig, lig kupası, şampiyon kulüpler ve kıtalararası kupayı kazanarak rekor kırmıştır.
· Kulüp kendi pazarının küçüklüğü, altyapı programının iyiliği ve yeni yetiştirdiği oyunculara olan talep yüzünden her başarının ardından kadro revizyonu yaşamıştır. Bu da onları stop & go olarak adlandırılan bir modele yöneltmiştir.
· Altyapısından dünyanın en iyi oyuncularından olan Cruijff dışında Van Basten, Bergkamp, Blind, De Boer kardeşler, Jonk, Kluivert, Koeman, Van Der Meyde, Rinus Michels, Overmars, Rep, Rijkaard, Van Der Sar, Van Vossen, Reiziger, Seedorf, Witschge kardeşler, Van Der Vaart, Sneijder, Edgar Davids, Heitinga, Neeskens gibi önemli yıldızlar yetişmiştir.
· Kulüp aynı zamanda oyuncu izleme (İbrahimovic, Mido, Chivu, Gronkaer, Huntelaar, Litmanen) ve Güney Afrika'da oyuncu yetiştirme konusunda da çok başarılıdır (Mc Carthy, Pineaar).
· Kulüp oyuncu satışlarından kar etmeyi hedefleyen ve genelde eden bir yapıya sahiptir. Yetiştirdiği oyuncular dünya yıldızı noktasına ulaştığında oyuncuları elden çıkartmak ve kadro revizyonu yapmaktan çekinmez. Örneğin 95/96 şampiyonlar ligi şampiyonu ve 96/97 finalisti kadronun yıldızları 98e kadar satılmıştır- Kluivert, Davids, Reiziger, Bogarde, Van Der Sar, Overmars, Seedorf, Blind, Kanu, De Boer Kardeşler.
· Kulüp karlılığını oyuncu yetiştirme, bulma, onlar ile başarı sağlama ve sonrasında da satma üzerine kurmuştur. Kulüp son yıllarda yetiştirdiği Sneijder, Van der Vaart, Babel gibi oyuncularını gelen iyi teklifler üzerine satmakta sakınca görmemiştir. Bu satışlar yaklaşık 30 milyon Euro'luk gelir yaratmıştır.
2008 Avrupa futbol şampiyonasında Hollanda milli takimi kadrosundaki 23 oyuncudan 10 tanesi Ajax, 5 tanesi de PSV kökenlidir. Bu oyuncuların hemen hemen hepsi futbol yaşamlarını dünyanın lider kulüplerinde sürdürmektedir; özellikle İngiltere ve İspanya ligleri Hollandalı futbol yıldızları ile zenginleşmektedir. Bunun yanı sıra ülke futbol antrenörlerini de ihraç etmektedir. Bu senesi Avrupa futbol şampiyonasında 3 Hollandalı antrenör görev yapmıştır- Hiddink, Van Basten ve Benhakker. Bu hocaların yanına Michels, Advocaat, Rijkaard, Cruijff, Koeman, Luis Van Gaal gibi dünya futbolunda yer edinmiş hocaları ekleyebiliriz.
Peki 16 milyon nüfuslu ülkeden nasıl bu kadar çok hoca ve oyuncu çıkıyor? Bunu, Hollanda da yaşadığım dönemde futbolun içindeki pek çok insan ile konuştuk. Onlara göre sistematik çalışma, oyuncu izleme, iyi planlanmış tesisler işin temeliydi. Ancak bundan daha önemlisi yetişen oyuncu ve hocalara şans vermekti. Bu sebeple Hollanda futbolu periyodik olarak yeni yıldızlar yetiştirebilmekteydi. Yine onlara Gore dışarıdan gelecek misyonunu tamamlamış veya ortalama oyuncular ne futbola, ne de kulüplere önemli bir katkı sağlayamazlardı. Bu sebeple kulüpler hep daha parlamamış yıldız adaylarını dışarıdan getirmekte ve kendi altyapılarına önem vermekteydi. Romario, Ronaldo, Kezman, Ibrahimovic hep Hollanda liginde parlamışlardı. Bu tip oyuncular parladıklarında yüksek karlara satılmaktaydı.
Hem altyapı yıldızları, hem de gelecek vaat eden oyuncuların ticareti ile Hollanda kulüpleri çok ciddi gelirler sağlamaktadır. Bunun yani sıra genç oyuncular sayesinde gider yönetimi de başarı ile yönetilebilmektedir. Ayrıca yetenekli, başarıya aç ve iyi organize olmuş bu kadrolar Avrupa'da da sıklıkla başarı yakalamaktadır; bu da finansal başarıya katkı sağlamaktadır.
25 yaşındaki oyuncuların halen genç olarak anıldığı ve misyonunu tamamlamış oyuncuların zoraki kulüplerde tutulduğu ülkemizdeki ortam hem oyunculara hem de kulüplere önemli kayıplar getirmektedir, Sadece Ajax'ın idari yapısını, gelir yönetimini ve gider yönetimini inceleyerek kendimize önemli mesajlar çıkartabiliriz. Bunların hiçbirini yapamıyorsak bile Hollanda futbolundaki altyapı yönetimini uygulayabiliriz. Türk spor kulüplerinin ekonomik başarısının temel taşı oyuncu ticareti olabilir. Ülkemizde bu potansiyel vardır ancak uygulama yoktur. Ülkemizde bu isi en iyi yapan Galatasaray bile altın çocuklarından sadece Arda, Sabri ve Uğur'u kadrosunda devamlı hale getirebilmiştir. Özgürcan, Cafercan, Erkan Ferin, Oğuz, Ferhat, Cem Sultan, Mülayim, Aydın Yılmaz gibi yıldız adayları halen tam olarak vitrine çıkamamıştır. Unutmayalım Hollanda'da fırtınalar estiren Huntelaar, Barcelona'daki yıldızların arasından kendilerine A takımda yer bulan Krkic ve Dos Santos gibi oyuncuların yaşları bahsi gecen oyuncularla aynıdır.