ONUR ERDEM - 2010 Dünya Kupası'na katılamayan Türkiye, Avrupa Şampiyonası 2012 Elemeleri'ne yeni umutlarla, Kazakistan deplasmanında başladı.
Polonya-Ukrayna hattına giden yolun açılışını, 24. dakikada attığı golle Arda Turan yaptı. Ve iki dakika sonra, sahneye Hamit Altıntop çıktı. Emre Belözoğlu'nun kullandığı kornerde, top ceza sahası dışında bekleyen Hamit Altıntop'a doğru süzülürken kimse 2010 yılının en güzel golünü izleyeceğini tahmin etmiyordu.
Kazakistan'da hesabı kapatan isim ise Nihat Kahveci oldu. Türkiye, Guus Hiddink yönetimindeki ilk resmi maçından 3 gol ve 3 puanla ayrıldı.
Ay-yıldızlılar ikinci maçında grup ikinciliği yolundaki en büyük rakibi olarak görünen Belçika'yı ağırladı. Şükrü Saracoğlu Stadı'ndaki mücadelede Daniel Van Buyten'in golüyle ilk yarıyı yenik tamamlayan milliler, ikinci yarıda Hamit Altıntop ve Semih Şentürk'ün golleriyle üstünlüğü yakaladı.
Ancak Van Buyten'in hala verilecek bir cevabı vardı. Duran top zaafını iyi değerlendiren deneyimli savunmacı, skora denge getirdi. Yüzlerin düştüğü anda sahneye Arda Turan çıktı. Kazakistan maçında açılışı yapan Arda, Belçika maçında son sözü söylüyor, Türkiye de ilk iki maçta topladığı 6 puanla yoluna emin adımlarla devam ediyordu.
BÜYÜYÜ BOZAN ALMANYA OLDU
Berlin Olimpiyat Stadı'ndaki maçta ilk yarının sonlarına doğru Klose ile öne geçen Almanları, bitime 11 dakika kala iki farklı üstünlüğe taşıyan tanıdık bir isimdi.
Mesut Özil, Türkiye'ye karşı forma giydiği ilk maçta ağları havalandırırken, Klose'nin maçın sonlarında attığı gol, tabelayı belirledi. Türkiye, elemelerde ilk mağlubiyetini alıp, averajla üçüncü sıraya geriledi.
HAYAL KIRIKLIĞI BUNUNLA DA SINIRLI KALMAYACAKTI
Milliler, 4 gün sonra Azerbaycan deplasmanına çıktı. Tarihinde rakibine karşı mağlubiyeti olmayan Türkiye, Azerbaycan'ın korner organizasyonuna seyirci kalıp ilk kez sahadan boynu bükük ayrıldı.
Teknik direktör Guus Hiddink, Azerbaycan maçı sonrasında kadroda revizyona gitti. Nihat Kahveci, İbrahim Toraman ve Tuncay Şanlı gibi oyuncular, eleme grubunun kalan bölümünde milli formadan uzak kalırken yerlerine Mehmet Ekici, Serdar Kesimal ve Burak Yılmaz gibi isimler monte edildi. Türkiye, yenilenen kadrosuyla ilk maçında Avusturya ile karşılaştı. Arda Turan, uzun süreli sakatlığı sonrasında çıktığı maçta ay-yıldızlılara skor üstünlüğünü getirirken, galibiyeti perçinleyen gol Gökhan Gönül'ün ayağından geldi.
Volkan Demirel'in skor 2-0'ken kurtardığı penaltı sonrasındaki yüz ifadesi ise millilerin maçı ne kadar istediğinin özeti gibiydi.
Morallenen Türkiye, bir sonraki maçında grup ikinciliği yolunda hayati önem taşıyan Belçika deplasmanına çıktı. Ogunjimi'nin 4. dakikada attığı gol, karanlık bir tabloyu işaret etse de, 22. dakikada Arda Turan'ın pasında fileleri havalandıran Burak Yılmaz, skoru dengeleyen isim oldu. Maçın bitimine 15 dakika kala Belçika lehine çalınan penaltı düdüğü ise yeni kabusların işareti gibiydi. Ta ki Axel Witsel, penaltını vuruşunda topu üstten auta gönderene kadar.
Türkiye, Belçika'dan 1 puanla döndü. Kazakistan maçında alınacak bir galibiyet bu 1 puanı daha da anlamlı kılacaktı. Burak Yılmaz perdeyi açtığında herkes rahat bir maç beklentisiyle çoktan koltuklarına yaslanmıştı. Huzuru bozan 55. dakikada attığı ilginç golle Konisbayev oldu. Bitime dakikalar kala, penaltı düdüğü bu kez Türkiye lehine çalındı. Ancak senaryo aynıydı topun başına geçen Burak, direği hedef aldı.
Dakikalar ilerliyor, herkesin umudu azalıyordu. Millileri bu karamsar tablodan kurtaran isim ise, yine Arda Turan oldu. Uzatma dakikalarında kazanılan serbest vuruşu gole çeviren Arda, takımına da Euro 2012 yolunda hayati bir galibiyet kazandırıyordu.
Arda Turan, Avusturya deplasmanında da kader adamı olacaktı. 0-0 süren mücadelenin son dakikasında hakem Mallenco, Avusturya ceza sahasının içindeki penaltı noktasını gösterdi. Arda topun başına geçti. Sıradan bir kahramanlık hikayesinde Arda'nın o vuruşu gole çevirmesi ve takımını, dört gün içinde iki kez, son dakikada ipten alması gerekiyordu. Olmadı. Türkiye, Avusturya'dan bir puanla dönüyordu.
Sıradaki rakip Almanya'ydı. Berlin Olimpiyat Stadı'nda Türkiye'yi rüyadan uyandıran Almanya, bu kez 3-1'le kazanıyor ve millileri karanlığa itiyordu.
Türkiye son maça Belçika'nın 1 puan gerisinde çıktı. Artık gözler Azerbaycan maçında, kulaklar ise Almanya'daydı.
Mesut Özil'in golü mutlu sonun ilk habercisi oldu. Schürrle farkı ikiye çıkarırken, ikinci yarının başında Gomez'in attığı gol, Almanya'daki hesabı kapatıyordu.
MİLLİLER DE BURAK YILMAZ'IN ATTIĞI GOLLE KENDİ PAYINA DÜŞENİ YAPTI
Euro 2012 yoluna peri masalıyla başlayıp kabuslara dalan Türkiye, uzun ve zorlu yolculuk sonrası gözünü açtığında kendini play-off'ta buluyordu.
Play-off kura çekimine Bosna Hersek, Estonya ve Karadağ ile birlikte ikinci torbadan katılan Türkiye'nin muhtemel rakipleri arasında Portekiz, Hırvatistan, İrlanda ve Çek Cumhuriyeti vardı.
13 Ekim 2011 tarihinde Polonya'nın Krakow kentinde yapılan kura çekiminde, Türkiye Hırvatistan'la eşleşti. İki takım Euro 2008 çeyrek finalinde karşı karşıya gelmiş, normal süresi golsüz tamamlanan maçın 119. dakikasında Klasnic'le öne geçen Hırvatistan, yarı final hazırlıklarına başlamıştı. Ancak futbol tanrıları henüz son sözü henüz söylememişti. Semih Şentürk'ün son saniye golü önce karşılaşmayı penaltılara, ardından Türkiye'yi yarı finale çıkardı.
Bu epik geri dönüşün yankıları uzun süre devam etti. Öyle ki Hırvatistan Milli Takımı kalecisi Stipe Pletikosa, bir türk firmasının reklam filminde o golü anlatacaktı.
Ve kader iki takımın yollarını bir kez daha kesiştirdiğinde herkesin aklına aynı soru geldi. Hırvatistan, üç yıl sonra Türkiye'den intikam alabilecek miydi?
Teknik direktör Slaven Bilic, intikam duygusuyla hareket etmediklerini ve geriye dönüp bakmayacaklarını söylerken, buna karşın gülen taraf olmak için ellerinden geleni yapacaklarını vurgulamaktan da geri kalmıyordu.
İki takım, ilk olarak 11 Kasım 2011'de Türk Telekom Arena Stadı'nda karşı karşıya geldi. Hakemin başlangıç düdüğünün üzerinden henüz iki dakika geçmişti ki maça sol bekte başlayan Vedran Corluka, Gökhan Gönül'ü geçip son çizgiye kadar sokuldu. Kale çizgisine paralel gönderdiği topta Ivica Olic'e sadece dokunmak kalıyordu.
Erken golle planları alt üst olan milliler, maçın hakimiyetini ele geçirmekte hayli zorlandı. Skor üstünlüğünün verdiği avantajla sahasında bekleyip kontrataklarla etkili olmak isteyen Hırvatistan'ın 32. dakikada Mandzukic'in kafasından gelen golü ise Türkiye için sonun başlangıcıydı.
Milliler devre arasında iki farklı yenik girerken, teknik direktör Guus Hiddink ikinci yarıya Gökhan'ları değiştirerek başladı. Gökhan Gönül'ün yerini alan Gökhan Töre ile oyunu hareketlendirmek isteyen millilerin planı, yine erken bir golle bozulacaktı.
İlk golün asistini yapan Corluka, bu kez sağ kanattan kullanılan frikiği kafayla tamamlarken, adeta Türkiye'nin hayallerini kırıp, Türk Telekom Arena Stadı'nın çimlerine bırakıyordu.
Maçın kalan bölümünde tabela değişmedi. Hırvatistan, sahasındaki rövanş maçı öncesindeki ilk randevudan garanti sayılabilecek bir skorla ayrıldı. Türkiye'nin işi artık mucizelere kalmıştı.
Karşılaşmanın ardından, çanlar sadece Türkiye için değil, aynı zamanda Guus Hiddink için de çalıyordu. Basının hedef tahtasının ortasına koyduğu Guus Hiddink'le yolların ayrılacağı neredeyse kesinleşmiş, yerine geçecek isim hakkındaki tartışmalar da alevlenmişti. 12-13-14 ekim tarihlerinde spor gündeminin ilk sırası rövanş maçından ziyade, ay-yıldızlı ekipteki muhtemel teknik ekip değişikliğine ayrıldı. Diğer bir madde de ilk maçta gördükleri kartlar nedeniyle cezalı duruma düşen Arda Turan, Emre Belözoğlu, Hakan Balta ve Sabri Sarıoğlu'ydu.
Böyle bir ortamda ikinci maç için hazırlıklarını sürdüren milliler, Hırvatistan'da sahaya çıktığında ilk 11'deki 8 futbolcu değişmişti. 5. dakikada Selçuk İnan'ın şutu direkten dönmese ya da dönen topta Kazım, Pletikosa'yı geçebilse tur için küçük de olsa bir kıvılcım yanabilirdi. Ama olmadı.
Karşılaşma golsüz beraberlikle tamamlanırken, Euro 2012'ye adını yazdıran Hırvatistan oldu. Maçtan birkaç saat sonra Türkiye Futbol Federasyonu'nun resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, şu ifadeler yer alıyordu, "Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu ile A Milli Takım Teknik Direktörü Guus Hiddink arasında yapılan görüşmeler sonucunda, Hiddink'in sözleşmesi karşılıklı olarak feshedildi" açıklaması yapıldı.
Evet, 17 Şubat 2010'da başlayan Guus Hiddink dönemi, bu açıklamayla birlikte son buldu. Türkiye, bu süreçte 12'si resmi 4'ü hazırlık olmak üzere 16 maça çıkarken, 7 galibiyet, 4 beraberlik ve 5 mağlubiyetlik bilanço Hollandalı teknik adamın ikinci Türkiye macerasından da hüsranla ayrılmasına neden oldu.
İki gün sonra Türk Milli Takımı’nın yeni patronu açıklandı. Abdullah Avcı, İstanbul Büyükşehir Belediyespor teknik direktörlüğünden ayrılan teknik adam, 31 Mayıs 2015 tarihine kadar geçerli olacak sözleşmenin altına imza attı.
Euro 2012 serüvenini hayal kırıklığıyla tamamlayan Türkiye, Abdullah Avcı yönetiminde yeni hedeflere yelken açarken, Euro 2012 heyecanına ev sahipleri Polonya ve Ukrayna ile Türkiye'yi saf dışı bırakan Almanya ve Hırvatistan dışında 12 takım daha ortak oldu.
Rusya, İrlanda Cumhuriyeti, Ermenistan, Slovakya, Makedonya ve Andorra'nın mücadele ettiği B Grubu'nu, Euro 2008 yarı finalisti Rusya lider tamamladı. 10 maçta 7 galibiyet, 2 beraberlik, 1 mağlubiyetle 23 puan toplayan Rusya, Euro 2012 vizesini cebine koyarken, Roman Pavlyuchenko ve Alan Dzagoev, 4'er golle skor yükünü çeken isimlerin başında geldi. Dick Advocaat yönetimindeki Rusya'da Andrei Arshevin ve Vasili Berezutski 10 maçta da forma giyerek, bu alanda başı çekti. Gruptaki ikincilik mücadelesi ise son maça kadar devam etti. İrlanda ile Ermenistan'ı karşı karşıya getiren maçta, 18 puanlı İrlanda, 17 puanlı Ermenistan'ı ağırladı. İrlanda beraberliğin kendisine yeteceği karşılaşmadan 2-1 galip ayrılarak Play-Off vizesini cebine koyan takım oldu. Rusya'ya gruptaki tek mağlubiyetini tattıran Slovakya dördüncü, Makedonya da beşinci sırada yer alırken, Andorra grubu puansız tamamladı.
İtalya, Estonya, Sırbistan, Slovenya, Kuzey İrlanda ve Faroe Adaları'nın mücadele ettiği C Grubu gök-mavililerin tartışmasız üstünlüğüne sahne oldu. 10 maçta 20 gol atıp sadece 2 gol yiyen İtalya 8 galibiyet, 2 beraberlikle 26 puan toplarken eleme grubu'nun yıldızı, 10 maçta da forma giyen tek isim olmayı başarıp 6 gol kaydeden Antonio Cassano'ydu. Eleme grubu maçlarındaki başarılı performansıyla dikkat çeken Milanlı futbolcu kasım ayı başında ise büyük bir talihsizlik yaşadı. Roma ile oynadıkları lig maçının ardından ciddi bir rahatsızlık geçiren Cassano'nun kalbinde delik tespit edildi. Hızla operasyona alınan milli futbolcunun 4 ila 6 ay sahalardan uzak kalacağı açıklandı. İtalya'nın başını çektiği C Grubu'nun ikinci sırası için herkesin favorisi Sırbistan'dı. Ancak 2010 Dünya Kupası'nı hayal kırıklığıyla tamamlayan Sırplar, Euro 2012 Elemelerinde de umduğunu bulamadı. Son maça kadar Play-Off şansını kovalayan takım Slovenya deplasmanından 1-0'lık mağlubiyetle eli boş dönerken, Kuzey İrlanda deplasmanından 3 puan çıkaran Estonya, büyük bir sürprize imza atarak grubu Sırbistan'ın 1 puan üstünde ikinci sırada tamamladı.
Skandallarla tamamladığı 2010 Dünya Kupası'nın ardından kabuk değiştiren Fransa, Euro 2012 elemeleriyle birlikte çıkışa geçti. Bosna Hersek, Romanya, Belarus, Arnavutluk ve Lüksemburg'la birlikte D Grubu'nda yer alan Fransa, son maçta Bosna Hersek'le berabere kalarak, 1 puan gerisindeki rakibini altında tutmayı başardı ve grubu 21 puanla zirvede tamamladı. Fransa'da kaleci Hugo Lioris dışında hiçbir futbolcu 10 maçta da forma giymezken, en skorer isimler 3'er golle Gourcuff, Malouda ve Benzema oldu. Edin Dzeko ve Zvjezdan Misimovic'in 4'er golüyle son ana kadar Fransa'yı takibini sürdüren bosna hersek ise play off biletiyle yetinmek zorunda kaldı. Düşüşteki Romanya grup üçüncülüğünü alırken, takipçileri sırasıyla Belarus, Arnavutluk ve Lüksemburg oldu.
Hollanda, İsveç, Macaristan, Finlandiya, Moldova ve San Marino'nun yer aldığı E Grubu, finallere direkt olarak 2 takım gönderen tek gruptu.. İlk 9 maçından 9 galibiyet çıkaran Hollanda rahat bir eleme grubu süreci geçirdi. Hollanda'nın yıldızı ise tartışmasız Klaas Jan Huntelaar'dı. 8 maçta 12 gol kaydeden Huntelaar, Euro 2008 elemelerinde 12 maçta 13 gole ulaşan Kuzey İrlandalı David Healy'nin rekorunu kırmaya oldukça yaklaştı. Huntelaar buna rağmen Euro 96 elemelerinde 12 gol kaydeden Davor Suker'i yakalamayı başardı ve elemeler tarihinin en skorer ikinci ismi oldu. Dirk Kuyt ve Robin Van Persie de 6'şar golle Hollanda hücumlarına katkıda bulundu. Son maça 21 puanla giren İsveç, sahasında Hollanda'yı 3-2 mağlup ederek 24 puanla 'en iyi ikincilik' biletiyle birlikte Euro 2012 vizesini cebine koydu. İsveç'in gruplardaki en skorer ismi, 5 golle Zlatan Ibrahimovic oldu. Grubun en talihsiz takımı ise San Marino'ydu. Finlandiya ve Macaristan deplasmanlarından 8-0'lık mağlubiyetlerle dönen San Marino en ağır darbeyi 11-0'lık sonuçla Hollanda deplasmanında aldı. Kalesinde 10 maçta 53 gol gören takım bu alanda elemelerin en başarısız takımıydı.
Kağıt üzerinde en zayıf grup olarak gözüken F Grubu'nda, Yunanistan, Hırvatistan, İsrail, Letonya, Gürcistan ve Malta mücadele etti. Son iki maça girilirken Hırvatistan, Yunanistan'ın 1 puan önündeydi. Ancak iki takımı Pire'de karşı karşıya getiren mücadeleden 2-0 galip ayrılan Yunanistan, son dönemeçte zirveyi eline geçirdi ve Euro 2012'ye katılmayı garantiledi. 10 maçta 7 galibiyet, 3 beraberlikle 24 puan toplayan Yunanistan buna karşın yenilgisiz tamamladığı eleme grubunda rakip fileleri sadece 14 kez havalandırabildi. Mavi-beyazlılar, bu performanslarıyla grup liderleri arasındaki en başarısız takım oldu.
5 takımlı G Grubu'nda, İngiltere, Karadağ, İsviçre, Galler ve Bulgaristan mücadele etti. Euro 2008 Elemelerinde de Wembley'de Hırvatistan'a mağlup olup turnuvayı evlerinden takip eden İngilizler 2010 Dünya Kupası'nda da son derece kötü bir performans sergilemiş gruptan çıkmalarına rağmen ikinci turda Almanya'ya 4-1 mağlup olarak büyük bir hayal kırıklığı yaratmışlardı. Ancak Capello'nun öğrencileri bu kez işlerini şansa bırakmadı. 8 maçta 5 galibiyet 3 beraberlikle 18 puan toplayan İngiltere, grubu zirvede tamamladı. Jermaine Defoe, Darren Bent, Ashley Young ve Wayne Rooney, 3'er golle hücum yükünü çeken isimler olurken kaleci Joe Hart ve Ashley Cole, 8 maçta da forma giyerek bu alanda başı çekti. İngiltere'nin ardından ikinci sırayı alan takım ise büyük bir sürprize imza atan Karadağ oldu. Dünya futbolunun en yeni milli takımı unvanını elinde bulunduran Karadağ, ilk kez katıldığı avrupa şampiyonası elemelerinde tahmin edilmesi güç bir başarıya imza atarak İsviçre, Galler ve Bulgaristan gibi takımları geride bırakarak play off vizesini almayı başardı.
H Grubu belki de elemelerin en çekişmeli mücadelesine sahne oldu. Danimarka, Portekiz, Norveç, İzlanda ve Güney Kıbrıs'ın mücadele ettiği grupta heyecan son maça kadar sürerken 16'şar puanlı Danimarka ve Portekiz grup liderliği için Kopenhag'da karşı karşıya geldi. Sahadan 2-1'lik galibiyetle ayrılan Danimarka grubu zirvede tamamlarken, son maçta Güney Kıbrıs'ı 3-1 mağlup eden Norveç'le birlikte 16 puan toplayan Portekiz averajla play off biletini aldı. Danimarka'nın en skorer ismi 3'er golle Nicklas Bendtner ve Dennis Rommedahl'dı. Portekiz'de ise Cristiano Ronaldo 7, Helder Postiga 5 gol kaydetti. Beşiktaş'ın portekizli yıldızları da elemelerde Portekiz formasıyla boy gösterdi. Hugo Almeida 5, Ricardo Quaresma 4, Manuel Fernandes de 2 maçta milli formayı sırtına geçirirken Almeida 2, Fernandes de 1 golün altına imza attı.
Elemelerin en başarılı takımları, Türkiye'nin de yer aldığı grupta 10'da 10 yapan Almanya ve I Grubu'nu 8 maçta 8 galibiyetle tamamlayan İspanya'ydı. Son Avrupa ve Dünya Şampiyonu, son derece rahat geçen eleme grubu serüvenini firesiz tamamlarken rakip fileleri 26 kez havalandırıp kalesinde sadece 6 gol gördü. İspanya'da Sergio Ramos'la birlikte 8 maçta da forma giyen iki futbolcudan biri olan David Villa kaydettiği 7 golle takımının en skorer ismi olmayı başardı. Villa'yı 4 gollü David Silva takip etti. İspanya'nın ardından play off biletine uzanan takım ise Çek Cumhuriyeti oldu. Beşiktaşlı Tomas Sivok ve Galatasaraylı Mılan Baros, elemelerde 7'şer kez Çek Cumhuriyeti forması giyerken iki futbolcu da 1'er kez ağları havalandırmayı başardı.
Grup maçlarının tamamlanmasının ardından ev sahipleri Ukrayna ve Polonya'nın yanı sıra grup liderleri Almanya, Rusya, İtalya, Fransa, Hollanda, Yunanistan, İngiltere, Danimarka ve İspanya ile birlikte en iyi grup ikincisi İsveç Euro 2012'ye adını yazdırdı.
Kalan 4 kontenjan için 8 grup ikincisi karşı karşıya gelirken 4 biletten biri Türkiye'yi saf dışı bırakan Hırvatistan'a gitti. Diğer play-off mücadelelerinde ise Karadağ ile Çek Cumhuriyeti, İrlanda ile Estonya ve Portekiz ile Bosna Hersek karşı karşıya geldi. Çek Cumhuriyeti, Karadağ'ı içeride 2-0 deplasmanda da 1-0 mağlup ederek Euro 2012 vizesi almayı başardı. Estonya ile karşılaşan İrlanda deplasmandan 4-0 gibi net bir skorla dönerken sahasındaki 1-1'lik beraberlikle mutlu sona ulaşan bir diğer takım oldu. Portekiz ise ilk maçta deplasmanda golsüz berabere kaldığı Bosna Hersek'i rövanş maçında 6-2 gibi net bir skorla mağlup etti ve adını Euro 2012'ye yazdırdı.
8 Haziran'da start alacak Euro 2012'nin grup kuraları Aralık ayı başında çekildi. A grubu'nda Polonya,, Yunanistan, Rusya ve Çek Cumhuriyeti eşleşti. B Grubu Hollanda, Danimarka, Almanya ve Portekiz'i bir araya getirirken C Grubu'nda İspanya, İtalya, İrlanda ve Hırvatistan yer aldı. D Grubu ise Ukrayna, İsveç, Fransa ve İngiltere'den oluştu.