Haftanın maçı elbette Malatyaspor-Gençlerbirliği OFTAŞ karşılaşmasıydı. İsmail Kartal’ın “Shakespeare’yen” bir tutumla “olmak ya olmamak” dediği maçı Malatyaspor 2-1 kazanmayı başardı. Böylece -İstanbul BB. de puan kaybedince- ilk ikiyle üçüncü arasındaki nispeten açık puan farkı da kapanıp, birer puanlık farkla dizilim söz konusu oldu ki, artık sadece 3.-4.-5.-6. sıralardan play-off’a kalmak için değil ilk ikiden direkt terfi için de kıyasıya mücadele var. O kadar ki, Malatya’daki maçın ardından Gençlerbirliği O. teknik direktörü Osman Özdemir yumruklanıyor: Malatyalılar, Özdemir’in kafasındaki darp izlerinin maçtan önce de var olduğunu, söz konusu yöneticinin küfür eden Özdemir’in “ağzını kapamak isterken” hocanın kendisini yere attığını, büyütülecek bir şey olmadığını iddia ediyor! Biraz karışık bir hikaye tabii ama zaten memleketimizin gazetecilerin duvardan düşüp öldüğü bir yer değil mi?!
Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nda seyircisiz oynanan maçta Kasımpaşa’ya yenilen İstanbul BB. son haftalara pek de rahat bir fikstürle girmiyor doğrusu. Önlerinde Diyarbakırspor-Altay-T.Telekom-İstanbulspor maçları kaldı. Bu takımlarının üçünün ilk altı, birinin düşmeme mücadelesi verdiği göz önünde tutulursa buraya kadar iyi getirdikleri mücadeleden kopabilirler. Kasımpaşa da aldığı galibiyetle ilk altı ümidini devam ettiriyor tabii.
Diyarbakırspor’un galibiyet serisi Akçaabat Sebatspor karşısında sona erdi. Maça erken gol bularak başlayan takımın, gelen bu beraberlikle ilk iki defterini kapattığını bizzat kendileri söylüyorlar. İlk altı için de çok ferahlamış sayılmazlar daha. Akçaabat Sebatspor daha önce de demiştik, ligde kalmak için savaşıyor. Karşılığını alsınlar dileriz...
ALTAY EVDE YOK
Altay, evinde galip gelememe hastalığına çok zamansız yakalanmış durumda. Evlerinde oynadıkları son dört maçta sadece 1 puan çıkarabildiler. İstanbulsporlular, İzmir’den çıkardıkları 1 puandan memnun, “kıymeti sonradan anlaşılacak” diyorlar.
Elazığspor’un iç saha basiretsizliği sezon başından beri devam ediyor. Tam anlamıyla büyük bir paradoks içindeler: Dış saha puan durumunda lider durumdaki takım, evdeki 15 maçta sadece 4 galibiyet alabilmiş (iç saha cetvelinde 13. sırada). Yine de ilk altı için umutlu konuşuyorlar. Mardinspor’un golden hemen sonra 10 kişi kalmasına rağmen koruduğu galibiyet ise kuşkusuz çok önemli. Kalan maçlarında alacakları sonuçlar hem kendi kaderlerini hem de ilk altı sıranın kaderini belirleyecek aslında: Kasımpaşa-Diyarbakırspor-Altay-T.Telekom.
G.ANTEP’İN KAYA’SI
Suat Kaya, memleket spor basınının dikkatini ancak Fatih Terim’e bir mektup daha yazınca mı çekebilecek? (Hatırlarsınız, Terim’in ilk İtalya seferi sırasında duygusal bir mektup kaleme almıştı) Birinin artık Kaya ile konuşması, Gaziantep BB.’yi gündeme taşıması gerekmiyor mu sahiden? İlk yarıyı küme düşme potasında tamamlayıp, Kaya göreve geldikten sonra ciddi bir çıkış yakalayan, 15 maçtır kaybetmeyen bir takımdan söz ediyoruz! Gerçi onlar da son düzlüğe rahatsız bir fikstürle giriyorlar ama (Gençlerbirliği O.-Malatyaspor-Orduspor-Samsunspor). Kaybeden Karşıyaka ise teorik olarak olmasa da fiili olarak ilk altının uzakta kaldığını Teknik Direktör Turgut Uçar’ın ağzından dillendiriyor.
Türk Telekom mağlubiyeti sonrası Orduspor Teknik Direktörü Yücel İldiz de aynı şeyi söylüyor: “İlk altı şansımız çok azaldı”. 12 hafta sonra maç kazanan T.Telekom’un ki sadece Orduspor’u çelmelemek mi, kendini kurtarmak mı öğrenmek için fazla beklememiz gerekmeyecek artık; sadece 4 hafta.
Bu sezonu 2. Lig çilesiyle geçiren Samsunspor, ligi bırakalı epey oluyor zaten. Yönetim, borç meseleleriyle meşguller artık. Tabii bir de jandarmanın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında göz altına alınan yöneticilerinin aklanması işiyle... Uşakspor da ligde kalmak için direten takımlardan.
Kocaelispor ve Eskişehirspor, 2A’nın en isimli takımlarından. Heyhat bu sezon düştükleri durum sahiden üzücü. Bir şey değil, kalan maçları hiç de öyle “bu sene geçti önümüzdeki seneye bakalım” tadında değil. Zira ciddi ciddi düşme hattının dibindeler. Göz açıp kapayıncaya kadar kendilerini düşmüş bulacaklar, haliyle son pişmanlık fayda etmeyecek!
ŞEKER PARÇASI:
Şansımızın tutmadığı OYAK Renault’ya takılmamak önemliydi. Eyüpspor da takılmadıkça, iş İstanbul deplasmanında onlarla yapacağımız maça bakıyor. Dardanelspor maçını kazanmak zorunda olduğumuzda şüphe yok zaten. Lakin uzun zamandır takımdaki havanın bu kadar iyi olmadığını, bunda Adnan Şentürk ve ekibinin ciddi payı olduğunu da inkâr etmemek gerek. Hayırlısı diyelim...