Bir maçtan çok daha fazlasını yaşamak isteyenlerin kanaldan kanala dolaşmasına gerek olmayacağını bir önceki gün Dortmund-Schalke arasında oynanan kritik karşılaşmada, Bundesliga’da görmüştük.
Borussia Dortmund’un ligde iddiası yoktu ama ezeli rakipleri Schalke 04’ün şampiyon olmaması için var güçleriyle mücadele ediyorlardı. Taraftarı ise, aynı saatte başlayan diğer maçlarda Schalke’nin rakipleri gol attıkça coşuyor, gol yedikçe susuyordu. Stutgart’ın üç, Werder Bremen’in bir, Dortmund’un da 2 golüyle, toplam 6 kez gol sevinci yaşadı sarı-siyahlılar…
İzmir’de de tam 6 kez gol sevinci yaşadı sarı-lacivertli tribünler. Bursasporlular, 3 yıldır beklediği maçı 3-0 kazanarak Beşiktaş’ın umutlarını başka bahara havale ediyor, Sivasspor da sahasında konuk ettiği Galatasaray’dan uzatma dakikalarında eski bir Fenerbahçeli Gürhan Gürsoy’un golüyle 1 puanı alıyordu. İzmir’de ise, iki kez geriye düştüğü, 1 de penaltı kaçırdığı maçta Fenerbahçe, Trabzonspor ile 2-2 berabere kalıyor, ve 100. yılını şampiyonluk zaferi ile taçlandırıyordu.
HEYECANIN BÖYLESİ…
Ligde oynadığı son 10 maçta yenilmediği Trabzonspor karşısında zor anlar yaşayan Fenerbahçe, Tuncay’ın ve Deivid’in golleriyle şampiyonluğa uzandı.
Karadeniz temsilcisinin adına Hüseyin’in kafasından gelen top Serdar’ın bacaklarının arasından geçtiğinde henüz maçın 2. dakikası oynanmaktaydı. Bu golle adeta şok yaşayan sarı lacivertlilerin imdadına Tuncay yetişti ve dakikalar 4’ü gösterirken ceza sahasının sağından girdi, Çağdaş’ı bir vücut çalımıyla geçti, düzgün vurdu ve skoru eşitledi. Bu dakikalarda Bursa’dan da gol haberi geliyor, İzmir’de şampiyonluk şarkıları söylenmeye başlıyordu. Sivas’tan gelen gol haberi ise coşkuyu biraz da olsa kuşkuya bırakıyor, Galatasaray ile haftaya Ali Sami Yen’de oynanacak maç düşündürmeye başlıyordu.
Ardından Bursaspor farkı ikiye çıkartıyor, Fenerbahçe ise bir gol daha bularak haftaya oynanacak derbiye şampiyon olarak çıkmanın hesaplarını yapıyordu. Devrenin 1-1 bitmesi gönüllerden geçen skor oluyor, ama Yattara’nın kafa vuruşu ağlara gidince İzmir Atatürk Stadyumu’nu sessizlik kaplıyordu.
Maçların ilk devreleri bittiğinde Fenerbahçe ile Galatasaray arasında 5, Beşiktaş ile Galatasaray arasında ise puan farkı kalmıyordu. Bu sonuç Fenerbahçelilerin belki de hiç de istemediği, “işi son maça bırakma” ihtimali yüksek bir tabloydu. İkinci yarıya bu bilinçle çıkan, ve rakibi karşısında etkili olmaya başlayan Fenerbahçe, kulağı Kayserispor-G.Antepspor maçında olan Trabzonspor’un direnciyle karşılaştı.
Kayseri’den gelen gol haberleri bordo mavileri mutlu ediyor, UEFA’ya ulaşmak için bu skorlar hiç de fena görünmüyordu. G.Antep, skor üstünlüğünü yakaladığı anda ise Fenerbahçe penaltı kazanıyor, topun başına geçen isim Alex, kendisinden hiç beklenmeyecek bir vuruşla topu dağlara taşlara gönderiyordu.
Bursaspor’un farkı 3’e çıkartan golü ise tribünlerde çok fazla bir anlam ifade etmiyor, şampiyonluk yarışında artık rakip Galatasaray olarak görülüyordu. 85. dakikada, maç süresince etkisiz bir görüntü çizen Appiah ve Deivid’in kendi klaslarına yakışır bir gole imza atmaları tribünleri sarı-lacivert renk cümbüşüne bürüyordu. Çünkü bir iki dakika önce seyreden Sivasspor-Galatasaray maçından da gol haberi geliyor, Gürhan skoru 1-1 yapıyor, Fenerbahçe bu skorlarla bitime iki hafta kala şampiyonluğunu ilan ediyordu…
GALATASARAY ALKIŞLAR MI?
Chelsea ve Manchester United arasında, şampiyon olanı sahasında alkışlarla karşılama, konuk etme töreninin, haftaya Ali Sami Yen’de yaşanıp yaşanmayacağı merak konusu, ama ben sarı-kırmızılı takımın bu erdemi göstereceğine inanıyor, aynı hedef için koşan futbolcu arkadaşlarının başarısını kutlayacağını düşünüyorum.