33. haftanın sonunda düşme hattı dışında her şey belli oldu ligde: Fenerbahçe’yi geçen hafta şampiyon ilan etmiştik, artık ikinci, üçüncü, hattâ dördüncü de kesinleşti. Fenerbahçe’ye Ali Sami Yen’de yenilen Galatasaray UEFA’ya, Ankaraspor’u İnönü’de 2-1 yenen Beşiktaş ise Şampiyonlar Ligi’ne gidiyor. 3-1’lik Bursa galibiyeti de Trabzonspor’un dördüncülüğünü tescil etti. Fakat Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’ni garantilemesiyle, lig dördüncüsü de UEFA değil Intertoto yolcusu oldu. Halen düşüp düşmeyeceği kesinleşmeyen Kayseri Erciyesspor ise UEFA biletini alan ikinci takım.
Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu ilan etmesiyle biraz havası kaçan büyük derbimiz, tribün olaylarıyla yine majestikliğine halel getirtmedi, gündemin tepesine oturdu. Ben Kadıköy’deki maçta olduğu gibi, yine olaylara falan değinmeyeceğim. Fenerbahçe adına presitjden başka getirisi olmayan bu maçta Sarı Lacivertli futbolcular hal ve tavır bakımından da o getiriyi istedi doğrusu. Galatasaray tarafı, Şampiyonlar Ligi bu maça bağlı olduğu için daha yüklüydü. Bir tarafta sükûnet, diğer tarafta aşırı stres olunca da ibre konuk takımın lehine döndü. Kadıköy’deki maçı birçok tarafıyla hatırladık yine: Fenerbahçe’nin ilk devrede çok zorlanmadan bulduğu iki gol, Galatasaray’ın aklının ancak bu iki golden sonra başına gelmesi, nihayet farkı bire indiren bir gol ve son düdük. Bu sıralama ve skor ilk maç için de geçerliydi.
Diğer tarafta, İnönü’de Beşiktaş son haftaların formda takımı Ankaraspor’u ağırladı. İlk Tigana’sız maçta Nobre’nin erken golü yine Beşiktaş’ın maçı kazanmasına yetmedi. Ankaraspor 47’de Murat’la 1-1’i buldu ve tam dokuzuncu 1-1’ine, 18. beraberliğine ulaşacakken 84’te Bobo çıktı sahneye, Beşiktaş maçı 2-1 kazandı.
Özellikle Bursa maçındaki görüntü Beşiktaş’ın lig sonuna kadar ikinciliği Galatasaray’a vermek için elinden geleni yapacağını düşündürüyordu. Fakat bu kritik noktada yapılan Tiganasızlaşma müdahalesi en kısa vadede meyva verdi: Galatasaray’ın da yenilgisiyle Şampiyonlar Ligi bileti alındı. Fakat bu müdahale uzun vadede meyva mı verir, zarar mı, bunu göreceğiz. Tigana’nın oynattığı futbolun kusurlarını kabul edelim de, Beşiktaş’ın son yıllarda nasıl yönetildiğini de görmezden gelmemek gerek. Yönetim kadrosu daha kendisi “tecrübeli” düzeye gelmeden üçüncü hocasını gönderiyor, demek dördüncü denemede “doğru” hocayı bulacaklarına inanıyorlar. Peki, buna biz de inanıyor muyuz?
TRABZONSPOR INTERTOTO'YA
Ankaraspor bu yenilgiye rağmen Galatasaray’la birlikte ve Fenerbahçe’den sonra ligde en az yenilen ikinci takım. Buna rağmen ancak dokuzuncu sırada duruyorlar. Üç yerine iki toplam puan dağıtılan maçların, dolayısıyla ligdeki puan düşüklüğünün birinci sorumlusu onlar. Fakat ilginç bir biçimde ligin dibi bu sezon çok daha zengin, üst tarafta bir yoksunluk dikkat çekiyor. Geçtiğimiz sezonun 33. haftasının sonunda ligin ilk sekiz takımı bu sezon da aynı: Yalnız Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor’un yerlerinde oynama var. Beşinci Kayserispor, altıncı Gençlerbirliği, yedinci Konyaspor ve sekizinci Sivasspor aynı sırlamayla gelmişler bu sezon da 33. haftaya: Bunlardan Kayserispor 51’den 48’e, Gençlerbirliği yine 51’den 45’e, düşmüşler. Konyaspor iki sezondur 33. haftayı 45 puanla yedinci sırada kapatıyor. Sivasspor ise 40’tan 45’e yükselmiş.
Trabzonspor da geçtiğimiz sezonki performansını tekrarlayan takımlardan. Bu hafta evlerinde hiç yenilmedikleri Bursaspor’u 3-1 yenip 52 puana ulaşarak ligi dördüncü sırada tamamlamayı kesinleştirdiler. Geçtiğimiz sezon da 33. haftayı 52 puanla geçmişlerdi ama Beşiktaş’ın bir puan üstünde, üçüncü sıradaydılar. Dördüncülük onları UEFA’ya değil Intertoto’ya götürecek.
Düşme hattındaki ateşe girmeden evvel Ankaragücü-Sivasspor ve Gençlerbirliği-Sakaryaspor maçlarına da değinelim: Sivasspor ligin en başarılı takımlarından biri, herkesin ortak görüşü bu. Ankaragücü ise küme düşme tehlikesini sezon boyu hissetmiş, ancak geçen hafta bu stresten kurtulmuş bir takım. Fakat 32. hafta itibariyle iki takımın puanı ilginç bir biçimde eşit! İki takım da 33. hafta maçları öncesinde 42 puandalar. İşte puan eşitliğine rağmen iki takım arasındaki bu tanım farklılığının sebebi de Ankara’da oynanan maçta ortaya çıkıyor: Sivasspor rakibini 4-1 yeniyor.
Hikmet hoca ligde nihayet rahata eren futbolcularının bu maçta biraz özgürlük istediğini ve bunu pahalı ödediklerini söyledi. Sezonun ilginç açıklamalarından biri de bu bence.
Gençlerbirliği-Sakaryaspor maçı da ligin kendi ilginçliğini hatırlatan özellikleri dışında artık önemi kalmamış bir maç. Düşmüş Sakaryaspor yine de dirençli oynadı ve yine sezon boyu başına sık gelen bir 1-0’la rakibine boyun eğdi. Ligin ilginçliği adına: İşte geçtiğimiz hafta 39 puanla Rize karşısına çıkıp bir anda 1-0 da geri düşen Gençlerbirliği ciddi ciddi küme düşme adayı olabilecekken Promise’nin attığı iki golle yırtmıştı. Promise bu hafta da üç puan getiren golü atınca “düşer mi” denen Gençlerbirliği altıncı sıraya yükseldi. Altıncı sıra bir vakitler UEFA’ya da götürüyordu takımlarımızı.
DÜŞME HATTI
Ve düşme hattı: Bu sezon vaziyet o kadar karışık ki, ikili, üçlü averajlar devreye girerek çok tuhaf durumlar yaratabilir. Meselâ Manisaspor’un hükmen yenilgisi olmasa, bugün Ankaragücü ve Bursaspor’u da düşme mücadelesi içinde sayacaktık. Onları kurtaran, şimdiki durumda Erciyesspor’un puan yetmezliği ve son haftaki Denizlispor-Manisaspor maçı. Bu maçta iki takım birden 42 puana ulaşamadığı için kurtarıyorlar.
Haftanın en kritik karşılaşması Erciyesspor-Antayaspor maçıydı. Her ikisi de, özellikle ikinci yarı performanslarıyla bu sezonun en beğenilen takımları arasında. Fakat 0-0 biten maçın sonunda 33. hafta itibariyle Sakaryaspor’dan sonra düşme potasındaki iki takım da onlar. Erciyesspor üçüncü defa evinde çok kritik bir maçı kazanamayarak bir bakıma kendi kaderini tayin etti. 11 puanla başladıkları ikinci yarıda bu çok kritik üç maçı da kazanamamalarına rağmen hâlâ az da olsa kalma şanslarının sürmesi, ne kadar başarılı bir performans gösterdiklerinin açık bir kanıtı, dolayısıyla düşerlerse bir nevi gönüllerin takımı olarak gidecekler. Son maçları Sivasspor’la deplasmanda. Bu zor maçı kazanmaları da büyük ihtimalle yetmeyecek. Üstlerindeki dört takımdan en az ikisinin kaybetmesi lazım. Normalde, bu takımların hiçbiri, son hafta kaybetmezler ama bu sezon biraz daha farklı geçiyor. Ankaraspor’un Denizlispor ve Gaziantepspor’dan aldığı puanlar meselâ...
Antalyaspor da, hele ikinci yarının başındaki 10 maçlık yenilmezlik serisiyle epey dikkat çekti ama onlar da beraberliklerin, bilhassa da son dakikalarda yedikleri gollerin hesabını ödüyorlar. İşte 39 puanla düşme hattının içindeler ve son maçları iki haftadır kazanan Gençlerbirliği ile. Gerçi ununu elemiş, üstelik iki maç kazanarak doymuş bir Gençlerbirliği Antalya’da muhtemelen ortamı çok germeyecektir ve üç puan da Antalyaspor’a her halükârda yetiyor.
Haftanın ikinci 0-0’ı da Gaziantepspor-Manisaspor maçından çıktı. Ve Erciyesspor’la Antalyaspor’da olduğu gibi, bu 0-0 da her iki takımı kurtarmadı. Gaziantepspor’un şansı, son maçını iddiasız Konyaspor’la oynayacak olması, fakat deplasmanda olmak da bir dezavantaj. Vestel Manisaspor ise Denizlispor’u ağırlayacak. İşte o maç, son haftanın en gergin maçı olmaya aday. Denizlispor bu hafta Kayserispor’u çok çekişmeli bir maçın sonunda 2-1 yenerek, en azından saha içi performansı bakımından ümit verdi. Bu performansı Manisa’ya taşımak zorundalar zira 40 puanla şimdilik düşme potasında değiller ama Antalyaspor, Rizespor ve Erciyesspor’dan ikisi son maçlarını kazanırlarsa gidebilirler. Manisa’yı yendikleri takdirde onlar da kalmayı garantiliyor. Öyle olursa bu sefer Manisaspor için aynı maçlar önem kazanıyor. Beraberlik halinde ise Manisaspor kurtuluyor, dolayısıyla biraz daha rahat oldukları söylenebilir. Üstelik o beraberliğin Denizlispor’a da yetme ihtimali az da olsa var. Antalya, Rize ve Gaziantepspor’dan herhangi birinin puan kaybetmesi durumunda ancak.
Haftanın en kârlı takımı Konyaspor’u yenen Rizespor oldu. Düşme potasındaki beraberlikler arasında üç puanı birden alıp son haftaya 39 puanla girme fırsatı yakaladılar ki, son maçları Sakaryaspor’la. Bu bir deplasman maçı da olsa, artık gücü tükenmiş Sakaryaspor’un Rizespor’a direnebilmesi zor. Dolayısıyla Rizespor’un bu haftaki Konya galibiyetiyle ligde kalma yolunda dev bir adım attığını söyleyebiliriz. Tabii oynanmadan maç kazanılmaz, o ayrı!

Sakaryaspor-Rizespor, Sivasspor-Erciyesspor, Antalyaspor-Gençlerbirliği, Konyaspor-Gaziantepspor ve Manisaspor-Denizlispor... Önümüzdeki haftanın ve bütün bir sezonun şifresi bu maçlarda yatıyor. Düşme adaylarının hepsi kazandığı takdirde Erciyesspor ve Manisa-Denizli maçının mağlup tarafı küme düşüyor. Beraberlik halinde Denizlispor... Bu koşullarda Erciyesspor’un en dezavantajlı takım olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ama şunu da söyleyelim: Erciyesspor ikili averajda Rizespor’la eşit fakat puan olarak yetişebileceği diğer tüm takımlardan üstün. Hem ikili, hem üçlü averajda. Bu küçük avantajlarını da belirtmiş olalım.