Gençlerbirliği OFTAŞ’ın terfisinin kesinleşmesinden sonra Süper Lig’e doğrudan yükselmek için geriye iki adayımız kalmıştı: İstanbul BB. ya da Malatyaspor. Ancak tabii ipler İstanbul BB.’nin elindeydi: Malatyaspor ancak rakibinin puan kaybı ve kendisinin kazanması halinde Süper Lig’e geri dönebilecekti.
Aslında beklediğimiz gibi oldu; sezon başından beri istikrarlı bir gidişatı olan İstanbul BB.’nin, iddiasız İstanbulspor’a takılacağını ummak sadece Malatyasporlu iyi niyetlilerin beklentisi olabilirdi ki, her ne kadar top yuvarlak olsa da futbol rasyoneli diye bir şey de var malum. Sonuçta İstanbulspor’u 2-0 yenen İstanbul BB., yedi tepeli şehrin dördüncü temsilcisi olarak gelecek sezon ligde boy gösterecek.
Sorulması gereken şu: İstanbul BB., yıllardır orta sıralarda oynayan, zaman zaman düşme hattına inse de ligde kalmayı başaran, iddiası olan takımları her zaman çelmeleyen bir takım karakterinden nasıl oldu da sıyrıldı? Buna herkesin vereceği muhtelif -komplo teorilerini de içeren- cevaplar olabilir ama sanırım Teknik Direktör Abdullah Avcı’yı en başa yazmak farzdır. Galatasaray altyapısında ve Genç Milli Takım’da önemli başarılara imza atan genç teknik adam milli takımdan bir şekilde uzaklaş(tırıl)mıştı. İstanbul BB. ilk tek adamlık deneyimi olmasına rağmen, başarısını takımını Süper Lig’e taşıyarak da herkese göstermiş oldu. şimdi Galatasaray’ın Avcı’yı teknik adam olarak düşündüğü yazılıp çiziliyor! Tabii öyle bir durumda muhtemelen yardımcısı Arif Erdem de Galatasaray’a dönmüş olacak. Altı çizlecek bir nokta daha, terfiyi Olimpiyat Stadı’nda oynadığı maçlarla almış olması, hani
Galatasaray’ın sürekli mızmızlandığı stat! Belediye destekli kulüp, taraftarsız kulüp gibi “basit hasetleri” bir kenara koyalım -bunun değerlendirmesini sonra yapmak kaydını koyarak ama- İstanbul BB.’yi tebrik edelim...
Malatyaspor’a, İstanbul BB. kazandıktan sonra zaten Kocaelispor’u yenmek de yetmiyordu. Ama maçı kaybetmenin faturası epey kabarık oldu. Bülent Akın, Serkan Bensol ve kaleci Şenol Karagöl kadro dışı bırakılırken, teknik direktör İsmail Kartal da görevinden istifa etti. Takımı play-off maçlarına götürecek isim bir dönem bizim Şekerspor’u da çalıştıran Metin Yıldız. Bu sırada Malatyalı hukukçuların, “Gençlerbirliği’nin takımı Gençlerbirliği OFTAŞ terfiyi almamalı, onun yerine Malatyaspor Süper Lig’e çıkmalı” yolundaki kahramanca(!) girişimlerini de takdir etmeli tabii, “lig oynanırken bir tedbir kararı aldıraydınız ya madem” diyerek!
27-30 Mayıs arasında Ankara’da oynanacak play-off maçlarında Malatyaspor’un rakibi Altay olacak. Siyah-beyazlılar, geçen sezon kıyısından döndükleri Süper Lig’i bu sene kaçırmak istemiyorlar. Hele ki İzmir futbolunun yaşadığı bunalım düşünülürse, bunun ehemmiyeti daha da artıyor.
Karşıyaka’yı rahat geçen Kasımpaşa, Süper Lig’deki beşinci İstanbullu olma hevesinde. “Hakemlerle, Federasyonla uğraşma işini bir kenara koyup sadece futbol oynamaya başlayınca olabiliyormuş demek” mi gerek onlara?
Kasımpaşa’nın karşısında ise Diyarbakırspor olacak. Aslında biraz daha az berabere kalıp, maç kazanabilseler; doğrudan terfiyi de zorlayabilirlerdi. Ancak play-off’ta da gayet istekli gözüküyorlar. Tabii onlarla bizim de, Şekerspor’u Üçüncü Lig’den 2B’ye çıkaran Bahri Kaya-Ümit Metin Yıldız ikilisi hasebiyle ayrıca bir gönül bağımız da var.
Şampiyon Gençlerbirliği O.’yu 4-2 yenmeyi başaran Elazığspor, galibiyetin yetmediği takımlardan oldu. Mehmet Şahan haliyle buruk: “İlk altıya girebilseydik, Süper Lig için en fazla bizim şansımız olurdu” diyor. Gençlerbirliği O.’nun son talibi ise Çorumspor, ki iş ciddiye benziyor. “Uncu” İlhan Cavcav, satışı kafasına koymuş ki, “Öncelik iş bağlantılarımın da olduğu Çorum’da” diyor.
Orduspor Teknik Direktörü Yücel İldiz, dört hafta geriye gidiyor: “Telekom maçını kazansaydık, play-off’a kalırdık”. Yine de ligi iyi bir yerde kapattıkları tespitini de eklemeyi unutmuyor. Daha önce Malatyaspor’u Birinci Lig’e çıkaran İldiz’in, gelecek sene de takımın başında kalmasını dileriz.
Ligi zaten geçen hafta kapatan diğer takımlar hakkında bir şeyler yazmaya çok da gerek yok. Hepsi “önümüzdeki sezona bakıyorlar”. Kimi teknik direktör peşinde, kimi yeni yönetim, kimi futbolcularıyla yollarını ayırıyor, yeni takım kuruyor...
ŞEKER PARÇASI
Muhtemelen bu yazı yayına alındığında bizim 2A’ya yükselme play-off’unda Marmaris Belediyespor’la yapacağımız ilk maç başlamış olacak. Çok istememe rağmen Bursa’ya gidemedim ama perşembe günkü Giresunspor maçı için kendime söz verdim, “ne olursa olsun gideceğim” diye.
Benim kendi kendime söz vermem yeterli değil ama tabii! Finalin oynanacağı cumartesiye kadar orada kalalım da sonraki yazımda “Bursa’dan bildireyim” istiyorum çok...