En sonunda başkan Ali Karasu beklenen açıklamayı yaptı ve milletvekilliği adaylığından çekildi. Açıklamasına açıkladı ama bunun Pazartesi gününe kalması kafalarda soru işaretlerini de getirdi beraberinde. Eğer sayın başkan kendi söylediği gibi başkan seçildiğinde ya da bir kaç gün içinde bu açıklamayı yapsa bu kadar spekülasyon olmayacaktı ama milletvekilliği sıralarının açıklandığı gün bir açıklama gelince bunların konuşulacağını en azından kendi adıma bekliyordum, daha da çok konuşulacak gibi duruyor da.
MUSTAFA SARP
Bir çok dedikodu vardı transferde ki ben bizzat ismini duyduklarımdan K.Erciyesspor'un 27 yaşındaki yetenekli ismi Mustafa Sarp'ı telefonla aradım. Kendisi Dubai'de tatilde olduğunu ve transfer dedikodularından haberinin olmadığını söyledi. Kendisine gelen tek teklifin Beşiktaş olduğunu menejerinin söylediğini bana bildirdi. Bursaspor ile ilgili bir teklif var mı diye sorduğumda haberinin olmadığı ve Bülent hocanın imza atıp atmadığını sordu. Bende imzayı attı dedim. Daha sonra bana "biliyorsunuz 1 yıl daha mukavelem var kulübümle. Eğer bonservisi sorunum çözülürse tabiki Bülent hoca da olduğu için seve seve gelirim" dedi.
Bunun akabinde Cumartesi günü Bursa’dan bir gazeteci dostumdan telefon aldım ve Bursaspor'un Mustafa Sarp transferini bizzat ikinci başkan Osman Çelik'in ağzından açıklama geldiği söylendi ve baktım ki bu açıklama yapılmış. Pazartesi günü de sayın Ekrem Senal bir açıklama yaparak Mustafa Sarp transferinin zora girdiğini ve bonservisinin çok yüksek olduğunu söyledi açıklamasında. Şimdi benim anlamadığım sayın Çelik Mustafa Sarp transferinin bittiğini söylerken acaba bonservisinin yüksek olduğu bilinmiyor muydu ya da bu iş konuşulmadan bu tip açıklama niye yapıldı anlamak mümkün değil.
TRANSFER BOMBALARI !
Sevgili Ekrem Senal kongrede tüm izleyenlere canlı yayında Muhammed Zidan'ı tarif etmiş belki bu gece bir sürpriz bile olabilir demişti. Sonra yapılan bir açıklamada yok efendim ağır sakatlıktan çıkmış, yok gece hayatına düşkünmüş. Ağır sakatlıktan çıkan adam nasıl Bundesliga'da bu kadar gol atmış? Ya da gece hayatına düşkünlüğü yeni mi çıktı ortaya varsa böyle bir şey? İnanın neler oluyor anlamak mümkün değil.
Sonra bir duyduk ki Bursaspor Aimar'ın peşinde. Sakın beni kimse yanlış anlamasın ama Aimar dediğiniz adamı 2-3 senedir Türkiye'ye getiremiyorlar ki bunu da anlamak mümkün değil. Ayrıca Aimar geçen sezon Valencia’dan Zaragoza’ya 11 milyon euro bonservis bedeli ile transfer olmuş bir isim. Alınacak ise mukavelesi olduğu için bonservisine belli bir para verilecek. Bu kadar para varsa inanıyorum ki Bursaspor taraftarı kulubün borcunun biran önce bitirilmesini isteyecektir yönetim kurulundan, Aimar’ın alınmasını değil.
Zidan, Aimar isimleri ortaya atıldı sonra vazgeçildi dendi ama benim gördüğüm insanlar artık somut bir adım görmek istiyor, bunda da sonuna kadar haklılar. Çünkü böyle giderse eldeki iyi oyuncular da gidecek gibi görünüyor bunlarla uğraşırken. Kaptan Egemen dışında imza atan oyuncu halen yok. Bu yönetim adına başarılı bir iştir bana göre ama resmi sitede Egemen’in sayın Senal ile beraber mukavele yenilirken resimlerini görünce şaşkınlığımı gizleyemedim. Çünkü iki tane resimde de Egemen’in yüz ifadesi çok ilginçti, neyse hayırlı olsun diyelim Bursa camiasına.
Ömer Aysan kendi açıklamasında Galatasaray'a yakın olduğunu belirtmiş, Ömer Çatkıç ve Cumhur'un askerlik sorunu var deniyor, De Souza'yı Bülent hoca istemiyormuş yöneticilerin kendi ağzından yapılan açıklamaya göre. Burak, Hasan Yiğit benimle görüşen daha olmadı diyor. Bu gidişle olmayacak adamlar peşinde koşarken eldeki adamlar da gidecek, bu apaçık ortada.
Bunun sonucu olarakta gelişmeler alay konusu olmaya başladı bile diğer takım tarafları tarafından. İstanbul’dan olaylara bakan biri olarak bu transfer haberlerine öyle yorumlar alıyoruz ki Bursaspor yönetimini ne kadar rahatsız eder bu yorumlar bilemiyorum ama inanıyorum ki taraftar çok rahatsız bu konudan. “Egemen giderse, Bursaspor Nesta’yı alsın”, “Ronaldinho Bursaspor’a gelmek istiyormuş” bunlardan bazıları.
TARAFTAR TEPKİLİ
Şunu söylemeden geçemeyeceğim; Ali Karasu başkanlığındaki yeni yönetim başarılı olduğunda bu satırlarda en başta takdir edenlerin başında gelirim ama yapılan hatalar olduğu zaman da bunu eleştirip doğruyu işaret etmek gibi bir misyonumun olduğunu düşünüyorum, en azından kendi adıma.
Şimdi yeni yönetimdeki isimlerin gördüğüm kadarıyla belki erken denebilir ama diyalog eksikleri olduğunu görüyorum. Hiç mi basını takip etmiyorlar, hiç mi gazete okumuyorlar, hiç mi internet sitelerindeki dedikoduları duymuyorlar? Eğer bunların hiçbirini yapmıyorlarsa bir sorun var demektir.
Gelmek istediğim konu şu; Bursaspor taraftarı Bülent Korkmaz'ın yardımcılarının açıklanmasından sonra büyük tepki verdi bir isime. Bu da yardımcı antrenör Mehmet Kulaksızoğlu. Daha önce A.Sebat'ın başındayken Bursaspor kulübüne söylediği bazı sözlerden dolayı taraftar kesinlikle bu isime karşı ve inanılmaz tepkili. Hatta dün ünitimsah bir açıklamada bulunarak bu kişiyi ve transferi söz konusu olan Kürşat'ı istemediklerini beyan ettiler kendilerince. Ayrıca bugün saat 19.15’te Vakıfköy tesislerinde toplanacak Bursaspor taraftarı. Şimdi bu sorunlar nasıl halledilir onu bilemem ama bu şekilde diyalog eksikliği devam ederse sonunun hiç iyi olmayacağını görmekteyim. Bunun sonucu olarak Bülent hoca bile sorun yaşayabilir. Hatta belki çok iddialı olacak ama bu işin sonu istifaya bile gidebilir ligler başlamadan.
BURSA BASINI
Son olarak yüzlerce mail aldım bu sezon Bursaspor taraftarlarından ve hiçbirini boş çevirmedim. Bana en çok sorulan sorulardan birisi de niye "Bursa basınında hiç çıkmıyorsunuz, bir gazetede ya da bir yerel televizyonda yer almıyorsunuz" şeklindeki sorulardı. Bu soruların hepsine cevap gönderdim ama bir kere de burada anlatayım.
Bursa dışında Bursaspor ile ilgili yazılar yazan, Bursaspor'u duyuran tek isimim. Aslında bunun Bursa açısından gurur kaynağı olması gerekirken yerel basında hiç samimiyetim dahi olmamasına rağmen hakkımda “1-2 yazıyla onu göklere çıkardınız diye bir söz edildiğini duydum. Bu ismin kim olduğunu da çok iyi biliyorum, yazıyı okurken kendisini zaten çok iyi anlayacaktır. Okumuyorum demez herhalde, en azından ben kendisi gibi yazdığım zaman 3-5 satır yazı yazmıyorum. Ayrıca bu işlere de acemi ve bugün başlamış değilim. Daha önce bir futbol dergisinde yazarlık, geçen sezon Lig A yazıları ve bir televizyon kanalında bir süre telefonla yorumculuk yaptım, sunuculuk değil !... Yani yorum soran değil, yorumu sorulan oldum, sözüm meclisten dışarı tabiki.
Şimdi isim isim vermeye kalksam buraya 5 satır liste çıkar Bursa'dan takip ettiğim sevgili yazarlar ama bunları söyleyen kişi neyin ne olduğunu bilmeden niye böyle şeyler konuşmuş bunu da anlamış değilim. Bursa dışında Bursaspor yazıları yazan bir kişiye Bursa’yı İstanbul basınında temsil ettiği için sahip çıkılması gerekirken onu küçük gören kelimeler kullanmak ne kadar doğru? Buna, beni ve kendisini takip edenler karar vereceklerdir sanıyorum.
Star Haber Koordinatörü olan Hasan Ali Atasoy aynı zamanda Fanatik Gazetesi Yazarı ve Fenerbahçe Tv Yorumcusu, Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Cem Dizdar aynı zamanda Fanatik Gazetesi Yazarı ve Tv yorumcusu. Asla bu iki sevdiğim abilerimle kendimi kıyaslamıyorum, onlar kendilerini kanıtlamış isimler ama iki işin birarada olduğunu açıklamak istedim bu sevgili kardeşime. Kardeşim diyorum çünkü benim büyüklerime nasıl saygım varsa, küçüklerimden de saygı bekliyorum beni sevse de sevmese de....