l Irmak KAZUK
Fenerbahçe Ülker'e sezon ortasında gelen ve yaptığı savunmayla kısa sürede sarı-lacivertli takıma önemli katkı sağlayan Eddie Basden, NTV Spor Servisi'nden Irmak Kazuk'un sorularını yanıtladı.
-Eddie, İstanbul'da hayat nasıl gidiyor? Alıştın mı?
Evet, İstanbul'da hayat gerçekten mükemmel. Alıştım ve ayrılmak istemiyorum. Buraya ilk geldiğimde çok farklı geliyordu. İstanbul'da başka takımlarda oynayan 3 arkadaşım var. Gelmeden onlarla konuştum. İstanbul ve Türkiye için çok güzel şeyler söylediler. Bir sıkıntı yaşamayacağımı belirttiler. Şu ana kadar da herşey benim için çok iyi gidiyor.
-Yani beklediğinden farklı bir şey bulmadın?
Evet. Kesinlikle. Özellikle buraya gelip profesyonel kariyerimin ilk şampiyonluğunu yaşamam müthişti.
-Kolejle başlayan profesyonel basketbol kariyerine dönecek olursak, senin Charlotte'ta lider bir oyuncu olduğunu görüyoruz. NBA'e gitmeden önce yaşadığın o yılları nasıl tanımlarsın?
O dönemi müthiş olarak tanımlarım. Çünkü takımın kaptanıydım, lideriydim ve herkes beni izliyordu. Liderlik olayını sadece fiili anlamda söylemiyorum. Benim hergün inanılmaz bir azim ve hırsla çalışıyor olmam onları da motive ediyordu. Benim maçlarda herşeyimi sahaya vereceğimi biliyorlardı. Gerçekten müthişti. Kolejle bir çok şampiyonluk yaşadım. O dönem benim için inanılmaz başarılıydı. Lider olmak güzeldi, çünkü takım arkadaşlarının, teknik heyetin ve taraftarın sana inanıyor olduğunu, daima senin arkanda olduklarını bilmek çok güzel bir his. Bu da sana daha fazla güven veriyor.
-Az önce belirttiğin gibi Amerika Kolej Ligi'nde şampiyonluklar yaşadın ama bunların yanında bireysel ödüller de var. 'Yılın oyuncusu' ve 'Yılın savunmacısı' gibi. Bunca başarının ardından sence NBA'de neden tutunamadın?
Açıkcası her zaman söylediğim gibi bu işte şans ve zamanlama çok önemli. Bazen elinize fırsat geçiyor ama bağlı olduğunuz kontrat sizi bir yerde tutuyor. Ya da takımların uzun süreli anlaşmaya vardıkları oyuncuları bulunuyor. Şans faktörü çok ön planda ama ben bunu tanrının ellerine de bırakamam. Hayatın anlamı "o" olabilir. Sana hayat veren şey "o" olabilir. Ama benim yapmam gereken çok çalışmaya devam etmek, daha sonra "tanrı"nın bana yol açmasını beklemek.
-Cleveland Cavaliers ile şu anda devam bir sözleşmen var. Onları takip ediyor musun?
Tabii, İstanbul'a sezon ortasında geldim ve geldiğim günden beri onları izliyorum. Biz burada şampiyon olduk, onlar da ABD'de şampiyonluk yolundalar.
-Peki sence finalde ne olacak?
Bence kazanacaklar. 4-2. Yada belki 7 maça uzayabilir. Ben 4-2 diyorum çünkü onlara inanıyorum.
-Avrupa kariyerine gelelim. Fenerbahçe Ülker senin ilk Avrupa tecrüben oldu. Fenerbahçe Ülker'i, takım ve kulüp olarak nasıl tanımlarsın?
Kulüp olarak müthiş bir kulüp. Türkiye'de en büyük taraftar topluluğuna sahipler. Bu yıl Euroleague'de ilk defa yer aldılar ve buna rağmen iyi bir giriş yaptılar. Sanırım bunu da başardık. Artık insanlar bizi tanıyordur. Önümüzdeki yıl mutlaka bizden çekinecekler. Harika bir sezon geçirdik. Kulübün 100. yılında iyi iş çıkardık. Tüm sezon boyunca yalnızca 2 mağlubiyetimiz var, şampiyon olduk. Kulüp, teknik heyet, takım, taraftar, Fenerbahçe Ülker'de yer alan herkes mükemmel.

-Başta konuştuğumuz gibi sen kolejde lider oyuncuydun. Sence antrenör Aydın Örs seni daha farklı kullanabilir miydi? Çünkü senin Fenerbahçe Ülker'de daha çok savunmacı yönünle ön plana çıktığını gördük.
Tabii ki. Her oyuncu kendisinin lider vasfıyla daha iyi oynayacağını düşünür. Ama aynı zamanda ben takıma geç, sezonun ortasında katıldım. Ben buraya benden yapmamı istedikleri şeyleri yapmak için geldim. Buraya geldiğimde Aydın Örs bana takıma savunmada liderlik yapacak birisine ihtiyacı olduğunu söyledi. Herkesi savunmada toparlayacak ve ateşleyecek birisine. Ben de bunun için geldim ve bunu yaptığıma, şampiyonluğu kazanmamızda pay sahibi olduğuma inanıyorum. Özellikle final serisinde takımca müdafada inanılmazdık. Herkes birbirine yardım etti. Bunu görmek de beni daha fazla motive etti. Ben de zaten bu durumda benden yapılmasını istenileni yaptım.
-Bu tür bir seri bekliyor muydun? 4-0 gibi bir sonuç? Çünkü baktığında ligi ilk iki sırada bitiren 2 takım final oynadı.
Dürüst olmak gerekirse beklemiyordum ama finale çıktığımızda seriyi domine edeceğimiz hissine kapıldım. Takım olarak inanılmaz hırslı ve istekliydik. En azından rakipten daha çok istiyorduk, bunu da gösterdik. Bu yüzden yapmamız gerekeni yaptık ve seriyi 4-0 aldık.
-Oğuz, Hakan ve Semih gibi genç takım arkadaşların için neler söyleyeceksin?
Onlar da sezon boyunca ve play-off'larda önemli işler yaptılar. Antrenörümüz onlara güvendiğini gösterdi. Semih önemli katkılar sağladı. Üçü de daha çok genç ve önlerinde parlak bir gelecek var. Belki bir gün NBA'de karşılıklı oynarız. Hakan oyuna girdiğinde olgunlukla takımını yönetti, Oğuz da bu sezon takımın en önemli parçalarından biriydi. Dediğim gibi daha çok gençler ve müthiş bir potansiyele sahipler. Onlar için en iyisin diliyorum, umarım NBA'de ya da Avrupa'da en iyi yerlere gelirler.
-BEKO Basketbol Ligi'nin kalitesini nasıl buluyorsun?
Bence çok güzel ve eğlenceliydi. Her gece oturup lig hakkında konuşuyorduk. İlk üç sıradaki takımları geçmemiz gerektiğini söylüyorduk. Tüm sezon boyunca yalnızca 2 mağlubiyet aldık, bunlar da ilk 3'teki diğer 2 takıma karşı. Efes ve Türk Telekom. Kaybettiğimiz maçlarda ben yoktum, ben olsaydım belki de sezonu yenilgisiz tamamlardık. BEKO Basketbol Ligi bu sezon çok güzeldi, sanırım seneye daha da iyi olur.
-Peki Eddie, önümüzdeki sezon ne olacak? Gördüğün gibi Fenerbahçe taraftarı seni çok seviyor.
Geçtiğimiz günlerde kulüple görüştüm ve gelecek sezon beni aralarında görmek istediklerini söylediler. Ama benim de her oyuncu gibi NBA hayalim var. Bazı teklifler de mevcut. Şu an için orası öncelikli geliyor ama eğer ki NBA olmazsa Fenerbahçe Ülker ilk Avrupa seçimim olacak. Söylediğim gibi burayı çok seviyorum ve Avrupa şampiyonluğu hedefi doğrultusunda burada olmayı çok istiyorum. Antrenörle, teknik heyetle ve taraftarla birleşerek bu yılki gibi başarılı bir sezon daha geçirmeyi çok isterim.
-Eğer NBA hayalin bu sezon gerçeklemezse, başka bir Avrupa kulübüne gitme ihtimalin var mı?
Öncelikle NBA hayalim gerçekleşecek. Orada 2 yıl oynadım, ilki Chicago, daha sonra Cleveland'da. Sonra buraya geldim. Ve yine öncelik orada. Dediğim gibi oradan sonra Fenerbahçe Ülker geliyor ama Avrupa'dan bazı kulüpler benimle ilgileniyor. Sezon da bitti. Her zaman bu tür olasılıklar vardır, çünkü ne olacağını bilemezsiniz. Ancak yeniden tekrarlıyorum, İstanbul'u çok seviyorum. Buradaki insanları, hayatı ve bana olan yaklaşımlarından çok memnunum. Burada bana yanlış gelen hiçbir şey yok. Şimdi burada bir düzen kurduktan sonra, alıştıktan sonra başka bir yere gitmek zor. Bir çok arkadaşım var. ABD'ye gideceğim, daha sonra herşey belli olacak.
-NBA'den bahsetmişken senin eski takım arkadaşın LeBron James ve Türk oyuncular Mehmet Okur'dan bahsetmemek olmaz.
Öncelikle Türklerden başlayayım. Mehmet Okur NBA'in yükselen yıldızlarından biri. İlk geldiğinde sıkıntılı dönemler geçirdi ama sonra Detroit'te iyi oyuncuların arkasında oynadıkça kendisini geliştirdi. Çok çalıştı, yükseldi ve yükselmeye de devam ediyor. Dediğim gibi ligin yıldızlarından ve aynı şey Hidayet Türkoğlu için de geçerli. Hido Orlando'da çok iyi bir sezon geçirdi. Sacramento, uzun bir aradan sonra Batı Konferansı finaline çıktığında takımın önemli bir parçasıydı. Ve LeBron'a gelince, inanılmaz biri. Kendisini yakından tanıyorum ve gerçekten müthiş birisi. Çok çalışkan ve iyi bir insanda ne ararsanız hepsi onda var. Oyuncu olaraksa ligin yüzü. Süper yıldızların arasında süper yıldız oldu. Takımını finale taşıdı, şimdi de şampiyonluğa götürüyor.