l İlker ACUN
2006-2007 sezonunda şampiyonluğa ulaşan San Antonio Spurs, tarihindeki 4. şampiyonluğa uzanarak Boston Celtics, Los Angeles Lakers ve Chicago Bulls’un ardından en fazla şampiyonluk kazanan takım olarak ismini NBA tarihine yazdırdı.
2005-2006 sezonunu, Batı Konferansı yarı final serisini Dallas Mavericks’e 4-3 kaybederek kapatan San Antonio Spurs’ün, yaşlı oyunculardan kurulu kadrosunda önemli değişiklikler yapabileceği gündeme geldi. Birçok kişi Robert Horry, Brent Barry gibi tecrübeli isimlerin basketbol oynama heyecanını kaybettiğini ve takıma faydalı olamadığını söylerken, bazıları da Spurs’ün eski günlerine dönebilmesi için genç oyuncuları takıma monte etmesi gerektiğinin ve başarı için kan değişiminin şart olduğunun altını çizdi.
Spurs’ün başarılı antrenörü Gregg Popovich, söylentilerin aksine, tecrübeli oyuncularını 2006-2007 sezonunda da kadroda tutmayı tercih etti. Pivot oyuncularında değişikliğe giden Spurs, Nazr Mohammed’i Detroit Pistons’a kaptırırken, Sloven Rasho Nesterovic’te Toronto Raptors ile sözleşme imzaladı. Rotasyonda yer alan 2 önemli uzun oyuncunun takımdan ayrılması ile Spurs, 5 numara pozisyonunu Hollandalı Francisco Elson ve Arjantinli Fabricio Oberto’ya emanet etti. Yeni Zelandalı pivot Sean Marks’ta takımdan ayrılırken, tecrübeli oyun kurucu Nick Van Exel’in yerine Jacque Vaughn kadroya eklendi.
Normal sezonu 58 galibiyet – 24 mağlubiyet ile tamamlayarak Batı Konferansı’da play-off’a 3. sırda giren Spurs, sezonun ilk bölümünde inişli çıkışlı bir grafik çizdi. All-Star arasının ardından form grafiğini sürekli yükselten tecrübeli ekip, ligin en fazla galibiyet alan takımları arasında yer aldı.
PLAY-OFF'LAR
Play-off’un ilk turunda, 2 sezon önce olduğu gibi, Denver Nuggets ile eşleşen Spurs, serinin ilk maçını sahasında kaybederek ev sahibi avantajını rakibine kaptırdı. Sezon ortasında gerçekleştirilen büyük bir takas ile Philadelphia 76’ers’in yıldızı Allen Iverson’ı kadrosuna katan Nuggets, Nene Hilario’nun yükselen performansı ve Allen Iverson ile Carmelo Anthony’nin uyum sağlaması ile normal sezonun son maçlarında büyük bir çıkış yakaladı. Ligin en skorer takımlarından biri haline gelen Nuggets’a ilk maçı kaybeden Spurs, tecrübeli isimleri Robert Horry ve Michael Finley’nin kritik dış şutları sayıya çevirmesi ile üst üste 4 maç kazanarak, Nuggets’ı 2 sezon önce olduğu gibi 4-1’lik sonuçla saf dışı bıraktı ve yarı finale ismini yazdırdı.
Batı Konferansı yarı finalinde NBA’in en iyi hücum eden takımlarından Phoenix Suns ile eşleşen San Antonio Spurs, 100 sayının üstünde skor üreterek rakibini kendi silahı ile vurdu ve deplasmanda oynadığı ilk maçı kazanarak saha avantajını ele geçirdi. Serinin 2. maçını Shawn Marion’ın skorer oyunu ile sayircisi önünde 20 sayı farkla kazanan Suns, seriye 1-1’lik eşitlik getirdi. 3. maçı evi AT&T center’da kazanmayı başaran Spurs durumu 2-1’e taşıdı. Serinin 4. maçında çıkan olaylar ise play-off’a damga vurdu. Maçın son saniyelerinde Steve Nash’e yaptığı sert faul nedeni ile Robert Horry oyundan atılırken, yapılan sert faule tepki göstermek için sahaya giren Amare Stoudemire ve Boris Diaw, NBA yönetiminden 1’er maç ceza aldılar ve 5. maçta forma giyemediler. Robert Horry ise, NBA yönetiminden 2 maç ceza aldı ve serinin 5. ve 6. maçlarında takımdaki yerini alamadı. Suns serinin 4. maçını kazanmayı başarsada, sahasında oynadığı 5. maça önemli oyuncularından yoksun çıktı ve büyük çekişme içinde geçen maçı 88-85 kaybederek seride 3-2 geriye düştü. Büyük bir avantaj yakalayan Spurs, kendi seyircisi önünde oynadığı 6. maçı da kazanarak Batı Konferansı finalinde Utah Jazz’ın rakibi oldu.
Temsilcimiz Mehmet Okur’un da formasını giydiği Utah Jazz’ı ilk 2 maçta zorlanmadan geçen Spurs, Jazz’ın evi Energy Solutions Arena’da oynanan serinin 3. maçında sahadan mağlubiyet ile ayrıldı. Taraftarlarının da büyük desteği ile Spurs serisine kadar sahasında maç kaybetmeyen Jazz, Mehmet Okur’un Tim Duncan’a yaptığı etkili savunma ve Deron Williams ile Carlos Boozer’ın skorer oyunu ile seriyi 2-1’e getirdi. 4. maçta evinde oynadığı play-off maçlarındaki ilk mağlubiyetini alan Jazz’da, Carlos Boozer ve Deron Williams savunmada etkisiz kalırken, bu 2 oyuncunun dışındaki isimler skora yeterli katkı yapamadı. Seride 3-1 öne geçen Spurs, sahasında oynadığı 5. maçı da kazandı ve NBA finaline adını yazdırdı.
Final serisinde Doğu Konferansı şampiyonu Cleveland Cavaliers ile karşılaşan Spurs, Detroit Pistons serisinde harikalar yaratan LeBron James’i tecrübeli oyuncu Bruce Bowen ile etkisiz hale getirmeyi başardı. Pistons serisinde büyük bir çıkış yakalayan çaylak Daniel Gibson’ı da devre dışı bırakmayı bilen tecrübeli ekip, sahasında oynadığı ilk 2 maçı farklı ve rahat kazandı. Deplasmanda oynadığı 2 maçın da son çeyreklerinde büyük sıkıntı yaşayan Spurs, yıldız oyuncuları Manu Ginobili, Tim Duncan ve Tony Parker’ın etkili oyunu ile rakibine galibiyet şansı tanımadı ve 4-0’la Cavaliers’ı süpürerek tarihindeki 4. şampiyonluğa ulaştı.
Yüzde 57 saha içi isabetiyle final serisinde 24.5 sayı ortalaması tutturan Tony Parker en değerli oyuncu seçilirken, bu ödülü kazanma onurunu yaşayan ilk Avrupalı oyuncu oldu. Spurs’ün süper 3’lüsü Tim Duncan, Tony Parker ve Manu Ginobili play-off’ta en çok dikkat çeken oyuncular arasında yer aldı. Tim Duncan 22 sayı – 11.5 ribaunt ortalamaları ile Spurs’ün play-off’taki en skorer oyuncusu olurken, Tony Parker 20.8 sayı – 5.8 asist ortalamaları yakaladı. Manu Ginobili ise, kenardan gelerek 16.7 sayı – 5.5 ribaunt ortalamaları ile Spurs’ün en etkili isimlerinden biri oldu.