2000 yılının yazında 65 milyon euroluk bir transfer ücretiyle Barcelonalı Figo, Real Madrid'in yolunu tutuyordu… Perez için bu transferlerin asıl amacı futbolda yeni bir pazarlama çağı başlatmaktı… O sene Real Madrid Figo baskılı formalardan tam 12 milyon euro kâr etmişti…
Zidane'ın Real Madrid'e gelişinin yarattığı etkileri de dün gibi hatırlıyorum… Buna tam anlamıyla (Corrrier İnternational'ın deyimiyle) 'medyatik fırtına' demek mümkündü… Zizou önceleri spor gazetelerinde, ardından ekonomi gazetelerinde yer almaya başlamıştı… Fransız yıldızın gelişi çoklarına göre kısa vadeli bir yatırımdı… 77 milyon euroluk bir transfer bedeli ve oyuncuya yıllık 5,9 milyon…
Wall Street Journal transferin hesap makinesiyle gerçekleştiğini duyuruyordu, ünlü İspanyol gazetesi As ise, o dönem Real Madrid başkanı olan Perez'e övgüler yağdırıyor, 'Real'in Midas Kralı'nın kârda olduğunu dile getiriyordu… Sonrasında sizlerin de çok iyi bildiği gibi, Ramon Calderon başkanlığında da bu 'gelenek' bozulmadı; Beckham, Ronaldo, Owen, Robinho, Cassano, Canavaro, Emerson, Ruud Van Nistelrooy, Gago, Higuain ilk aklıma gelen isimler…
TUNCAY KALSA, ALEX GİDERDİ
Her takımda bir Tuncay Şanlı varmış da, sadece Fenerbahçe kaybetmiş gibi bir hava oluştu şu günlerde… Oyuncunun para kazandırmamış olması, Boro'nun kalitesi masaya yatırıldı… Ümit Özat ve Serkan Balcı da takımdan ayrılan isimler… Onlar da takıma para kazandırmadı… Gitseydi Rüştü, Alex de kazandırmayacaktı, giderse Mehmet Yozgatlı, Volkan da kazandırmayacaklar…
Bunun adı transfer politikası… Demek ki Fenerbahçe yönetimi sezon boyunca yukarıda saydığımız 7 oyuncu için oluşturduğu bütçenin üzerine çıkmamaya karar vermiş… Tuncay için belki bu rakamlarda oynanmış, ancak o da tahminimce, bir başka futbolcu gözden çıkartılarak atılmış bir adım; Alex'in kalacağı ve Tuncay'ın gideceği haberlerinin aynı gün verilmesi bir tesadüf değildi sanki…
GELENLER GELENLERİ ARATIR MI?
Transfer sezonu garip bir aralık… Hem oyuncu arıyorsun, hem de rakiplerin kimleri arıyor bir garip meraktasın… Aynı oyuncu için hamle yapıp, rakibine kaptırıyorsun ya da kazanıyorsun… Benim o bölgede futbolcuya ihtiyacım yok derken, rakibin öyle bir adam getiriyor ki, ihtiyaç doğuyor… Senin bütçen yetmiyor, diğerinin artıyor… İnanılmaz bir dönem… Düşünsenize bir de bu dönemin ilk günlerinde Roberto Carlos transfer ediliyor…
Brezilyalı kesinlikle erken geldi…Şöyle transfer sezonu sonuna doğru açıklanmalıydı… Çünkü beklentiyi arttıran bir isim.. Artık kim gelse, önce bir endamına bakar olduk… Gelenler gelenleri aratır mı oldu, nedir?
AYDIN ÖRS'E ÜZÜLDÜM
Ne yalan söyleyeyim, Fenerbahçe ile Ülker birleştiği zaman içimde bir sıkıntı oluşmuştu… İlk dönemlerde takım kazandığı zaman Fenerbahçe, kaybettiği zaman Ülker diyor, bir şekilde duruma adapte olmaya çalışıyordum… Hatta gelen şampiyonluk dahi çok fazla coşku yaratmamıştı…
Bu sponsorluğa karşı olduğumdan değildi başka bir şeyler vardı ve açıklayamıyordum… Aydın Hoca takımdan ayrılması sanıyorum, soru işaretlerine yanıt oldu… Şampiyonluktan daha çok Semih ve Oğuz'u Türk basketboluna kazandırdığı için, teşekkürler Aydın Hoca… Şampiyonluk Ülker'in, genç yetenekler Fenerbahçe'nin olsun… Ve sanıyorum bu kez gelen gideni çok ama çok aratacak…