Çok da sürpriz olmadı Avni Aker’deki yenilgi. Son yıllara baktığımız zaman şöyle ağız tadıyla seyrettiğimiz Trabzonspor’un rakibini eze eze devirdiği doğrudüzgün bir Avrupa Kupası maçı hatırlamıyorum zaten. Kaldı ki Avrupa Kupası bile sayılamayacak bir kupada Avrupa’ya – Arnavutluk’a kadar gidip Romanya kapılarından dönmek ne kadar Avrupa sayılıyorsa artık - veda etti Trabzonspor. Haftaiçinde yine gaza gelinip, ‘Avrupa’da yüksek maç sayılarında mağlubiyetten fazla galibiyeti olan tek Türk takımı’ şeklinde lanse edilen Trabzonspor’un son senelerdeki bu galibiyetleri kimlerden alıyor olduğuna iyi bakmak lazım. Trabzonspor olmasa, Anorthosis Famagusta ve Galati gibi takımlar tur atlamanın nasıl birşey olduğunu hiç öğrenemeyeceklerdi. 1983’te Inter’i, 1990’da Barcelona’yı yeneli 20 sene olmuş. Son zamanlarda kazanılan ama tur geçilemeyen Atletico Bilbao, Dinamo Kiev maçları da hiçbir şey ifade etmiyor.
YÖNETİM VE VİZYON
1 - Kombine neden geçmiyor?
Ben her sene her maça gidemesem de kulübe de destek olma anlamında kombine alanlardanım. Her sene aynı yer, aynı koltuk. Haftaiçi yönetim, kombine satışı sürdüğü için kombinelerin Galati maçında geçerli olmadığını açıkladı. Bu kadar mı zordu bu durumu daha iyi idare edip, o an için kombineyi yenileyenlerin kartlarını geçerli kılıp boş yerler için bilet bastırmak. Ama kolay yolu tercih etmek yönetimin işine geliyor tabi. Kulübü aradığınızda telefonun ‘Alo’ diye açılıyor olduğunu da hatırlatayım.
2 - Yeni Şafak
Bilmediğim konularda yönetime yüklenmek istemem. Stattaki Yeni Şafak reklamlarını görünce merak ettim ve bir kongre üyesi olarak soruyorum. Bu reklamlara Yeni Şafak gazetesi ne şartlarda ve ne kadar para ödemiştir?
3 - Trabzonspor’un renkleri
Trabzonspor’un tüzükteki renkleri bordo ve mavi. Ama takım bu sene sahaya üç renkle çıkıyor. Forma’daki mavinin tonunun yine Puma’ya yaptırılmış olmasına rağmen geçen seneki forma ile alakası yok. Zaten çoraplar geçen seneden kaldığı için takım sahaya bordo, açık mavi ve koyu mavi renklerle çıkıyor. Bu seviyedeki bir takımın renkleri pantone bazında belirlenmez mi? Tribüne baktığınızda herkesin üzerinde farklı renkte bir mavi forma var. Bu mudur kurumsallaşmak? Avni Aker’de tezahürat yapan taraftarlara sesleniyorum. Bundan sonra karşılıklı olarak Bordoooo, Açık Maviii, Koyu Maviiii diye bağırsınlar.
4- Başkan neden yalnız?
Trabzonspor başkanının tribünde maçı neden yalnız seyrettiğini de anlayamadım. Bu kadar önemli bir maçta hiç mi sağında solunda durumu müzakere ettiği veya duygularını paylaşacak kimseyi istemez insan? Nuri Albayrak’ın sağında ve solundaki koltukların boş olması maça gelmeyen Trabzon’daki protokolün ve yönetimin geri kalanının ayıbıdır.
ZİYA DOĞAN'IN KOSTÜMÜ
Romanya’daki maçta kenarda duran Avrupa’da maç yapan önemli bir takımın teknik direktörü müydü yoksa günlük işinde herhangi bir kılık kıyafet kaygısı olmayan bir berber veya seyyar satıcı mıydı anlayamadım. Birçok teknik direktörün de tercih ettiği eşofman veya daha spor bir kıyafeti tabi ki anlayabilirim ama kotun üzerine gömlek giyip kenara bakan oyunculara gayet panik bir halde ve o kılıkla direktif vermeye çalışmayı anlayamıyorum. Şenol Güneş kılık kıyafetiyle özellikle ilk döneminde çok eleştirilirdi ama hiç onu saha kenarında kot ile görmedim. Hatta Türkiye liglerinde bile kot ile kenarda duran bir teknik direktör hatırlamıyorum.
GELEN GİDENİ ARATIR
Fatih Tekke, Marcelinho, Syzmek, Musampa ve Stepanov. Bunlar Trabzonspor’un son bir sene içerisinde kaybettiği isimler. Şu anki yabancıları da ekleyelim. Jefferson, Risp, Jabi, Yattara, Jun, Musampa. Jefferson gitmek üzere. Jabi’yi neden aldık ve almışsak neden oynamıyor bilemiyorum. Risp aylardır sakat. Yattara zaten Avrupa maçlarında hep cezalı – seneye de cezalı olacak. Jun ile Musampa’ya ise harıl harıl takım aranıyor. Bu mudur şampiyonluğu kendine hedef koyan takımın yabancıları!
Sen Fatih Tekke’yi ve Stepanov’u para kazanmak için satıp – satılmalarına birşey demiyorum, itirazım yerlerine adam alınmamasına – nasıl onların yerine 2. sınıf adamları takıma doldurup 50 kişilik kadro oluşturursun. Fatih’in alternatifi Umut Bulut mudur? Stepanov gibi adamı aylarca yedek oturtup, Galati maçında çaresizlikten Hüseyin’i stoper oynatıyorsun. Bu takımda 7 tane stoper varken yerinde oynatmadığın Hüseyin’in günahı ne? Bu takıma defalarca gelip giden ve bir türlü olmayan Tayfun üzerindeki bu ısrarın sebebi ne? Anorthosis maçındaki 15 dakikalık unutulmaz performansıyla facianın ve Şenol Güneş ile Atay Aktuğ’un istifasıyla başlayan çöküşün küçük sorumlularından biri olan, iyi niyetli ama yeteneksiz Tayfun yeni saç şekliyle dün de yediğimiz goldeki kahramandı. Bu takımdan zorla giden Tolga’yı kurtarıcı olarak transfer etmek de neyin nesi? Aradan 3 sene geçmiş ZD – Ziya Doğan – 3 sene önceki takımı kurmaya çalışıyor. O takım o kadar iyiydi de neden bırakıp gittin Ziya Hoca?
BAHANE HEP BULUNUR
En sevmediğim tip çalışanlar bahane bulanlardır. Hayatta herşeye ve her duruma göre bahane üretilebilir. Mesela rahatlıkla ilk maçta takımın Yattara’nın kırmızı kartının kurbanı olup maçı da 9 kişi bitirdiği, ikinci maçta ise birçok gol kaçırıp şanssız bir şekilde elenildiği söylenebilir. Ama gerçek bu değil. Daha önceden attığınız adımların sonucu olarak o noktaya gelirsiniz. Stepanov’u satıp yerine Tayfun’u oynatırsan, Fatih Tekke’nin yerine Umut Bulut’tan medet umarsan, topu her yere indirdiğinde rakibi geçebildiğin halde savunmadan topu ileri ‘Ersen Martin nasıl olsa vurur.’ diye şişirirsen; belki hepsinden daha elim olmak üzere, 50 kişilik kadrodan kurtarıcı olarak 20 yaşındaki Yusuf’u ve 9 numara giydiğinden forvet zannettiğin Adnan’ı oyuna alıp gol atma ihtimali en yüksek oyuncu Umut’u oyundan alırsan olacağı budur sevgili ZD ve yönetim.. Belki de en acı anlardan biri Trabzonspor’un gol atmak için yüklendiği anlarda ZD’nin oyuna aldığı Adnan’ın topu kendi cezasahası içinde elleyip penaltı yapmasıydı.
Trabzonspor’un Aralık ayında kongresi var. Sevgili Atay Aktuğ hiç haketmediği tepkilere maruz kalıp istifa etmek zorunda kalmıştı. Takım şampiyonlar ligine gidememişti ve ilk 6 maç sonunda 8 puanı vardı. Şampiyonluk bekleyen ve Trabzonspor’u Avrupa’da şampiyonlar liginde görmek isteyen taraftar isyan etti. Şimdi ise durum farklı. Taraftarlar da bırakın şampiyonlar ligine kalmayı ligde şampiyonluk beklentisi de kalmadı. Doğrudüzgün transfer yapmayıp elindeki kaliteli oyuncuları da tutamazsan zaten hedef küçültmüş oluyorsun. Trabzonspor’un Galati yenilgisinden ve intertoto hezimetinden daha da önemli olan camianın bu hedef küçültmeye acilen tepki koyması gerekliliğidir.