CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
EURO 2008
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Devrim Çetin
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Süper Lig olaylı başladı

Bir çok sürprizin yaşandığı Turkcell Süper Lig'in ilk haftasındaki en büyük olay Trabzon'da yaşandı: Geçtiğimiz sezonun iyilerinden Sivasspor karşısında oldukça zorlanan Bordo Mavililer oyuna sonradan giren Ersen Martin'in 85'teki golüyle üç puana ulaşmak üzereyken, sahaya giren seyirciler yüzünden maç tatil edildi.


NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

Ligin ilk haftasında Olimpiyat Stadı iki maça evsahipliği yaptı; Galatasaray seyircisiz maçta Rizespor'u 4-0'la geçerken, son şampiyon Fenerbahçe İstanbul Belediyespor'a 2-0 mağlup oldu. Beşiktaş İnönü'de zorlandığı Konyaspor maçını 1-0'la atlattı. 93. dakikaya 1-0 önde giren Trabzonspor ise, sahaya giren taraftarlar yüzünden hükmen yenilgi tehlikesiyle karşı karşıya.

Galatasaray'la Rizespor lige büyük ölçüde yenilenerek giren iki takım: Galatasaray ilk onbirinde eskilerden 5 oyuncuya karşılık 6 yeni transfer boy gösterdi; ve 20'den fazla oyuncu gönderip 14 yeni oyuncuyla anlaşan Rizespor'a göre çok daha oturmuş göründü. 4-0'lık yenilgiden sonra Samet Aybaba takımının zamana ihtiyacı olduğunu söylüyor. Her şeyin ilacı olarak, kuşkusuz, ona da ihtiyacı olacak fakat, sanki başka şeylere de olacak.

Galatasaray önceki sezonlara göre çok daha rahat bir oyun çıkardı. 4-0'lık sonucu yaratan iyi yanlara bakalım: Bir kere en önemli fark, sert savunma karşısında etkinliği epeyce sınırlı kalan Lincoln'ün anlık patlamaları bile sonuca etki edebiliyor. İlk gol meselâ... Linderoth'un organize ettiği savunma, tek ön liberolu sistemlerin yaşadığı sıkıntılardan uzak durabildi. Serbest vuruş sıkıntısını Lincoln'le aşmayı uman Galatasaray sürpriz bir biçimde Volkan'ın ayağından Prekazi'vari bir gole kavuştu. Beklerin hücuma katılımında Avrupa düzeyini yakalayabilecekler gibi görünüyor. Fakat diğer taraftan ikinci gole kadar Galatasaray'ın forvetinde bir sıkıntı vardı. Rizespor'un ikinci golü yiyip de çözüldüğü ana kadar Ümit Karan hem etkisiz hem de faydasız kaldı. Hakan Şükür daha faydalı olmakla birlikte o da etkisizdi. 2-0'dan sonra attığı iki golle bu etkisiz imajını sildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bunca takdire şayan, nitelikli oyuna rağmen, Galatasaray devre arasına 1-1'le ve on kişi olarak da girebilirdi. O vakit başka türlü bir sınavdan geçmiş olarak, muhtemelen başka türlü değerlendirileceklerdi. Buna karşılık, Rizespor'un yeni kalecisi Gonzales'in yediği dört gole rağmen iyi bir maç çıkardığını da söylemeli. Etkileyici fiziğiyle iyi bir transfer olarak dikkat çekiyor ve çekecek de sanıyorum.

SÜRPRİZ AÇILIŞ

Olimpiyat'taki diğer maçta Cuma günü ligin yeni takımlarından Belediyespor karşısında Fenerbahçe'yi izledik. İstanbul Belediyespor kendi adına, ligin açılışını yaptı diyebiliriz. Fenerbahçe ise açılışı kendi evinde yapmak istedi anlaşılan...

İstanbul Belediyesi'nin galibiyeti sürpriz sınıfında değerlendiriliyor, ama Abdullah Avcı'yı takip edenler için vaziyet hiç de öyle değil. Transfer sürecinden eskiyerek çıkan Fenerbahçe'nin sezon başı istatistikleri de göz önüne alınırsa, sürpriz denecek bir durum yok ortada.

Fenerbahçe'nin bu tarz, etkisiz ve kötü oyunlarını Daum döneminden beri ara ara izliyoruz. Bunların periyodik dağılımı sezonun inişler hanesinde “normal” telakki edilir, edilmelidir de. Fakat geçtiğimiz sezon dibe vuran üçbüyükler performansı, bu sezon ciddi bir revizyonu gerekli kılıyordu, hegemonyanın sürdürülebilmesi için. Fenerbahçe konusundaki şüphelerim bu noktada yoğunlaşıyor. Şampiyonluğa rağmen kötü bir sezon geçirdikleri halde, biri en iyilerden olmak üzere dört-beş oyuncuya yol verilip, yerine daha iyisi konmadı. Roberto Carlos gibi bir "şıklık" yapıldı ama, bunun sorunlu bir kadroyu kurtaracak bir transfer olmadığı tahmin ediliyordu, şimdi açıkça görülüyor da. Elinden geleni yapıyor, ligi ve işini hafife almıyor, burası iyi ama, yürümeyen bir takımı alıp yürütemiyor da. Ve meselâ, tam da Belediyespor'a kiralanan Kerim Zengin'den gol yiyerek bu transfer politikasının yanlışlığını görmek zorunda kalıyorlar.

Belediyespor karşısındaki etkisizliğin temel nedeni kuşkusuz Alex'in yokluğuydu. Onun dönmesi meselenin bir boyutunu halledecektir. Fakat yaşının biraz daha ilerlediğini ve artık esksine göre sakatlığa çok daha yakın durduğu gerçeğini gözden uzak tutmamak gerekirdi, kadro kurgulanırken. Şimdilik, Zico da Samet Aybaba gibi zaman istiyor. İşin tuhafı, yeni oyuncuların uyumu gibi zamana en çok ihtiyaç duyulacak türden dertleri yok gibi, Roberto Carlos hariç eski kadro sahaya çıkıyor. Ama Alex'in iyileşmesi falan için, zaman önemli tabii.

İstanbul Belediyespor geçen sezon bütün maçlarını Olimpiyat Stadı'nda oynadı. İyi bir takım olmalarının yanı sıra, bu acaip stada alışık olmaları da iç sahada çok can yakacaklarına işaret ediyor bence.

 

 

 

 

 

 

 

 

NURULLAH SAĞLAMSA ERTUĞRUL SAPASAĞLAM

Beşiktaş-Konyaspor karşılaşması haftanın en zor (“sağlam” da diyebiliriz) maçlarından biriydi. Konyaspor Nurullah Sağlam'la ikinci sezonuna başlıyor. Bu istikrar hamleleri genellikle iyi sonuç verir: Beşiktaş ise yeni hoca, yeni kadro rüzgârının etkisinde henüz. Ertuğrul Sağlam bu tehlikeli maçta cesur tercihler yaparak 1-0'lık galibiyette pay sahibi oldu.

Beşiktaş'ta Serdar Kurtuluş ve Bobo geçtiğimiz sezonki iyi performanslarını bu sezon daha da ileri götürecekler gibi görünüyor. Ve bütün “flaş” transferlerin arasında, aslında kiralık tayininden dönen Serdar Özkan'ın sivrildiği söylenebilir. Hem şut, hem ortalarıyla dikkat çeken bu genç oyuncu için pek yakında Beşiktaş otoriteleri “şımarma” ihtarnamesi çekmeye başlayacaklardır; ve bütün ikazlara rağmen, tehlike teşkil ettiği nisbette önlem ve markaja maruz kalacak Serdar'ın da performansının düştüğü haftalar, dönemler olacaktır. Disiplin kurulunun sıkı baskısının moralini ve motivasyonunu bozmayacağını umalım.

Ertuğrul Sağlam, Beşiktaş'ın Çalımbay ve Tigana'dan kalma hazır savunma kültüründen yararlanıyor şüphesiz. Üstüne koyması gereken ve kendisinden beklenen, kadroyu daha bir büyük takım havasına sokmak, hücum kültürünü geliştirmek ve Beşiktaş'ı 1-0'lardan kurtarmak. İlk maçta yine bir 1-0'la karşı karşıyayız. Fakat takımda hücuma yönelik bir kıpırdanma, özgüven artışı olduğu da gözden kaçmıyor.

Konyaspor'u da bu arada, kötü bulmadım. Nurullah Hoca'nın sisteminden kaynaklanan klasik bir gol ve golcü sıkıntısı var her zamanki gibi. Maçın son bölümünde yediklerini geri almak için hayli bastırdılar ve Ertuğrul Hoca'yı son on dakikada neredeyse saatiyle başbaşa bıraktılar ama, süre yetmedi.

Beşiktaş mevzubahisken Çarşı'ya değinmemek de çok zor hakikaten. Bu kez de Sinan Engin'e karşılar! Maç öncesi açılan pankartlarda gayet anlamlı mesajlar vardı. Ertuğrul Hoca tirbüne çağrıldığında Sinan Engin'i de yanında götürmek istedi ama Engin bu barışma teşebbüsüne yanaşmadı. Bakalım daha ne kadar sürecek bu sürtüşme.

VE HAFTANIN 'OLAY'I

Haftanın olayı Trabzon'da yaşandı: Geçtiğimiz sezonun iyilerinden Sivasspor karşısında oldukça zorlanan Bordo Mavililer oyuna sonradan giren Ersen Martin'in 85'teki golüyle üç puana ulaşmak üzereyken, sahaya giren seyirciler yüzünden maç tatil edildi.

Trabzonspor evsahibi olduğu maçta rakibine ancak asgari bir üstünlük dayatabildi. Ziya Doğan maçın kaderini değiştiren hamleleri ikinci yarıda yaptı: 61'de oyuna soktuğu Ersen Martin 85'te maçı kopartan golü attı. Golün asisti de 74'te oyuna aldığı Ayman'dan geldi. Fakat Ayman, Bülent Uygun'un 60'ta oyuna aldığı Balili'yle futbol dışı bir mevzunun kavgasına tutuşunca önce saha içindeki futbolcular gerildi, o gerginlik aşılamayınca da tribünden destek geldi. Bitime saniyeler kala, Ayman'ın Balili'ye çok sert girmesinden kaynaklanan bir serbest vuruş atılmak üzereyken, o sertliğin yarattığı gerginlik uzadıkça uzadı ve bazı taraftarlar sahaya girip Sivasspor'lu futbolcuları tartaklamaya kalktılar. Galatasaray'ın beş maç ceza almasına sebep olan maçı tatil edemeyen hakem Demirlek bu sefer, bitime saniyeler kaldığı halde, tatil kararını verebildi. Bu durumda iş Federasyon'a kalıyor. Saha kapatma cezası için elde Galatasaray maçı örneği var. Ayrıca yine geçtiğimiz sezon Vestel-Sakarya maçındaki hükmen yenilgi ve üç puan silme cezaları da akıllarda. Ne olacağı bilinmez ama, son derece zor geçen bir maçta üç puanı avucunun içine alan Trabzonspor'lu futbolcuların emeği, bazı taraftarların düşüncesiz davranışları nedeniyle boşa gitme tehlikesiyle karşı karşıya. En kötüsü de, “adam gibi ceza verilse bu olayların önü alınır” tezinin çürümesi oldu. Galatasaray'ın beş maçlık cezası ve Manisaspor'un başına gelenler kimseyi ürkütmemiş anlaşılan.

 

 

 

 

 



 

KAYSERİSPOR TOLUNAY KAFKAS'LA DA GÜZEL

Elindeki yıldızları inatla bırakmayan Kayserispor ilk maçında Vestel karşısında bunun karşılığını fazlasıyla gördü. Gökhan Ünal-Mehmet Topuz ikilisi birer golle üç puanda önemli rol oynadılar. Kayserispor 3-1 kazandı.

Vestel Manisaspor'da Selçuk'un üst direkte patlayan iki frikiği dışında ilk hafta itibariyle dikat çeken fazla bir şey yok. Giray Bulak ve futbolcular yenilgiye rağmen iyi bir oyun çıkardıklarını iddia ediyorlar ama Kayserispor'un hem oyun, hem de skor olarak üstünlüğü oldukça belirgindi bana göre: Çılgın bir iştahla değil de sabırla oynayarak gole kavuşmak futbolda önemli müesseselerden biridir ve Kayserispor'un da başlıca özelliğidir. Gökhan Ünal'ın golünden sonra, ikinci yarıdaki baskı sırasında şanssız bir kendi kalesine gol, durumu 1-1'e getirdi. Buna rağmen “maç gidiyor” havası yaşanmadı ve Kocaelispor'dan gelen Koray hemen 2-1 yaparak Kayserispor'un bu sezon da yukarılara oynayacağının ilk işaretlerini vardi. Mehmet Topuz'un attığı üçüncü goldeki pas trafiği de maçın, hatta haftanın güzellikleri arasına girer.

Kayserispor ilk haftadan ikinci sırayı buldu. Haftaya Konya deplasmanının çok ilginç olacağı kanısındayım. Sabır taşını çatlatacak cinsten iki takım; beraberlik çok olası görünüyor.

Belediyespor gibi, lige iyi bir giriş yapan diğer acemi de OFTAŞSpor. Gençlerbirliği ile aile içi bir kapışmada, ilk golü yemelerine rağmen Serkan ve Kemal Yıldırım'ın golleriyle maçı kazandılar. İlhan Cavcav engin futbol görgüsüyle bizleri zaten uyarmıştı; bu maçı OFTAŞ kazanır diye.

OFTAŞ'ın amatörden zıpkın gibi çıkışının getirdiği sonuçlardan en dikkat çekici olanı, iştirak ettikleri ligde bir yıldan fazla kalmıyor olmaları. Alttan girip üstten çıkıyorlar tabir caizse! Malûm, buradan yukarısı yok, geri döneceklerine dair inançları da ilk haftadaki oyunlarıyla boşa çıkardılar. Başkan Kalemci de yenilgiye pek alışık olmadıklarını, Süper Lig'de de kolay kolay yenilmeyeceklerini söylüyor. Yolları açık olsun.

Bu arada diğer Ankara derbisini de, deplasmancı görünen takım aynı skorla, 2-1 kazandı. Aykut Kocaman'ın Ankaraspor'u favori gözükse de, Briegel'in idaresindeki Ankaragücü lige iyi başlayan taraftı. Yasin'in neredeyse ortasahadan attığı ilk gol haftanın da en güzel gollerinden biriydi. İkinci gol kıdemli Ahmet Dursun'dan geldi.

Ankaraspor için şanssız bir başlangıç olduğunu söyleyelim: Erken gelen iki gol maçı onlar açısından açmaza soktu, yoksa Ankaragücü'nden daha kötü bir performans sergilemediler. Genel olarak şanssız bir günlerindeydiler. Ligin ilk penaltısını kaçırma görevi onlara düştü meselâ. Umut vaat eden kalecilerimizden Serkan Kırıntılı Tita'nın eski takım arkadaşı olarak doğru köşeye gidip penaltıyı çıkardı. Ankaragücü'nde ise en çok Yasin dikkat çekti. Çok parlak bir kadroları olmasa da, Briegel'in sistemiyle belli bir standart yakalamaları beklenebilir.

Geçtiğimiz sezon ligde güç bela kalan Gaziantepspor da sezona iyi başlayan takımlardan. Yenilerden Kasımpaşa'yı ağırladıkları maçta ilk ve son dakikalardaki gollerle 2-0'lık temiz bir galibiyet koparıp stres attılar.

Kasımpaşa tipik bir yeni takım... Heyecan ve iştah bakımından eksikleri yok. Diğer taraftan tecrübesizlik de sırıtıyor. 90 dakika boyunca bolca koşup, netliği ikna etmeyen bir dolu gol pozisyonu buldular. Ama tabelaya sadece yedikleri yansıdı. İkinci gol zaten tamamen, pususu itinayla kurulmuş sinsi bir kontratak golüydü. Bu deplasman yenilgisine rağmen, Süper Lig'de bir şeyler başarma heyecanıyla ilerleyen haftalarda iyi sonuçlar alabilirler. Ama tecrübesizlikleri fazlaca ağır basıyor gibi geldi bana. Özellikle önümüzdeki hafta oynanacak Beşiktaş maçında bu tecrübesizlik ağır sonuçlara sebep olabilir. Zaman onlara da ilaç olacak mı bakalım.

Mesut Bakkal'ın aldığı Gaziantespor'u bu maça bakarak değerlendirmek zor. Kasımpaşa'nın baskısını durdurmakta fazla zorlanmadılar ama kendileri de çok yaratıcı ve üretken bir iş yapamadılar. Onlar da haftaya Fenerbahçe'ye konuk olacaklar. Ne oldukları o maçta biraz daha iyi anlaşılır.

Haftanın tek beraberliği Denizlispor-Bursaspor maçından çıktı. Geçtiğmiz sezon hafta başına 1'in biraz üstüne çıkan 0-0'ların da ilki...

Denizlispor kendi evinde yine bir kayıpla başlasa da, Güvenç Kurtar, geçen sezonun sonundan kalma 10 maçlık yenilmeme serisini gündeme getirmeyi tercih ediyor ve bunun da kaybedilmeyen 11. maçlığını vurguluyor. Oysa iç sahada alınan bu beraberlikler hep bela oldu Denizlispor'un başına. Fakat şunu da söylemek lazım ki, 0-0 biten bu maçta Bursaspor'un Venezuella'dan getirdiği kaleci Vega oldukça başarılı ve şık kurtarışlar yaparak, golsüzlüğün temel sebeplerinden biri oldu. Yine Denizli tarafında Santos'un Roberto Carlos'vari kısa adımlarla gelerek kullandığı serbest vuruş maçın önemli pozisyonlarından biriydi. Sonuçta, iki tarafın da tatmin edici görünmediği maçta takım olarak Denizlispor, futbolcu olarak da Vega biraz öne çıktı.

İlk hafta maçlarının sonunda iyi bir lig izleyeceğimize dair inancımın arttığını söylemeliyim. Geçtiğimiz sezon Anadolu kulüplerinin büyüklerden çok puan alması hoştu fakat bunun temel sebebi küçüklerin iyileşmesi değil, büyüklerin düşmesiydi. Bu sezon büyüklerin çıtayı daha yukarıda kuracağını, Anadolu kulüplerinin de oraya yaklaşmaya çalışacağını umut ediyorum.

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 Ali Denli - Adana 16 Ağustos 2007, Perşembe 05:54  
Ilk haftayi cok guzel yorumlamissiniz. Ancak Balili ve Ayman olayina katilmiyorum. Olayi baslatan Balili, stad kamerasinda Ayman'a tukuruyor ve olay bu sekilde basliyor. Bunlari gorunce hepiniz rezil olabilirsiniz.
 9 Köyden Kovulan - İstanbul 15 Ağustos 2007, Çarşamba 16:36  
Akın Bey eğer Sivaslı oyuncular tribündeki Trabzonlu taraftarları dövseydi söylediklerinizi anlardım ama sahaya girip kendilerini dövmeye kalkan taraftarlara karşılık vermelerini (biraz abartmış olsalar da) tahrik olarak algılamak için biraz fazla taraflı bakıyor olmak gerekir.
 Akın Hoş - İstanbul 15 Ağustos 2007, Çarşamba 13:03  
Peki ya işi bu noktaya getiren hakem? Ya Trabzonspor seyircilerini darp eden, döven Sivassporlu futbolcular? Bunlar kışkırtma değil mi? Biraz empati bjk gs fb taraftarları. Sizin sahanızda rakip takım futbolcuları taraftarınızı dövüyor. Ne hissederdiniz?Sahaya girenlertamamenhatalı ama kışkırtmalarıda görmemiz lazım. Bence bu durumlarda kulüplere ne kadar ceza verirseler versinler, o kişilere ağır ceza verilmediği sürece olayların önü kesilmez. Sezon boyunca seyircisiz 1 lig seyrederiz korkarım

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Galatasaray 1 3
2 Trabzonspor 1 3
3 Beşiktaş 1 3
4 Konyaspor 1 3
5 Bursaspor 1 3