CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
EURO 2008
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Devrim Çetin
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Kurtuluş!

Geçen sezonun başından beri Serdar hakkında destekleyici yorumlar yapan ve Tigana'nın ısrarla oynatmasını savunan biri olarak Serdar ile ayrıca gurur duyuyorum.


NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

İnatla futbol yazmadığım haftalardan sonra nihayet bir Beşiktaş yorumu beni çağırıyordu dün gece. Sonuçta bir iç saha, bir dış saha ve bir de ciddi bir Avrupa kupası karşılaşması izlemiştim ve artık bazı şeyleri önyargısız olarak yorumlama imkanım doğmuştu.

 

Tabii bu arada çeşitli kriterleri bir araya getirerek, Türkiye’de sevdiğim şehirlerin en başında geldiğini iddia edebileceğim Eskişehir’i anmadan geçemeyeceğim. Ne alaka diyecekseniz; Zürih – Beşiktaş karşılaşmasının olduğu gece bir iş seyahati nedeniyle Eskişehir’de idim. Ancak o gece şehirdeki restoranların / kafelerin –en azından benim yokladıklarımın- tamamı sadece Fenerbahçe maçını yayınlamayı arzu ettikleri için, Beşiktaş karşılaşmasını sadece 35 dakika kadar izleyebildim, ki doğal olarak izlenimlerim de o 35 dakikadan ibaret.

 

Aslında Beşiktaş yorumunu 4 ana grupta toplamak gerekiyor: a) parlayan (ve parlayamayan) oyuncular – daha doğrusu Serdar Kurtuluş- b) teknik idare c)transferler ve d) yönetim (?).

 

Serdar Kurtuluş…

Herşeyden önce bu sezon kendini geliştiren ve geliştiremeyen futbolcular var Beşiktaş’ta. İşte burada Serdar Kurtuluş’a ayrı bir pencere açmak gerekiyor. Zira ben geçen sezonun başından beri Serdar hakkında destekleyici yorumlar yapan ve Tigana’nın ısrarla oynatmasını savunan biri olarak Serdar ile ayrıca gurur duyuyorum.

 

Serdar geçen sezonun ilk yarısını savunma önünde mücadele ederek ve rakibe basmayı öğrenerek geçirdi. Sezonun sonlarını ise, o pozisyondaki bir oyuncu için en önemli artı olan şut yeteneğini geliştirmekle harcadı. Üstelik Serdar sol ayağını da kullanmaya başlamıştı.

 

Serdar bu sezona sürpriz bir şekilde savunmanın sağında başladı. Ve Serdar Özkan ile beraber iyi bir ikili oldular. Evet, dün gece Kasımpaşa’nın o kanada ekstra önlem alması, Serdar Özkan’ın bu nedenle sürekli yer değiştirerek adaşını yalnız bırakması gibi nedenlerden dolayı aksadılar. Ancak Serdar Kurtuluş, bugün isaabetli ortalarından adam eksiltmelerine, kafasını kaldırabilmesinden top kaptırmamasına ve kaybedilen topun peşini bırakmamasından savunmadaki yerinde müdahalelerine kadar mükemmel bir oyuncu olma yolunda kendini çok ama çok hızlı geliştiriyor. Diğer Türk futbolcularından en büyük farkı ise öğreniyor ve çalışıyor!!!

 

Konya karşısında Serdar Kurtuluş tek golün ortasını yaparken, önce kafasını kaldırması, sonra gelen rakibi ekarte etmek için topu sağa çekmesi ve topu tam Bobo’nun kafasına göndermesiyle, dün gece ise Beşiktaş’ta kendisinden ilerde oynayan birçok oyuncudan çok daha ustalıkla adam eksiltmesi ve geriye isabetli bir pas çıkartmasıyla ne kadar farklı olduğunu gösterdi.

 

İşin ilginç yanı Serdar Kurtuluş henüz A Milli Takımda değil! Üstelik o Beşiktaş savunmasında sadece o A Mili Takımda değil!! İddialı konuşmayı hiç sevmem ancak, kolaylıkla iddia edebilirim ki, Serdar bugün birçok büyük kulüpte rahatlıkla oynayabilir. Ve bu yorumu sadece bugünkü becerilerine bakarak değil, öğrenme ve çalışma kapasitesine bakarak yapıyorum.

 

Olumlu anlamda göze batan diğer oyunculardan biri Serdar Özkan, diğeri ise Bobo. Tello ise kaptanının sayesinde savunmada oynamak zorunda kalsa da kimsenin yüreğini ağzına getirmiyor. Ve aslında Beşiktaş şu anda bu oyuncuların büyük katkısıyla kazanıyor.

 

Olumsuzların başında ise kaptan İbrahim Üzülmez geliyor. Takımını insanı çıldırtacak derecede gereksiz ve anlaşılmaz hareketlerle 3 hafta eksik bırakmayı başaran biri için olumlu bir şey düşünmek de zaten mümkün değil. Bunun dışında oyunun savunma yönüne hiçbir katkı yapmayan ve ayağına gelen her fırsatı harcayan İbrahim Akın ve sırtı dönük aldığı her topu kaptırarak bütün takımın geri koşmasına neden olan Nobre diğer olumsuzlar.

 

Kapalı bir rakip nasıl açılır?

Teknik yorumla devam edelim:

 

Şu bir gerçek ki, günümüzde kapanan bir rakibi açmak için bazı varyasyonlar denemeniz gerekiyor.

 

  • Bunlardan biri savunma oyuncularının ve orta alan oyuncularının geriden sürpriz çıkışlar yapmaları. Beşiktaş 2 lig karşılaşmasında da bunu çok fazla yapmadı. Savunmanın göbeği, duran toplar dışında hiç çıkış yapmadı. Hatta dün gece ben tam bunu yazmaya başlarken İbrahim Toraman (bir serbest vuruş vasıtasıyla olsa da) nihayet hücuma çıktı ve rakibin adam paylaşımını bozarak Beşiktaş’a beraberliği getirdi.

  • Bir diğeri, hücumları kanatlara yönlendirmek ve dip çizgiden içeriye ve - daha da iyisi- geriye isabetli paslarla rakibi bozmak. Bunu sağ tarafta iki Serdar çok güzel yapıyor. Ve dün geceki galibiyet golü bu hareketin bir ürünüydü. Yalnız unutmayalım ki, gol bir kanat organizasyonundan değil tamamen Serdar Kurtuluş’un bireysel becerisinden geldi. Sol kanat ise çizgiye inemediği gibi çok da top kaybediyor.

  • Bir başkası rakip kaleye – özellikle seken toplarda - bol şut atmak. Beşiktaş bunu hemen hemen hiç yapmıyor.

  • Ve en önemlisi, rakibi üzerine çekerek ve rakip kalesinden uzaktayken, kapılan toplarla rakip yerleşemeden isabetli ve hızlı paslarla gole gitmek. Ancak Beşiktaş orta sahasında top rakipteyken pres yapan çok az oyuncu olduğundan, Beşiktaş’ın rakibi hazırlıksız yakalaması imkansız hale geliyor. Özellikle Konya karşısında Koray çok yalnızdı. Ricardinho ve İbrahim Akın oyunun savunma yönünü hiç oynamayınca topun hakimiyeti Konya’da kaldı ve Beşiktaşlı diğer oyuncular rakibi kovalamakla çok fazla enerji harcadı. Öte yandan Beşiktaş’ta Bobo dışında bu tip kontra pasları değerlendirebilecek hücum oyuncusu da yok, bu da ayrı bir sıkıntı.

Bu arada, taraftarın Ertuğrul Sağlam’a olan koşulsuz desteğini takdir etmek gerekiyor. Şunu anlıyoruz ki, yönetimin aksine, taraftar artık kısa vadeli başarılar peşinde değil, güzel futbolu ve kalıcı başarıları arzuluyor.

 

Yönetim ve transferleri ise bir sonraki yazıda değerlendireceğiz….

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 ömür g  - İstanbul 01 Eylül 2007, Cumartesi 00:34  
yazılarınızı severek takip ediyoruz.Beşiktaşta Ertuğrul Sağlam'ın gelmesiyle beraber takıma değişik bir hava getirdi. Yalnız unutmamak gerekirki gecen seneden Tigana'ın kötü oynayıp 1-0 kazanan takımından cok fazla farkı olmadıgını düşünüyorum. Ilave olarak kanatlara Tello ve Serdar geldi. Serdar Özkan'ın performansı Beşiktaş'a itici güç katıyor. Tello'nun uyum sorunu devam ediyor. Diatta diye bir oyuncu neden alındı ve neden oynatılmıyor belli değil.. Bobo umarım sakatlanmaz...
 ersel altıparmak - Kayseri 24 Ağustos 2007, Cuma 21:42  
Seyircinin ve kulüplerin yerli antrenörlere karşı olumlu davranması, onların arkasında olup desteklemesi yerli antrenörlerin önlerinin açılması için güzel bir destek devamını diliyor, daha nice değerlerimizin tüm kulüplerimizin başında, hatta ihraç edilecek boyutta olması dileğiyle. Başarılar diyorum yerli antrenörlere güzel,
 CAGDAS - İstanbul 21 Ağustos 2007, Salı 23:19  
arkadaslar ben bjk dan mıllı takıma cok adam gıtmesıne sıcak bakmıyorum nedense hep bızım futbolcularımız mıllı takımda sakatlanıyo,gecen sene i.uzulmez,gokhan zan,i toraman en onemlı zamanlarımızda mıllı takımlarda sakatlandılar bence bole ıı kalecıler gıdebılır..

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Galatasaray 1 3
2 Trabzonspor 1 3
3 Beşiktaş 1 3
4 Konyaspor 1 3
5 Bursaspor 1 3