Bıraktığımızda "Türk Telekom Lig A" olan 2. Lig’in dönüşü “TFF 1. Lig” şeklinde oldu. İkisine de İkinci Lig dediğiniz ligleri A ve B şeklinde ayırmak manasızlığından kurtulmak olumlu elbet ancak akıllarda 2. Lig olarak yerleşen şeye zorla ve ille 1. Lig demek neyin nesi anlamak zor. Sonuçta kafamızda yer ettiği şekliyle 2. Ligimizde -ki bundan sonra da böyle anacağım ben- de Süper Lig’e terfi için mücadele başladı, hayırlara vesile olsun diyerek topa girelim…
ANTALYA’DAN HIZLI GİRİŞ
Geçen sezon oynadığı futbol-durduğu yer dengesine bakıldığında Antalyaspor’un ligden düşmesi trajik olmuştu. Şükür ki intihar etmeden(!) görevi bırakan Yılmaz Vural’ın yerine geçen Raşit Çetiner idaresindeki kırmızı beyazlılar lige öyle bir giriş yaptılar ki, şimdiden “kesin beklemeden dönüyorlar” muhabbetlerinin konusu oldular. Çetiner, ilk maçlarda yaşanan endişeyi atlatmanın önemli olduğunu ama rehavete kapılmayacaklarını söylüyor. Beri taraftan Antalyaspor’dan 6 yiyen Mardinspor için de “bu sene gidecekler” laflarının söylenmesi boşuna değil: Takımı bulunduğu yere kadar getiren ancak özellikle geçen sezon yapılan önemli transferlere rağmen sonuç alamayınca “artık yeter” diyen Süleyman Bölünmez’in görevi bırakması sonrası tam anlamıyla “dağılmış” durumdalar. Antalyaspor maçına çıkmamaları gündemdeyken aldıkları sonuç hepten maneviyat kırıcı. Acilen takıma el uzatacak birilerini bekliyorlar.
Süper Lig’den gelen bir başka takım Sakaryaspor da lige iyi başladı. Aralarında gerginlik olan Kocaelispor karşısında, üstelik hazırlık döneminde Altay’la yaptıkları maçta çıkan olaylar nedeniyle 3 maç seyircisiz oynama cezası almışlarken gelen 4-1’lik galibiyet takıma sıkı bir moral motivasyon vermiş durumda. Teknik Direktör Hüsnü Özkara daha önce Konyaspor’u Süper Lig’e çıkarmıştı; Sakarya’da da hedefi terfi. Sakaryaspor’un maç kadrosuna bakıp göremeyince merak eden olmuştur diye not düşelim: Sezon öncesi hangi takıma gideceği epey konuşulan Kolombiyalı kaleci Martinez –ki Süper Lig ayarında olduğunu herkes kabul eder- sakatlığı nedeniyle yaklaşık 5 hafta takımdaki yerini alamayacak. Fuat Yaman’ın çalıştırdığı Kocaelispor’da ise yenilgiden çok, Sakaryaspor’a yenilmiş olmak gerginlik yaratmış durumda.
SEMPATİ KONTENJANI: KARTALSPOR
Süper Lig’den düşenleri 2B’den çıkan Kartalspor izliyor. İlk hafta yine 2B’den gelen Boluspor’u 3-1 yenen İstanbul’un bordo beyazlıları kurdukları genç kadroya güveniyorlar. Takımın başında vakti zamanında Şekerspor formasını da giymiş bir futbol emekçisi var: Mehmet Altıparmak. Kontenjan sempatimizi onlardan yana kullanmamız kaçınılmaz. Serhat Güller’in çalıştırdığı Boluspor’un amacı ise en azından ilk altıya girip play-off’a kalabilmek.
Sezon öncesinin en çok konuşulan takımı Eskişehirspor oldu. “Kemal Abi”nin seçim yatırımı olarak takıma “kazandırdığı” Sergen meselesi epey gündemdeydi. Şekerspor için de gol atmışlığı, asist yapmışlığı vardır sağolsun ama “pek kötü oldu bizden gitmesi” demiyorum doğrusu. (Şekerspor’a transfer olurken “bitmiş Sergen’i aldılar”, “endüstriyel futbol tukaka” diyenlerin “Sergen Eskişehir’i uçuracak”a dönmelerine de selam olsun tabii.) Teknik direktör Metin Diyadin’le yaşadığı gerginlik yüzünden Diyadin’in istifa noktasına getiren, kadro dışı bırakılan sonra affedilen Sergen ilk maçta son 15 dakika sahadaydı. Sonrası meçhul şimdilik. Kırmızı siyahlıların lige iyi başlaması sürpriz değil zaten ama hiçbir zaman sonunu getiremedikleri de malûm. Bu sene Gençlerbirliği OFTAŞ’ı yaratan Diyadin’le durum değişir mi göreceğiz. Elazığspor teknik direktörü Erol Tok ise 3-4 hafta daha zaman istiyor.
TANER KALDIĞI YERDEN DEVAM
Yönetim krizine eklenen mali kriz yüzünden çok sıkıntılı günler yaşayan, lisans paralarının son anda yatırılmasıyla Gaziantep BB. maçına çıkan Metin Yıldız’ın çalıştırdığı Malatyaspor sahadan 2-0 galibiyetle ayrılmayı başardı. Gollerde geçen sezonun gol kralı Taner Demirbaş’ın imzası var. Ancak kaos ortamından kurtulamazlarsa işleri zor. İsmet Savcılıoğlu idaresindeki Gaziantep BB. ise yeni bir takım oluşturmanın sıkıntılarıyla bir süre boğuşacağa benziyor.
Yeni hocasıyla yeni takım kuran bir başka ekip de Orduspor. Takımı, geçen sezon Gaziantep BB. ile oldukça başarılı bir dönem geçiren -hatırlayalım tam 17 maç kaybetmemişlerdi- Suat Kaya’ya emanet eden mor beyazlılar, ilk hafta deplasmandan galip dönen tek takım. Ekrem Al’ın çalıştırdığı Altay, ilk maçında evinde kaybetmenin üzüntüsü içinde.
EN AVRUPAİ…
Yönetim meselesini vali yardımcısını “onursal başkan” olarak adlandırarak çözmüşe benzeyen Diyarbakırspor, kendi evinde Erciyesspor’la 1-1 berabere kalırken ilk haftanın gerginliğine de imza attı: Hakemin 78’de Diyarbakırspor’un attığı golü önce verip sonra geçersiz saymasıyla başlayan olaylar fazla büyümeden sona erdi. Teknik direktör Murat Yiğiter daha iyi olacağız derken, Vali Yardımcısı Hasan Tanrıseven Diyarbakırlı iş adamlarını desteğe davet ediyor. Ligin en Avrupai takımı Erciyesspor cephesinde ise akıllarda Maccabi Tel Aviv maçı var. Turu geçip yollarına devam etmek istiyorlar. Mehmet Bulut, her durumda takımına güvendiğinin altını çiziyor.
Geçen sezon epey zaman play-off’çu kalıp sonlara doğru aldığı yenilgilerle yarıştan kopan İstanbulspor, bu sezona Beşiktaş’ın pilot takımı gibi olacak gibi bir anlaşmayla iddialı girdi. Saffet Sancaklı takımın başına da Beşiktaş’ın sembol isimlerinden Ulvi Güveniroğlu’nu geçirdi. İlk maçta Samsunspor karşısında aldıkları beraberlikten çok, beraberlik golünü yedikleri penaltının haksızlığına isyan ediyorlar. Yücel İldiz’in Samsunspor’unda
“önümüzdeki maçlara bakıyoruz” klişesi dahilinde “bakılacak ilk maç” Antalyaspor maçı.
Ligin yeni takımlarından Giresunspor, Karşıyaka karşısında golü ve galibiyeti bulamamasını sahaya 5 futbolcusundan yoksun çıkmasına bağlıyor. Akif Başaran’ın çalıştırdığı ve sağlam bir taraftar grubu olan küfürden, taşkınlıktan uzaklıkları Karşıyakalılar tarafından da tescillenen “Çotanaklar”ın lige renk katacaklarını bekleyebiliriz. Bu sene Engin İpekoğlu’na teslim edilen Karşıyaka ise penaltı kaçırmasına rağmen 1 puandan yine de memnun.
ŞEKER PARÇASI
“Kaşarlardan” kurtulmak, teknik adamlık deneyimine ilk defa başlayacak Osman Özköylü’ye takımı emanet etmek doğru mu zaman gösterecek elbette. Naçizane fikrim kaşarlar konusunda pek isabetli bir karar alındığı yolunda olsa da, teknik adam konusunda henüz kararsızım doğrusu.
Takıma yeni gelen gençlerin azimli, hırslı, çalışkan olduklarından şüphe yok; Osman hocamızın futbolunu da 2B’ye çıktığımız seneden -ve tabii öncesinden- zaten biliyoruz. Lakin işte işler zorlaşmaya başlayınca baskıyı kaldırıp kaldıramayacağınız, nefesi yetirip yetiremeyeceğiniz belirleyici hale geliyor. Tecrübe, görmüş geçirmiş olmak denilen şey de öyle durumlarda pek lazım oluyor. Her durumda şimdilik görüntü gayet iyi. İki maçta iki galibiyetle gidiyor takımımız. Daha ne isteyelim.