|
|
 |
Mallorca'ya giderken
2010'a giden yolda çok önemli bir turnuvanın öncesinde maalesef yine endişeliyiz.
NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı
Tam yolculuk arifesinde aldık "tatsız" haberi. Serkan Erdoğan dizindeki ağrılar sebebiyle milli takım kadrosunda yer alamayacak. Son iki yıldır Tau'da kilit oyunculardan biri olan Serkan, iki yıl üst üste "Final Four" oynayan ekibin başarısında büyük pay sahibiydi. Koç Tanjeviç'in resmi açıklamasında "sağlık komitesinin raporu doğrultusunda Efes Pilsen ile geçireceği sezon da göz önüne alınarak..." gibi bir ifade var?
Serkan'ın olayına gelmeden, öncelikle koç Tanjeviç'in durumu ile ilgili bir iki şey söylemek istiyorum. Bu açıklamadan da anlaşılıyor ki Sayın Tanjeviç Fenerbahçe'nin de teknik patronu olmasının baskısıyla biraz rahatsız." Bu ifadeye ne gerek var ki?" diye soruyor insan. Sayın Tanjeviç belki de gelecek sezon ligde şampiyonluk yarışı yapacağı rakip takımın as oyuncusunun sakatlığının üzerine gitmekle suçlanmaktan çekinmiş olabilir? Ama bu, paralelinde çalıştırdığı milli takımın başarısını direkt etkileyen bir husus değil mi sizce de? Bir zamanlar Federasyon Başkanımız "Bir klüp takımının koçu asla milli takımı çalıştıramaz" fikrinin en büyük savunucusuydu. Ben aslında bu fikre katılan biri değilim. Çünkü bu uygulamanın başarılı örnekleri birçok spor dalında mevcuttur. Ama görüyoruz ki "riskleri ve şüpheleri" de beraberinde getiriyor.
Serkan'ın dizine gelirsek. Öncelikle Serkan'ın dizi Japonya öncesi çok daha feci bir haldeydi. Ama Serkan turnuva boyunca -takımın her bireyi gibi- kahramanca mücadele etti. Turnuva da 15,4 sayı ortalaması %42'nin üzerinde 3 sayı isabeti ile en önemli hücum silahımız oldu. Molalarda bile sürekli tedavi olup acı içinde bir seyehati göze almıştı. Belki de 29 yaşına gelen yıldızımız bir daha böyle bir riski almak istememiş olabilir. Bunda da yüzde yüz haklıdır. Bence geçen Dünya Şampiyonası öncesi de özrünü istese yine hakkıydı. Ama eğer böyle bir gerekçe kabul görebiliyor ve FIBA'nın resmi sitesinde bile yer alabiliyorsa geçen yıl sakatlıklarını bahane eden Hedo ve Memo için niye bu kadar fırtına koparıldı? O zaman bu yıldızlarımızla teknik ekip arasında bir cepheleşme yaşanırken hepimiz çok üzülmüştük. Acaba neden Utah ile ya da Orlando ile geçirilecek sezonlar düşünülmedi? Hatta o bahsi geçen sezon Memo "All-Star" oldu, takımını konferans finaline taşıdı ve bütün dünyada milyonlar "Türk" adını andı. Tahminimce 2005 Sırbistan'da yaşanan hayal kırıklığının devamıydı o kriz.
Serkan tanıdığım kadarıyla gerçekleri dile getirmekten hiç kaçmayan çok dobra biri. O bir açıklama yapmadıysa, ya gerçekten sakatlığı çok büyük risk taşıyor ya da turnuva öncesi ekip bütünlüğü için sessiz kalıyor.2010'a giden yolda çok önemli bir turnuvanın öncesinde maalesef yine endişeliyiz. Kağıt üzerinde çok kaliteli bir kadro var. Ayrıca bu gençlerin bir çoğunu neredeyse çocukluklarından beri tanıyorum. Hepsi ayrı ayrı çok iyi karakterler. Ama birlikte hareket etmenin ilk kuralı fedakarlık ve hoşgörü. Aralarında bu konuları tamamen çözebildiklerinde onları kimsenin kolay kolay durduramayacağını düşünüyorum. İşte endişeler bu noktada ortaya çıkıyor. Serkan'ın kopuşunun altında başka bir sebep mi var? Antremanlarda ve İzmir'de ki turnuvada bazı detaylar bazı jestler maalesef gözlerden kaçmadı. Eskiden can ciğer dost olan bazı oyuncuların arkadaşlıkları bozulmuş gibi maalesef.Şimdi tabi bunlardan konuşmanın sırası değil belki ama Editörüm Sayın Bostancıoğlu (Adnan ağabey) benden samimi bir yazı istediğinde içimi dökmek istedim sizlere. Bu çok sevdiğim sporcu topluluğunun başarısını, mesleki kariyer düşüncesinden ve inanın milli gururdan tamamen apayrı bir şekilde, kardeşlerimin arkadaşlarımın başarısı için istiyorum. O yüzden birbirimize karşı dürüst ve anlayışlı olmanın zamanı geldiğini düşünüyorum.
|
Recep Kara - Manisa |
08 Eylül 2007, Cumartesi 14:20 |
|
Merhaba. Türkiye nin maçlarında
tribünlere bakın, kaç tane türk
seyirci var? Yöneticilerin işi nedir?
Ülke gezip fotoğraf çektirmek,eşine
dostuna hediyeler almak mıdır? Yoksa
organizasyon yapmak,taraftar toplayıp
takıma en üst seviyede destek
sağlamakmıdır? Anlaşılan birinci şık
tercih ediliyor.Ben olsam ne yapardım?
İspanya Büyükelçisini ziyaret eder bir
kahvesini içerdim ve maçlarda takımı
desteklemek için taraftar
bulmasını,Türk leri organize etmesini,
bilet ücretlerinin federasyon
tarafından karşılanacağını söylerdim.
Bunu elçi zevkle yapardı. Bırakın
elçiyi Oradaki bir esnaf bile arenaya
200-300 taraftar toplar. Böylelikle
belki takıma lazım olan ruh da bir
yerlerden çağırılmış olurdu. Tanjeviç
in başarısızlığına zaten söyleyecek
lafım yok, o eşyalarını toplamaya
başlamıştır. Saygılar
|
büşra zerdali - Ankara |
07 Eylül 2007, Cuma 13:40 |
|
Avrupa şampiyonasında 2006da
izlediğimiz milli takımı
göremiyoruz.sanki hırs ve azim yok
olmuş.inşllh madrid de iyi bir oyun
çıkarırlar.bu arada MUARAT KOSAVA
mükemmel bi yorumcu.maç sırasındaki
yorumlarıyla hepimizn beğenisini
topluyor..ama murat abimizde
ispanyadaki maçlar için çok üzgün
sanırım...
|
barış boy - İstanbul |
05 Eylül 2007, Çarşamba 17:22 |
|
memo ve hido hiçbir varlık
göstermiyor.isteksiz oldukları her
hallerinden belli.Türkiye adına
oradalar bunu unutmasınlar.ARTIK
KEYİFLE BASKETBOL İZLEMEK İSTİYORUM.
|
|
|
 |
| LİGDE PUAN DURUMU |  |  | | | | O | P | | 1 | Sivasspor | 16 | 34 | | 2 | Trabzonspor | 16 | 34 | | 3 | Galatasaray | 16 | 33 | | 4 | Fenerbahçe | 16 | 32 | | 5 | Ankaraspor | 16 | 30 | |
|
|