En başından yazayım. Maçın ardından "elveda meyhaneci" tadında, "aynı kadeh aynı mey bir tat alamıyorum" sözlerinin, "bu akşam sarhoş olamıyorum" nakaratının etkisi altında kaldığımızı hatırlatmak isterim. "Ne yerdeyim ne gökte, bir garip seferdeyim" diyor ya şarkıda, işte o hesap "bir başkayım bu akşam" diye haykırdı Fenerbahçeli futbolcular, sağ olsunlar .
Dördüncü haftada kaybedilen beşinci puanın öyküsü. Aslında daha önceleri de değinmiştim, bu bir Fenerbahçe Masalı. Aşk, ihtiras, acı, kazanmak, kaybetmek, aldatılmak, zengin bir fabrikatör kızıyken, babanızın şoförüne aşık olmanız gibi sadece Türk filmlerine özgü temalarla açıklanabilecek, gariplikte bir öykü. Aynı, değişmeyen, sınırlı yaratıcılıkta ve SIKICI.
Hani biz bu hallerini seviyoruz, seni her türlü severim, "yenilsen de yensen de taraftarın seninle" gibi. Herhalde seninle olacağız, takım mı değiştirecektik bir yenilgiyle, beraberlikle diyenler de olacaktır, haklılar ne diyeyim. Neyse bunlar duygusal meseleler fazla kurcalamamak gerekir, herkesin sevgisi kendisine, biz işimize bakalım ve GERÇEKÇİ olalım.
Hafta içi Anderlecht'i yenerek Şampiyonlar Ligi'nde gruplara kalma başarısı gösteren sarı lacivertli ekip, ligin yeni ekibi Oftaşspor karşısında rahat bir maç çıkartır beklentisi içindeydik. Evet, takım oldukça RAHATTI ve bu rahatlık 2 puanın kaybedilmesine neden oldu. Hayırlı uğurlu olsun.
Orta sahada Deniz ve Aurelio'nun eksikliği, savunma hattında maçın henüz başında Edu'nun sakatlanması, Alex'in VE TABİKİ Kezman'ın bir türlü istenilen seviyeye ulaşamamış olması, Appiah'ın geçmek bilmeyen sakatlığı, yaratıcı oyuncu kabilinden Tümer'in de takımda yer almaması diye uzayan bir listeyle takımı savunacak halimiz yok. Olmasın zaten.
İlk yarı şişir babam ileriye, Kezman koş babam delicesine, Colin dön babam geriye. Kemal top kaybet, Önder vur bakalım, Lugano hadi sen de durma. Dünyaca ünlü Roberto Carlos eksik kalır mı, takım böyle olunca? 
ORTA SAHA NEREDE?
Selçuk garibim rakiple mi uğraşsın Kemal'in açıklarını mı kapatsın, oyun mu kursun? Uğur Boral, sezon öncesi fırtına gibi esince, "Tuncay'ın yerini alacak" dendi. Doğru yerini aldı ama, neyse. Colin de sağ olsun bize Deivid'in ne denli önemli bir oyuncu olduğunu hatırlattı. Başka söze gerek var mı, bence yok.
BİR ŞEKİLDE atılan golün ardından, daha sakin ve kontrollü oyun bekleyen Fenerbahçeli taraftarlar, nasıl bir yanılgıysa bu ve hangi kelimelerle açıklanacaksa bilemiyorum, hayal kırıklığı diyerek konuyu bağlayalım, yalnızlık, bunalım, OFFFFtaş bir halde maçı izlerken yoruldular. Kaybedilen puanların ileride, çok ileride altın değerinde olmaması dileğiyle..
Ha bu arada Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım "dünyaya açılacak tek takımız" dedi, saygılar. Tek başına sloganlarının pek bir tuttuğu yurdum insan ruh halini iyi bilirim lakin taraftar icraat görmeyince TEK dişi kalmış canavar misali hesap sormaya başlar en başından söylemek gerekir. Ne diyelim Sayın Yıldırım, durmak yok yola devam.