Litvanya gibi köklü bir ekolden gelen tecrübeli ve kaliteli oyunculara sahip bir takımı yenerek Avrupa Şampiyonası'na başlamak hiç şüphe yok ki Türkiye için büyük bir moral kaynağı olacaktı.
Oyuncularımızın galip geldikçe özgüveninin arttığını ve daha bir dirençli oynadıklarını biliyoruz. Geçen yıl Japonya'da bunu yaşayarak öğrenmişik. Ama bu kez öyle olmadı iyi başlayamadık.
NBA yıldızı Jasikevicius'un özellikle dizindeki sakatlıktan sahaya dönüşünde, yani ilk yarının son dakikaları ve maçın kaderinin değiştiği 3. çeyrekte takımını bir orkestra şefi gibi yönetip, akıcı basketbol oynatmasına engel olamadık.
Litvanya, maçın tamamında ribauntlarda ve çember altı mücadelesinde etkili olan, buradaki üstünlüğünü kullanarak oyunda dizginleri elinde tutan taraftı. İstedikleri anda, istedikleri oyuncuyu, istedikleri noktada topla buluşturmayı bildiler ve genelde göze hoş gelen akışkan bir basketbolla sayılarının neredeyse yarısını boyalı bölgeden ürettiler.
Bu oyuna aynı şekilde karşılık veremedik. Rakibin boyalı bölgede iyi yardımlaşan ve sertleşen savunması önünde çareyi sürekli dışardan 3'lük atmakta bulduk. Maça ortak olabilmemiz için bu 3'lüklerde isabet oranının yüzde 40-45 gibi iyi yüzdelere ulaşması gerekirdi. Ancak yüzde 31'de kalınca Litvanya'yı sıkıştırabilecek pek az fırsat yakaladık. Onlar da rakibin biraz galibiyet havasına girdiği ve gevşediği bölümlerde oldu. Son 5-6 dakikada belki bu fırsatları daha iyi kullanmak mümkün olabilirdi.
Şimdi ikinci maçımızda Almanya ile karşılaşacağız. Almanlar, Litvanya kadar komple bir takım değil. Onlar kadar sert savunma da yapamıyorlar. Bu şartlarda galibiyete daha yakın olduğumuzu söylemek mümkün. Ancak 1 gün önce uzatmada kazanırken yıpranan rakibi devirebilmek için daha akılcı bir oyun oynamamız, nerede ne yapacağımıza karar vermemiz gerek.
Litvanya önünde zaman zaman hücumda çok statik kaldık. Sürekli dış atışlarımızı el üstünden kullandık. Almanya maçında bu donukluğu kırıp rakibin en büyük kozu olan Nowitzki'yi de (Çeklere 35 sayı attı) düşük sayılarda, hiç değilse 20 civarında tutmamız gerekiyor.