CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
EURO 2008
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Mert Aydın
Murat Demiryas
Devrim Çetin
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Gizem Altınkaya
Çağrı Develioğlu
Tolga Özek
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
NBA TV'DE BU AY
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Hak etmedik

Bireysel bazda çizdiğimiz bu pembe tablo neticesinde ortaya çıkan sonuç, nasıl bu kadar beklentilerin altında olabiliyor? İşte temel soru da burada zaten.


NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

Şu günlerde basketbol milli takımımızın Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda başarısız olarak elenmesi hakkında gerek görsel gerek yazılı basında birçok yorumlar yapılıyor. Kimi yorumcular oyuncuları eleştirirken, daha büyük bir kısım teknik ve idari kadronun yetersizlikleri ve hataları üzerinde duruyor.

 

Benim bu yazıda üzerinde durmak istediğim konu ise bu tip teknik konulara girmek değil. Asıl değinmek istediğim, daha makro bir bakış açısıyla bu denli kuvvetli bir milli takımın turnuvanın henüz başlarında elenmesinin ne derece üzüntü verici olduğunun altını çizmek. Başka bir deyişle, gerçekten de bu başarısız sonuçları hiç hak etmediğimizi vurgulamak. 

 

Mevcut basketbol milli takımımız, belki de tarihimizin en güçlü kadrolarından birine sahip. Kadromuzu kısaca gözden geçirirsek önemli NBA oyuncularına sahibiz. Mehmet ve Hidayet, her ne kadar belirli açılardan eleştirsek de NBA’de belli kariyere sahip oyuncular. Özellikle Mehmet NBA şampiyonluğu yaşamış, NBA All-Star kadrosunda yer almış, kendine özgü yetenekleri olan, hem içeriden hem dışarıdan oynama avantajına sahip bir oyuncu.

 

Keza Hidayet’in kariyeri de parlak. Mehmet kadar istikrarlı olmayabilir; ancak uzun boyuna rağmen üstün fundamentali sayesinde rahatlıkla 1 numara oynayabilen, gerektiğinde kendini bir 4 ya da 5 numara olarak kullanabilen bir oyuncu.

 

Bu iki oyuncunun yanı sıra, kendini Avrupa’nın ve ülkemizin önemli takımlarında kanıtlamış oyuncularımız var. İbrahim yılların tecrübesi ile oynuyor. Bence ilerlemiş yaşına rağmen kendinden beklenen performansı vermeye çalışıyor.

 

Henüz 20 yaşındaki Ersan’ın yetenekleri tartışılmaz. Şu anda olması gereken seviyede mi diye sorarsak tabii ki değil. Ama, doğru şekilde işlendiğinde ve motive edildiğinde Türk basketbolunun en önemli oyuncularından biri olabilir.

 

Kaya ve Ermal, Avrupa’daki önemli uzunlardan. İkisinin de en büyük problemleri istikrar belki; ancak her ikisi de önemli işler yapıyorlar. Diğer bir uzun Kerem, tam bir görev adamı. Ondan beklenen işi harfiyen yerine getiriyor.

 

Kısalardan Engin ve Ender belki çok eleştiriliyorlar ancak bu ne yazık ki oyun kurucuların kaderi. Herkesin onlardan beklentileri çok yüksek. Engin, Avrupa’daki kariyeri ile bizim tarz basketbolumuza daha çok alışacak. Malum, NCAA kolej ligi farklı bir ortamda oynanıyor. Ender ise artık tecrübeli oyuncu statüsünde. Geçen sene Avrupa’da birçok takımda dolaşarak tecrübe kazandı. Bu yıl onun için daha verimli geçecek diye düşünüyorum.

 

Peki bireysel bazda çizdiğimiz bu pembe tablo neticesinde ortaya çıkan sonuç, nasıl bu kadar beklentilerin altında olabiliyor? İşte temel soru da burada zaten. Turnuvaya katılan takımların oyuncularını alt alta yazın. Hatta Avrupa’nın en güçlü 4 takımına, yani yarı finale kalan İspanya, Rusya, Litvanya ve Yunanistan’ın oyuncularından en beğendiklerinizi oynadıkları pozisyonlar itibariyle gruplayarak alt alta yazın. Sonra bunların karşısına bizim milli takım oyuncularımız yerleştirin. Kalite açısından uçurumlar görüyor musunuz? Ben görmüyorum.

 

O zaman başarısızlığın temel nedeni nerede? Bireysel olarak eş düzeyde olan oyuncuların oluşturduğu bu takımlar Avrupa basketbolunun zirvesindeyken, bizim bu durumda olmamızın nedeni nedir? Bu sorunun cevabını yalnızca teknik ya da idari kadrodur diye kestirip atmak ne kadar geçerli? Oyuncuların hiç mi suçu yok? Tamam, yeteneklerine kimsenin diyeceği yok ama sahaya çıkıp bunu yansıtmadıktan sonra yetenekler neye yarar?

 

Tüm basketbol ailesinin bu sorular üzerinde yoğunlaşması gerekiyor. Zaman akıp gidiyor, aldığımız başarısızlıklar tarih sayfalarına işleniyor. Bunların hiçbirinin telafisi yok. Yapılan onca yatırım, harcanan maddi ve manevi emekler çöpe gidiyor. Her bakımdan radikal kararlarla bir yeniden yapılanma gerekebilir. Bu yapılanmanın içinin doldurulması ve modalitelerinin ortaya çıkarılması, tüm basketbol ailesinin katılımıyla olmalı diye düşünüyorum.

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 Onur Tok  - Balıkesir 18 Eylül 2007, Salı 18:46  
Bu takımın en önemli eksiği başında iyi bir koç olmaması.Herhangi bir yerli koç,Kerem Tunçeri ve Ömer Onan'ın katılımıyla milli takımımız eminim ki kendisinden beklenen dereceleri elde edebilirdi.Neredeyse sezonun tamamını kenarda geçirmiş Cenk Akyol ve Hakan Demirel'den hiç verim alamadık.Tanjevic turnuva öncesi yaptığı oyuncu seçimleri ve turnuva sırasındaki yönetimiyle takımımızı bu hale getirdi.TBF artık bu işe bir çözüm bulmalı ve yerli hocalarımızdan birini göreve getirmelidir.
 ÖmerOsman DAĞ - Konya 17 Eylül 2007, Pazartesi 21:34  
Bence bizim takıma Willi Salomon lazım.Rusya'da Holden'in oynadığı gibi oynasaydı eminim bizim takım zirveye oynardı.Tabi ki Tanyeviç'in de hataları oldu.Belki 2010'da o şekilde bir takım kurabiliriz.Ama eleştirileri olumlu yapmamız lazım.
 görkem - Eskişehir 17 Eylül 2007, Pazartesi 21:13  
oyuncularımızın yetenekleri kapasiteleri rakip oyunculara göre düşük olabilir bizdede jasikeviçyus olsaydı başka olabilirdi ama tanjevic elindekinden en iyi şekilde faydalanmalıydı şampiyonluk için yeterli olmasada çeyrek final için yeterliydi kadromuz hatta biraz şansla final bile oynayabilirdik

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Sivasspor 16 34
2 Trabzonspor 16 34
3 Galatasaray 16 33
4 Fenerbahçe 16 32
5 Ankaraspor 16 30