Tüm rakiplerin puan kaybettiği haftada Konyaspor önünde alınacak üç puanın ne denli kıymetli olduğunun bilincindeki Galatasaray, bir önceki hafta Manisa deplasmanında pas geçtiği fırsatı, El Saka ve Sabin'in de maçın çok başında gelen katkılarıyla bu kez kaçırmadı.
Sabin ve El Saka'ya vurgu yapıp Galatasaray'ın futbol doğrularını görmediğimiz zannedilmesin. Çeşitli gerekçelerle 4 haftadır ara verdiğimiz yazılarımızın sonuncusunda, Rize maçı sonrası yaptığımız değerlendirmede Galatasaray'ın doğru yolda olduğunu söylemiştik zaten. Bu konuda aradan geçen zaman, fikrimizi kuvvetlendirecek örneklerle dolu oldu.
Bugün iyi ve doğru bulduklarımızı kısaca geçip, sorun olabilecek hususları gündemimize alalım. Neydi iyiler? Galatasaray, iştahlı ve dinamik bir futbol anlayışı ile alternatifli ve etkili hücum ediyor. İşin yaratıcılık boyutunu tekrar yazmaya gerek yok; Lincoln bu işin kitabını yazmış. Allah sakatlıklardan korusun. Yeni transfer Şabani Nonda da Lincoln'e ayak uydurmuş ve takıma ısınmış bir görüntü verdi. Necati'siz sezonda Nonda'nın sergileyeceği performansın ne denli öncemli olduğu malum. İlk izlenim Galatasaray taraftarının yüreğini ferahlatacak cinsten. Carrusca'nın 1 yıl gecikmeyle ortaya koyduğu perfrmans, ideal olarak tanımlanamamakla birlikte, gelecek için ümit veren cinstendi.
Peki, bu takımın dengesini bozabilecek hususlar nelerdir? Avrupa ve Türkiye'de önemli hedefler koyan Galatasaray'ın öncelikle cevabını araması gereken soru bu. Madde madde sıralayalım...
1- Kaleci sorunu: Futbolda takımların süreklilik arz eden bir as, bir de yedek kalecisi olması gerektiğini düşünen ve kaleci seçiminin günlük/haftalık idman performansları ile değil, bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanan bir insan olarak, her maça başka kaleci ile çıkılması noktasında Feldkamp'a itirazım var. İdmanların içinde olan o ve Orkun'un bu kaleyi hakettiğini düşünüyorsa Orkun'da ısrar etmeli. Bir o, bir diğeri olduğu zaman her iki isimden de verim almak zorlaşıyor. (Ben dışarıdan bir gözlemci olarak doğru seçimin Aykut olduğunu düşünüyorum ama dediğim gibi bu analizin sağlıklı olması için idmanların parçası olmak şart.) 
2- Stoper sorunu: Servet'in sakatlığı Ismail Bouzid'in resmi maç performansını görebilmek için bir fırsat olacak diye düşünürken zorlanarak Servet'in sahaya yolladığı görünce Fedkamp'ın, kaygım bir miktar daha arttı stoper konusunda. Emre Aşık'ın kadro dışı bırakılmasını hazmedememişken Ankaraspor'a kiralanmasını kabullenmek mümkün değil. Tomas ve Orhan Ak da kadrodan ayrılınca, Galatasaray sezona üç gerçek stoper ile başladı (Song, Servet, Bouzid) ancak bunlardan sadece biri için “güvenli” diyebiliyoruz. Servet'İn birebirlerde ve açık alanda sıkıntıları malumken, Bouzid'in zor koşullarda bile sahaya gönderilmemesi, Galatasaray için gerçek bir probleme işaret ediyor. Alternatif olarak adları geçen ve “stoperleştirilecek oyuncu” statüsündeki isimler; Mehmet Topal, Hakan Balta, Uğur Uçar, Linderoth'un stoper performansları hakkında ise tatmin edici bilgiye sahip değiliz. Feldkamp'ın, özellikle UEFA Kupası maçlarında Emre Aşık'ı aramaması dileklerimize...
3- Hakan ya da Ümit'in yedekliği kabullenememesi sorunu : Şabani Nonda Konya önündeki performansı ile süreklilik sergileyebilecekse Ümit Karan ya da Hakan Şükür'den birisine kulübe yolu gözüküyor. Geçmiş tecrübelerim ağırlıklı, mevcut performanslarla da harmanlı bir değerlendirme yaparsak, kulübe golcüsü sanki Ümit Karan olacak gibi. Ümit'İn Konya önünde attığı gol sonrası vücut dili yaşanabilecekler hakkında fikir veriyor gibiydi. Takımın moral ortalaması başarı için çok önemliyken yaşanabilecek bir sorun, Feldkamp'ın disiplin anlayışı ile birleşince Galatasaray forvetini alternatifsiz bırakabilir.
4- Muhtemel sağlık sorunları: Diğer bir deyişle, dile de getirmek istemiyorum ancak daha önce iki kez yaşandığı için gündeme almak durumundayım; Feldkamp'ın sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevi bırakması halinde takımı sırtlayıp götürecek bir ikinci adamın Galatasaray kulübesinde yer almaması sorunu. Geçmişte bu işi öyle ya da böyle Hollman ve Briegel'in üstlendiğini düşünecek olursak, Ahmet Akçan, Burak Dilmen gibi isimlerin bu iş için yeterli gözükmemesi. Dileyelim böyle bir sorun asla yaşanmasın.
Genel itibarda Galatasaray'ı güzel bir sezon beklediğini düşünüyorum. Ancak işler yolundayken bazı eksikleri de hatırlatmak görevimiz. Bu sorunlar içinde çözümü zor olanlar da mevcut ve o noktada Galatasaray'a şans diliyorum.