Kasımpaşa maçı, Galatasaray adına beklenenden çok zor geçen bir sınav oldu. İlginç olan, Fenerbahçe'nin de puan kaybettiği bir haftada bu denli kötü oyuna rağmen alınan 3 puanın kıymetinin büyüklüğü. Hemen oyunun kötülüğünü irdeleyerek başlayalım değerlendirmemize...
Galatasaray, Sion maçındaki karmaşayı bir kenara koyuyorum, ayağa pas yapan, zorda kalmadıkça topu havaya kaldırmayan, pasa, hareketliliğe ve yerden oyuna dayalı bir futbol anlayışı ile oynatılıyor Feldkamp tarafından. Anlayış bu olunca önünüzde iki temel engel oluyor, rakipler dışında. Bozuk zemin ve elverişsiz hava koşulları. Atatürk Olimpiyat Stadı'nın zemini için söyleyecek söz yok ancak uçuran rüzgar futbol oynamak isteyenin dengesini rahatlıkla bozuyor. Böylesi bir kuvvetli esintiyi arkanıza alsanız bir dert (pas dengeniz bozuluyor), önünüze alsanız başka türlü dert (rakiple boğuşmayı bırakıp bir de rüzgarla savaşıyorsunuz). Nitekim Galatasaray bu derdi her iki yarıda da çözemedi. Bir de üzerine Sion maçının zihinsel ve fiziksel yorgunluğu ilave edilince, ortaya çıkan futbol perişan bir hal aldı.
Kasımpaşa'nın maç boyu etkin olduğu bölge, savunma bölgesiydi. Göksel'in mucize deparları, Erhan ve Özgür'ün kişisel becerileri ile gol atabilirse atmak, yoksa beraberliği hanesine yazmak amacındaki Kadri Özcan, buna nail olmak üzereyken geldi gerçek mucize, Ümit Karan'ın mükemmel röveşatası ile.
Galatasaray'da değerlendirilmesi gereken isimlerin başında, Ismail Bouzid geliyor. Sezona Tomas, Orhan ve Emre'yi gönderip sadece 3 stoper ile başlayabilme (deli) cesaretini gösteren Feldkamp'ın, rüştünü ıspatlamamış olan Servet yerine iki eli kanda olsa kullanmadığı, Almanya'dan bulup getirdiği Cezayirli savunma oyuncusu. Yanında Song, karşısında ise tek forvet olarak oynayan, Turkcell Süper Ligdeki acemi günlerini yaşamakta olan Erhan vardı Bouzid'in ve ilk izlenimlerim son derece umutsuz. Savunma oyuncusu ağır olabilir, Stumpf ve Popescu da ağırlardı; ama savunma oyuncusu pozisyon hatası yapıp ağırlığı ile komik duruma düşerse, orda bir durmak lazım. Üzerinde en küçük bir baskı olmayan maçta, birinde sarı kart gördüğü pozisyon olmak üzere en az 3 kere büyük pozisyon hatası yaptı Bouzid. Galatasaray'ın savunma bölgesindeki geleceğine ilişkin umutsuzluk beni sardı, sizi bilmem...
Bir diğer yeni oyuncu Hakan Balta, Volkan Yaman'ın etkinliğinin üzağında, işini yapmaya çalıştı. İyi bir sol kanat savunmacısı, futbol altyapısı kuvvetli; bence Volkan ile sağlam bir rekabete girecekler ancak Avrupa Kupaları'nda aletrnatifsiz olması nedeniyle (Sion faciasına rağmen) Volkan forma konusunda daha avantajlı. Malum Hakan Balta Avrupa listesinde yer alamıyor...
Şimdi Galatasaray'ın önünde çok ciddi iki maç var. Lige iyi başlayan ve lider konumda olan takım, Beşiktaş karşısında ne yapacak? Sion örneğinde olduğu gibi hızlı hücuma çıkan takımlar önünde Galatasaray kalesi büyük tehlike altında. Beşiktaş bunu Serdar Özkan, Tello, Delgado ile etkili şekilde yapabilir. Diğer tarafta kalesi ve savunması henüz oturmamış olan Beşiktaş'a karşı Galatasaray başta Lincoln olmak üzere hücumcuları ile son derece etkin olabilir. Galatasaray için yeni anlayışında ve Feldkamp yönetiminde kendini ıspat maçları, bu maçlardır. Ama tekrar ediyorum, iş Bouzid'e kalıyorsa (ki bir şekilde kalacak, sakatlık var, ceza var), onun bu haliyle çok zor. İnanılır gibi değil ama Galatasaraylı, Servet'in iyileşmesi için dua edecek gibi...