Geçen sezondan itibaren Zico eleştiriliyor, "neden Semih'i değil de, Kezman'ı oynatıyorsun" diye. Kezman sakatlandığı ya da cezalı olduğu zaman Semihçiler hemen devreye giriyor, "bak ne güzel oynadı, top sakladı, verkaça girdi, asist yaptı, gol attı…"
İtiraf edeyim, Semih'i beğenirim ama asla Semihçi olmadım. Hatta Kezman yokken Semih'i oynatan Zico'yu eleştiriyorum, Fransızların ünlü dergisi France Football'un "gelecek vadeden" oyuncular listesinde yer alan "İlhan Parlak'ı neden oynatmıyorsun" diye.
İlhan Semih'ten çok daha hızlı ve bitiriciliği de hiç fena değil. En azından Kasımpaşaspor karşısında (ve PSV maçında) Semih'in kaçırdığı pozisyonları affetmeyecek bir oyuncu. Semih bence karambollerin golcüsü (bkz. Daum döneminde attığı goller). Kadroya zenginlik katıyor ama oyuna değil!
İlhan ise bu oyun sistemine daha yatkın bir yetenek. Tabii tekrar altını çizmek de yarar görüyorum, Kezman yokken İlhan'ın oynatılmasından yanayım. Kezman hazırken tabii ki Kezman oynamalı, tartışması dahi olmaz.
Alex'in varlığı rakibe zarar. Tabii yokluğu da! Çünkü Tümer iyileşti. Her ne kadar topu alıp rakibe sırtını dönüp, Alex gibi birkaç kişiyi oyundan düşüremese de, duran top konusunda önemli bir yetenek olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi Tümer. Attığı goldeki vuruş inceliğiyle seyredenleri büyüledi. Ayrıca biraz daha form tuttuğu, Roberto Carlos'un dilinden konuşmaya başladığı zaman, içeri dalışlarıyla hücuma zenginlik kazandıracaktır.
Orta alanda Deniz Barış'ın katkılarını yokluğunda anladık. Her ne kadar adı Appiah da olsa, maç eksiliği ve sakatlıktan yeni çıkan futbolcu ürkekliğiyle Deniz'in mücadelesine bizleri hasret bıraktı. Takımın 'emekçisi' MarkoPaşa'nın çabalarını anlatmaya zaten gerek yok. Geriye gelip top çıkartan, ileriye gidip verkaçlara duvar olan, top rakipteyken delicesine koşturan ‘emekçi' futbolcumuzun yüküne Deniz, Appiah ve Selçuk'tan en formda olanının bir an önce omuz atmasını umuyoruz. Zorlu maçlar öncesi biraz dinlendirilmesi hiç fena olmayacaktır.
Takımın bu sezonki en büyük artısı kanat akınlarını da yapabiliyor olması. Sol kanat zaten malumunuz, Roberto Carlos ve Vederson uyumu başka bir şey yaptı o bölgeyi ve ileri-geri bir şekilde işliyor. Oyuncular formdayken süper ötesi oluyor, formsuzken de –Kasımpaşaspor karşısında olduğu gibi- idare ediyor.
Sağ kanatta ise geride Gökhan, Cafuvari çıkışlarla göze batıyor. Ama onun önündeki Deivid'in aklı forvette olduğundan süreklilik henüz sağlanabilmiş değil. Yine de Fenerbahçe'de İlker-Tayfun ikilisinden bu yana görmediğimiz ileri çıkışları görmek keyif veriyor.