FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN MAÇLARI
NBA TV'DE BU AY
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Ersen Martin: Kendime güveniyorum

Trabzonspor'dan Recreativo Huelva'ya transfer olan Ersen Martin, NTV'ye konuştu. İspanya'da başarılı olacağına inandığını ifade eden Ersen Martin, hedefinin Huelva'da iyi bir çıkış yakalayarak çok daha büyük takımlara gitmek olduğunu söyledi.



NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

İspanya'nın Recreativo Huelva takımına transfer olan Ersen Martin, NTV'den yayınlanan Yakın Plan Spor programında Okay Karacan'ın sorularını yanıtladı.

 

İspanya'da rahat edeceğine ve başarılı olacağına inandığını ifade eden Ersen Martin, "Kendime güveniyorum. İnşallah iyi bir çıkış yakalayıp çok daha büyük takımlara gideceğime inanıyorum" diye konuştu.


Okay Karacan: Heyecanlı mısın? İspanya'da, Avrupa'da futbol oynayacaksın. Öncelikle onu soralım...

 

Ersen Martin: Tabiki heyecanlıyım. Geçtiğimiz hafta gittim. İlk gittiğimde de çok heyecanlıydım.

 

- Nasıl karşıladılar seni?

 

Çok güzel bir karşılama oldu. Başkanımız hava alanında karşıladı. Taraftarlara ve basına tanıtıldım. Sakatlığımdan dolayı imza törenine değneklerle gittim. O benim için biraz üzücü oldu ama yine de inanılmaz bir karşılamay bu üzüntüm sevince dönüştü. Şehri çok beğendim. Her tarafı denizle çevrili. Sevilla'ya 50-60 kilometre uzaklıkta. Sevilla da çok güzel bir şehir. İlk izlenimim çok iyiydi İspanya'da.

 

- Taraftarın ilgisi, basının ilgisi var. Kulübün ilgisi var...

 

Kesinlikle. Basın toplantısında Türk sporcularını çok merak ediyorlar. Hatta çok başka şehirlerden de gazeteciler gelip özellikle soru soranlar oldu. Tabi Türkiye'yi sordular. Burada neler yapabileceğimi sordular, ne tip futboldan hoşlandığımı falan sordular. Ben de onlara bir kaç ay içinde bunların hepsini onlara canlı göstereceğimi söyledim.

 

- İspanyolca konuşmuyorsun ama hem Almancan var, hem de İngilizcen var. İlişki kurmakta herhangi bir sorunun olmadı değil mi?

 

Zaten oradaki basın toplantısında da İngilizce konuştum. Bir problem olmadı ama en kısa zamanda İspanyolca da öğreneceğim.

 

- Oraya gitmeden önce Nihat Kahveci ile herhangi bir görüş alışverişinde bulundun mu?

 

Henüz Nihat'la görüşemedim ama sağolsun İspanyol basınına benim hakkımda çok güzel demeçler vermiş. Fırsat olmadı gerçekten. Çünkü gidişim çok ani oldu. FIFA kararını verdi, ben hemen İspanya'ya gittim ve apar topar imza attım. Henüz ev falan da bakamadım. 8 Kasım'da İspanya'ya döneceğim ve ilk işim Nihat'ı aramak olacak.

 

- Yani ayın 8'inden itibaren orada yaşamaya başlıyorsun...

 

Evet 6'sında ayağımdaki alçı çıkacak. 8'inde şehire döneceğim ve tedavim başlayacak. İnşallah 3 hafta sonra falan koşuya başlayabileceğim. Ondan sonra da yavaş yavaş kendimi ikinci yarıya doğru hazırlayacağım.

 

- İkinci yarıya tam anlamıyla başlayabilecek durumdasın değil mi?

 

Evet. Aslında daha önce de olabilir ama hocamla da konuştum bunu. Tam hazır olunca ikinci yarıya sapasağlam çıkmak istiyorum.

 

- Peki seni oraya isteyen teknik direktör Marcelinho muydu, yoksa şu anda görevde olan Munoz muydu?

 

Beni Victor Munoz istedi. İlk beni istediğinde de kendisi beni aradı özellikle. Yaklaşık 20 dakika cep telefonu ile konuştuk. Benden neler beklediğini, neler istediğini de söyledi hatta. Ben de çok sevindim onun aradığına. Gerçekten bir İspanyol kulübü olarak benimle çok ilgilendiler. Sakatlığımda Almanya'ya özellikle kendi doktorlarını yolladılar, tedavi sürecinde

çok yardımcı oldular. Başkan özellikle İngilizce hiç bilmemesine rağmen tercümanla beni aradı ve hep halimi hatrımı sordu. Bu benim için önemli tabi. Özellikle hocanın istemesi benim için çok önemli. Bunun için de çok mutluyum.

 

- Kaç numaralı formayı giyeceksin belirledin mi?

 

Evet. 9 numa.

 

- Peki Recreativo'lu olman nasıl gerçekleşti? 1.5 ay önce imzayı attın, sonra Trabzonspor para yatırılmadı dedi, sonra senin bir mektubun vardı. Biraz şu kısa geçen süreci anlatabilir misin?

 

Teklif geldiğinde transferin son günüydü. Bizim de Bursaspor'la bir maçımız vardı. Ben kulübümle görüştürdüm İspanyol yöneticileri. Tabi her futbolcunun rüyası Avrupa'da oynamaktır. Özellikle İspanya dünyanın en iyi liglerinden birisi. Seve seve gideceğimi söyledim. Kulüpler anlaştı, ben anlaştım ve faksla imza attım. Sonra İspanya'ya gitmeye hazırlanırken başkanımız Huelva'nın parayı 2-3 gün geç yatırdığını söyledi ve transferin zorlaşacağını söyledi. Yani açıkçası yollamak istemediklerini de söyledi. Onun nedenlerini de tabi kulüpler daha iyi bilir.

 

- Ziya hoca Trabzonspor'dan ayrılmadan gitmeden önce, "1 gün önce başka bir oyuncu alacaktık. Alabilseydik Ersen'in gitmesine izin verecektik" gibi bir cümle kurdu...

 

Ziya hoca yönetime 2-3 tane isim vermiş. Eğer bunlardan biri alınırsa bana izin verecekledi. Galiba yöneticilerde kesin gözüyle bakmışlar o oyuncuların alınacağına. Ama alamayınca gol yollarında zorluk yaşarız diye herhalde öyle bir geri adım attılar.

 

- Bu süreçte FIFA sana herhangi bir şekilde düşüncenin ne olduğunu sordu mu?

 

Sakatlığımı öğrendikten sonra FIFA'ya bir faks yollayıp Trabzonspor'da kalıp tedavimi orada geçirmek istediğimi söyledim. Ancak daha sonra iki tarafta da imzam olduğu için avukatım ve menajerim ceza alabileceğimi söylediler. O yüzden bir faks daha yollayıp kararı kendilerine bıraktığımı, Huelva'da da oynayabileceğimi, Trabzonspor'da da kalabileceğimi belirttim. Sonuçta onlar da araştırdılar ve Huelva'ya transferimi onayladılar.

 

- Huelva'ya Trabzonspor kulübünün bilgisi dahilinde imza atmışsın zaten değil mi?

 

Kesinlikle. Zaten başkan, ikinci başkan Haşim Saitoğlu'nun da imzası vardı.

 

- İspanya Ligi'ni NTV yayınlıyor. Geçen sene Huelva çok iyiydi. Bu sene baktığımızda 4-2-3-1 oynuyorlar. Tek forvetle çıkıyorlar sahaya. 1.78 boyunda Guerrero var ön tarafta. Hava hakimiyeti seninle kıyaslandığı zaman, senden 18 santim kısa. Herhalde ilk onbirde oynayacak bir oyuncu olarak görüyorlar seni. Bu senin üzerinde bir baskı yaratabilir gider gitmez. Buna nasıl hazırlayacaksın kendini?

 

Kesiklikle baskı yaratacağını gördüm. Çünkü Real Mallorca maçını izlemek için stada gittiğimde inanılmaz ilgi vardı. İlk defa çıkmama rağmen taraftar olsun, hoca olsun büyük ilgi gösterdileri. Hocayla bir yarım saatlik görüşmem oldu ve bana çok ihtiyacı olduğunu söyledi. O öndeki tek pozisyonda beni oynatmayı düşündüğünü söyledi.

 

- Öyle mi dedi?

 

Evet öyle söyledi. Çünkü Guerrero aslında orta saha oyucusuymuş. Sinama Pongolle da tam hazır değilmiş. Bana verdikleri izlenim, beni dört gözle bekledikleri. Bu biraz baskı yaratıyor tabi üstümde ama Türkiye'den zaten baskıya alışığım. Her gittiğimde takımda, milli takımda olsun, bir Hakan ağabey, Hakan Şükür baskısı. Trabzonspor'da bir Fatih Tekke baskısı vardı. Yani ben baskıya alışığım, her gittiğim takımda da eğer takıma yön veren oyunculardansanız hep baskı vardır üzerinizde.

 

- Sen Almanya'da Nürnberg takımın altyapısından yetişmiş bir oyuncusun. Avrupa'da yaşamış bir oyuncusun aynı zamanda...

 

Almanya'da doğup büyüdüm ama dediğim gibi oraya Türk olarak gidiyorum. Çünkü benim Alman pasaportum yok. Almanya'da doğup büyüdüğüm için orada süresiz oturma izinim var. Ben Türk futbolcusu olarak, yabancı statüsünde gidiyorum.

 

- Çift pasaportlu değilsin öyle mi?

 

Değilim..

 

- Denizlispor'la oynadığın 100 maçta 30'dan fazla gol atmışsın. Bana kalırsa Trabzonspor'da başarılıydın. Ankaraspor'da oynadın, Beşiktaş'ın havasını soludun. Türk futbolunu çok iyi bilen bir isimsin. Tabi oraya gitmende Türkiye'de çalıştığın herkesin bir payı var. Özellikle kimlere teşekkür etmek istersin veya teşekkür etmek istediğin birileri var mı Türkiye'den giderken?

 

Tabi ki var. İlk olarak Beşiktaş'a geldikten sonra Siirt Jet-pa'ya kiralandım. Bir takım eksiklerim vardı. Önce Rıza Çalımbay bana çok güvenip Göztepe'ye aldı, Göztepe'den Denizli'ye götürdü. Rıza Çalımbay'ın bende büyük emeği vardır. Tabi ki ondan sonraki patlama yaptım diyebileceğim Denizlispor'da Giray Bulak'la çalıştım. Gerçekten beni çok iyi tanıyan ve futbolcuyla diyalogları inanılmaz olan bir hoca. Beni hem yetiştirdi, hem motive etti. Piyasaya çıkmamı sağladı diyebiliriz. Oradan sonra da tabi milli takım, büyük takımların gündemine geldim. Çıkışımı orada yaptım diyorum. Özellikle bu iki hocanın bende çok büyük emeği var.

 

- Bundan sonraki hedeflerin neler? Huelva tabi bir Barcelona, Real Madrid, Sevilla ile kıyaslandığında büyük takımlarından birisi değil ama baktığımız zaman başarılı olduğunda oraya gitme şansın yüksek. "Ben burada en iyi oyunu oynar önce bir Sevilla'ya giderim. Sonra da daha büyükleri için zorlarım" diye bir şey kuruyor musun kafanda? Yoksa rahat, huzurlu, mutlu olduktan sonra Huelva'da işi bitirebilirim diye mi düşünüyorsun?

 

Huelva gerçekten çok sempatik geldi bana. Orada rahat edeceğime inanıyorum. Kendine güvenen bir futbolcuyum, bunu her zaman söyledim. Bir gün çok daha iyi yerlere geleceğimi ilk geldiğimde de söylemiştim. Beni Avrupa'da daha iyi anlayacaklarına inanıyorum. Çünkü Türkiye'de her şey gole endeksli. Yaklaşık 8-9 senedir Süper Lig'de oynuyorum ve bunun belki de 5 senesini ben tek santrafor olarak oynadım. Tek santrafor oynamak Türkiye'de gerçekten zordur. Arkadaşlarınıza pozisyon hazırlayacaksınız ve gol atacaksınız. Sırtınız kaleye dönük bir şekilde oynuyorsunuz. Bunu İspanya'daki hocamla da konuştum. O bana golü ikinci planda tuttuğunu, beni taktik gereği arkadaşlarıma pozisyon hazırlamam için düşündüğünü söyledi. Orada inşallah iyi bir çıkış yakalayıp çok daha büyük takımlara gideceğime de inanıyorum.

 

- Peki İspanya'da beğendiğin takım, oyuncu, savunmacı, hücumcu söyleyebilir misin bize?

 

Ben İspanya'da santrafor olarak Sevilla'dan Kanoute'yi çok beğeniyorum. Hatta Sevilla da yakın, oradaki maçlarına da gidebileceğim herhalde. Valencia'nın, Real Madrid'in, Barcelona'nın, Sevilla'nın, Deportivo'nun her futbolcusu çok iyi. Bu da benim için büyük bir şans. Yani her maç büyük takıma karşı. NTV bütün maçları veriyor, dünyada da izleniyor. Orada iyi bir sıçrama yapmak için, bu da benim için büyük bir şans..

 

- Farklı bir konuya değinmek istiyorum. Mesela Türk kamuoyu Middlesbrough'u beğenmiyor. Oysa dünyada her Middlesbrough maçını 500 milyon insan izliyor. Biraz çekindin mi? "Tuncay Türkiye'nin en parlak futbolcusuyken Middlesbrough'ya gitti ama Türk kamuoyu bunu çok yadırgadı. Ben de şimdi Huelva'ya gidiyorum, yadırgarlar mı?" diye düşündün mü?

 

- Kesinlikle düşünmedim. Tuncay'ın yadırgamasına da gerçekten üzüldüm. Çünkü dediğiniz gibi Middlesbrough İngiltere'nin köklü kulüplerinden biri ve ben Tuncay'ın ilk başta biraz sıkıntı çekeceğini tahmin etmiştim. Tuncay'ın kalitesine ve futboluna gerçekten çok inanıyorum. İlerleyen zamanlarda orada çok iyi bir çıkış yapacağını düşünüyorum. Bana gelince, Huelva İspanya Ligi'nin en eski takımı ve başkanın ve oradaki gazetecilerin söylediğine göre her sene en çok futbolcu satan kulüp. Yani çok izlenen bir takım. Bu da benim için iyi bir şans. En önemlisi çok istendiğim bir yere gidiyorum. Bu da beni mutlu ediyor.

 

- Kaç yıllık imzaladın?

 

2 senelik.

 

- 2 sene sonra serbest kalacaksın. Ama bu sene çok iyi bir performans gösterirsen seneye Ocak ayında belki de Sevilla'da oynayacaksın. Çünkü Kanoute'nin de Tottenham'a gitme durumu var. Sen Kanoute deyince aklıma o geldi....

 

Kesinlikle yani. Bir de Avrupa'da benim tipimde pivot santrafor, uzun santraforun olmadığını da biliyorum. Çünkü bakıyorum bir Zigic var, bir Kanoute var, bir Koller vardı ama Koller de şu anda çok yaşlandı. 35 yaşlarında sanıyorum. Bunun da benim için çok büyük bir avantaj olduğuna inanıyorum. Hatta İspanya'da iyi bir performans sergilersem Fatih hocamın da dikkatini çekeceğime inanıyorum. Her Türk gencinin olduğu gibi ben de milli takımda tekrar oynamak istiyorum.

 

- Bir şey dikkatimi çekiyor. İspanya liginin stoperleri, güçlü, kuvvetli, savaşan oyuncular. Hani o İtalya'nın o meşhur savunma anlayışı vardır ya, onu neredeyse ithal etmişler. Biraz gözünü korkutuyor mu bu durum? Belki de Victor Munoz'un seni seçmesindeki etken bu. Hava hakimiyetinin olması. Çıkıp çok rahat kafalar vurabileceksin ve o direnci yıkabileceksin. Yine de bir çekince var mı sende?

 

Real Mallorca maçında gördüm. Sanıyorum en kısa stoperi 1.89 boyunda. Çok kuvvetli bir futbolcuydu ama dediğim gibi ben bunlara hazırlıklıyım. Yani Türkiye liginde, milli takımda, UEFA Kupası maçlarında hep iyi stoperlere karşı oynadım. Türkiye liginde de çok iyi stoperler, çok kuvvetli stoperler var. Dediğim gibi kendime güveniyorum. Ben güçlü bir futbolcuyum ve oradaki stoperlerle de baş edeceğime inanıyorum.

 

- Sociedad dönemini hatırlıyorum. Kovaçeviç hava hakimiyeti olan bir oyuncuydu. Nihat o anlamda forveti organize eden isimdi. Şimdi Huelva'da Sinama Pongolle var. Sanki Sinama Pongolle ile Ersen de bir Kovaçeviç-Nihat ikilisinin yaptığı etkiyi yapabilir diye düşünüyorum. Ne dersin?

 

Bu sizin verdiğiniz örneği, hocamız da orada aynen verdi. Sinama Pongolle'u transfer ederken oraya uzun boylu bir forveti düşündüklerini ve bunun benim olduğumu sonradan izledikten sonra söylediler. Hatta Sinama ile de konuştum. O da bir an önce gelmemi istediğini söyledi. Çünkü o sprinter bir oyuncu ve tek başına zorlanıyor.

   Bu habere oy ver   Düşük   1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan   Yüksek
     •  En çok puan alan haberler
 Hüseyin Başar  - Edirne 01 Ocak 2008, Salı 23:14  
Ersene İleriki Hayatında Başarılar Diliyorum İnşallah Gittiği Yerde Başarılı Olur Ve Bizi Unutmaz Bir TS Tarftarı Olarak Onun Gitmesine Üzüldüm O Yokken Derbileri Alamıyoruz İşimiz Çok Zor İşimiz Bir Gökdenize Kaldı. Umut Daha Genç Bize Fatih Gibi Adam Lazım...
 Hüseyin Başar - Edirne 01 Ocak 2008, Salı 23:10  
Öncelikle Ersen Martine İleriki Hayatında Başarılar Diliyorum. Ama Ben bir TS taraftarı olarak onun gitmesini istemedim. Şuanda onun yokluğunu çok ciddi bir şekilde hissediyoruz o varken hiç değilse gol atcağımızı biliyorduk ama şuanda gökdeniz oynarsa yoksa gol şansımız yok denecek kadar az Umut Bulut Bizim Takımda Oynayabilir ama Daha ğişmesi lazım Ersen Gitti bir derbi alamadık oysa geçen sene galata beşiktaş maçlarını ersen sayesinde Çevirmiştik Olsun Canınız Sağolsun Ersen Bizi Unutma...
 mehmet göktürk - Tekirdağ 31 Aralık 2007, Pazartesi 10:17  
Ersen martine basarılar diliyorum tsye verdiği emekten dolayı tesekkür edrim insallah basarılı olur ve Türkiyeyi en iyi sekilde temsil eder Allah utundırmasın

ARAMA: