Bu yazıyı Ersun Yanal göreve başlamadan önce zabıtlara geçirmek gerekiyordu, o sebeple klavyenin başındayım. Trabzonsporlu ya da Trabzonlu değilim, olmadığım gibi camiayla da yakından uzaktan alakam yok. Aciz aklım ve yeteneğim elverdiği ölçüde Ersun Yanal'a önerilerimi ve takım hakkındaki görüşlerimi dile getirmek istiyorum, internet aleminin önemli Trabzonspor yorumcuları Dr. Hakan Kulaçoğlu, Nevzat Aydın ve Yavuz Saltık'ın da izinleriyle…
Her şeyden önce Ersun Yanal, kelimenin tam anlamı ile “sıkıcı” bir takımın başına geçiyor. Takımın kuruluşu aşamasında detayına kafa yorulmamış, vasat Anadolu takımlarında yıldızı parlayan ya da parlıyormuş gibi yapan oyuncuların buluşturulduğu, bazı mevkiiler adam kaynarken kimi mevkiiler ise yokluk içinde olan; özetle kimyası bozuk bir kadronun başına geçiyor Yanal. Elbette kimyanın bozulmasında Lazaroni ve Ziya Doğan'ın büyük payları var ama toparlamak görevi de Ersun hocaya düşüyor.
Önce, detaylı mevkileriyle beraber 28 kişilik kadroyu hatırlayalım mı? Kaynağımız Trabzonspor resmi internet sitesi olsun…
Kaleciler: Tolga Zengin, Jefferson Galvao, Ahmet Şahin
Sağ bekler: Ferhat Çökmüş, Daouda Jabi, Ufukhan Bayraktar, Adnan Güngör
Sol bekler: Celaleddin Koçak, Mustafa Keçeli
Stoperler: Erdinç Yavuz, Tayfun Cora, Fredrik Risp, Tolga Seyhan, Çağdaş Atan
Önliberolar: Ayman Abdelaziz, Hüseyin Çimşir, Hasan Üçüncü
Orta alan sağ: Serkan Balcı, Musa Büyük, Ibrahima Yattara
Orta alan sol: Kiki Musampa
Forvet arkası: Gökdeniz Karadeniz, Ceyhun Eriş, Yusuf Kurtuluş
Forvetler: Umut Bulut, Tomas Jun, Ergin Keleş, Ömer Rıza
Önce sistem üzerinden gidelim. Aşağıda detaylarını da açıklamaya çalışacağım üzere, Trabzonspor'un bu kadrosuna mana katacak diziliş, bence 4-3-1-2'dir. Yazıya dökecek olursak tek önlüberolu, mücadeleci orta alan kanatlarından müteşekkil, çift hücumculu, ofansif bir anlayış. Dinamik hücum eden, pasa dayalı bir oyun ortaya koyan ve oyunun ağırlık merkezini rakip yarı alana kaydırmış bir takım. Karadeniz fırtınası olmaya yakışacak bir anlayış. Şimdi de mevkii detayında fikirlerimizi dile getirelim.
Kale: Öyle üç kalecisi var ki Trabzonspor'un, hepsi de böylesi bir kadroya ikinci kaleci olabilecek nitelikleri taşıyorlar. Hiçbiri birinci kaleciliğe de, üçüncü kaleciliğe de yakışmıyor. Ama bu yokluk içinde yatırım yapılmaya değer bulduğum isim, Tolga Zengin diyecek birçoklarının aksine Jefferson'dur. Nitekim Kayserispor maçında da bunu teyid etmiş oldu. Tolga Zengin yedek kaleci, Ahmet Şahin ise üçüncü kaleci olarak değerlendirilmelidir.
Jefferson'un ülkeye ve takıma da alışma sürecini, acılar çekerek de olsa tamamlamış olması, onun için bir avantajdır. Tolga Zengin'i nezdimde ikinci plana atan ise, asla güven vermeyen duruşudur. Duruş güven vermemektedir çünkü bence kendisi de özgüvenini oluşturamamıştır. Ayrıca Tolga, Jefferson'a oranla bomba patlatma olasılığı da yüksek bir isim olduğu için, Jefferson öne çıkmaktadır.
Defans: Bahsettiğimiz ofansif anlayışta savunmanın sağlamlığı büyük önem arz etmektedir. Olaya savunmanın göbeği ile başlayalım. Tandem ikilisinin olmazsa olmazı, benim için, oyunculardan birinin stoper, diğerinin ise libero özelliklerinin ağır basmasıdır. Trabzon takımında savunma göbeğinde oynayacak yukarıda yazdığımız oyuncuların beşi de stoper özellikleri taşımaktadırlar ve oyunun hücum organizasyonu noktasında ciddi boyutta yetersizler.
İlk radikal önerim buradadır. Savunmanın göbeğine geçmesi gereken libero özellikli oyuncu, Türk futboluna da bu mevkide büyük katkı sağlayacağını ve çok daha fazla kıymetleneceğini düşündüğüm isim olan kaptan Hüseyin Çimşir'dir. Hüseyin tecrübesi ile savunmayı toparlayacak, topun hücum bölgesine servisindeki kaliteyi artıracak, fizik gücü ile çok önemli bir savunma oyuncusu olacaktır.
Hüseyin'in ortağı, sağlamsa her halukarda Frerdik Risp'tir, değilse alternatifler Tolga Seyhan ya da Erdinç Yavuz'dur. Kestirmeden söylemek gerekirse Çağdaş Atan'a Trabzon takımının ihtiyacı yoktur.
Kanatlarda ise, takımın hücum hüviyetli bir takım olacağını düşünerek, stoper kimliği de ağır basan Tayfun Cora'yı düşünmek gerek kanaatindeyim. Sağ kanat için alternatifleri ise Ufukhan ve Ferhat'tır. Yine özetlersek, disiplinsiz Jabi'ye de bu takımın ihtiyacı yoktur. Sol kanatta Celaleddin ve Mustafa Keçeli'den formda olanı tercih edilebilir.
Orta Alan: Önlibero pozisyonunun sahibi, tartışmasız Mısırlı Ayman Abdelaziz'dir. Hasan Üçüncü ise bu kadroda yer alması gerekli alternatif bir oyuncu olarak öne çıkmaktadır.
Ayman'ın sağında, mücadele gücü ve etkili ortaları ile hem bir kanat, hem de göbek oyuncusu olan Serkan Balcı rahatlıkla görev alabilir. Kaldı ki Yanal kendisini milli takım hocalığı sırasında da defalarca orta alanda kullanmıştır. Serkan'ın alternatifi ise Samsunspor'dan gelen Adnan Güngör olabilir. Sol iç pozisyonu ise, kadroda sadece (o da nerde olduğunu bilmediğimiz) Kiki Musampa'yı barındıran, sıkıntılı bir pozisyon. Transfer mevsiminde olmadığımıza göre, kadro içinden bu pozisyonu yaratmak gerekiyor ki benim için buranın en büyük adayı, Ayhan Akman gibi bir evrim beklediğim Ceyhun Eriş'dir.
Akıllı bir oyuncu olarak Ceyhun'a olayın artı ve eksileri net bir şekilde ortaya konup, pozisyon için alternatifinin olmadığı hissi verilirse, Hüseyin gibi hüviyet değiştirerek büyüyecek önemli bir oyuncu daha kazanmış olur Yanal.
Forvet arkasındaki tek adayım ise, ne olursa olsun Ibrahima Yattara'dır. Yattara'ya Lincoln gibi oynamayı öğretecek sabır ve deneyimde bir teknik adam olduğunu düşünüyorum Ersun Yanal'ın. Dahası, böylesi doğa üstü bir yetenekten bu takımın çizgide orada burada değil, oyunun tam kalbinde faydalanması gerek. Bu da üçüncü radikal değişiklik önerimdir; serbest bir forvet arkası olarak, inisiyatif eline bırakılmış bir Yattara. Orta alan bölgesinde bir bolluktan söz etmek mümkün olmamakla beraber, eğer top oynamak gibi bir niyeti yoksa Musampa'yı da boş yere beslemenin gereksiz olduğunu düşünüyorum.
Forvet: Dördüncü ve son radikal değişiklik önerim ise, Gökdeniz Karadeniz'in resmen bir santrafor olarak oynatılmasıdır. Gökdeniz'i serbest oyuncu olarak forvet arkasında oynatmak, zaman zaman kusursuz sonuç veriyor olmakla beraber ortalamasını aldığınızda önünüze çıkacak sonuç savruk ve dağınık olduğudur. Gökdeniz'e de görevi açıkça ifade edilmeli, bu takımın iki forvetinden biri olduğu net şekilde ortaya konmalıdır.
Partneri konusunda ise kararsızım. Umut Bulut'tan bir zihinsel devrim beklemek gerekir, süreklilik yakalayabilmesi için. Hayatı hakemlere ağlamakla geçen bir oyuncuyu ben Yanal olsam sahada istemezdim. Umut'un yeteneklerine kendisini ikna etmek gibi zor bir görevi var Yanal'ın. Alternatifler ise hala umudumu muhafaza ettiğim ve ofansif bir kadroda ciddi gol rakamına ulaşabilecek olan Tomas Jun ile genç milli takımda yıldızlaşan Ergin Keleş'tir. Ömer Rıza'ya ise Trabzonspor'un bir dakika dahi ihtiyacı yoktur.
Özetleyecek olursak, oturduğumuz yerden, aklımız ererek ermeyerek bir zihin jimnastiği yaptık ve bunu yazıya döktük. Çıkan Trabzonspor kadrosu şöyle oldu:
Jefferson- Tayfun, Hüseyin, Erdinç (Tolga), Mustafa (Celaleddin)- Serkan, Ayman, Ceyhun- Yattara- Gökdeniz, Umut (Jun)
Tekrar hatırlatmak gerekirse beş önemli önerimiz var Yanal'a:
- Tayfun Cora'dan sağ bek,
- Hüseyin'den stoper,
- Ceyhun'dan mücadeleci orta alan oyuncusu,
- Yattara'dan serbest forvet arkası,
- Gökdeniz'den ise fiilen santrafor,
olarak faydalanması. 28 kişi ve kalabalık olan kadroda yeri olmayan oyuncular ise bizce Jabi, Çağdaş, Musampa ve Ömer Rıza. 24 kişilik kadro da son derece yeterlidir Trabzonspor için.
Açıkçası ateşten bir gömlek giydi Ersun Yanal ve milli takımdan sonra en büyük sorumluluğu almış bulunuyor. Elinde ise yıllardır işlenememiş bir maden var, kadrosu, seyircisi, kenti ile birlikte. İşi zor, Allah akıl, fikir, sabır ve huzur versin. Türk futbolunun Trabzon'a, Trabzon'un da yıllardır yapılamayan teknik anlamda doğru dürüst idare edilmeye ihtiyacı var. Rastgele…