CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
EURO 2008
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Derbi ne kadar önemli?

Fenerbahçe – Beşiktaş karşılaşmasının sonucuna etki edecek en önemli kriter Beşiktaş'ın sağ kanadı ve Fenerbahçe'nin sol kanadı arasında geçecek olan mücadele. Çünkü karşılaşmada belki de en büyük savaş bu bölgede verilecek.


NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

Ekim ayı ülkemiz için son yılların en sıcak aylardan biriydi. Tabii yaşananlar anlamında söylüyorum bunu. Bir yanda PKK terörü, diğer yanda kışkırtmalara ve intikam duygusuna kolay kapılan kesimlerimizin tepkileri, ve çoşkuyla ama kızgınlıkla yaşanan bir Cumhuriyet Bayramı. Futbolda ise, bir yandan milli takımımız için hüsran, diğer yanda Şampiyonlar Ligi'nde Fenerbahçe'nin iyi futboluna, Beşiktaş'ın Liverpool galibiyetinin eklenmesi.

 

Bütün bu gelişmelerin arasında Fenerbahçe – Beşiktaş karşılaşmasının belki de bir açıdan çok fazla önemi yok. Önemli olmayabilir, çünkü İbrahim Altınsay'ın dün barış üzerine yazdığı ibretlik köşe yazısında yer alan cümleler içimizi acıtıyor: "PKK’nın iğrenç propagandasına alet olan 8 gencimiz bu karşılaşmayı izleyemeyecekse bu karşılaşmayı yapmanın ne anlamı var?"

 

Belki de başka bir açıdan çok fazla önemli. Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada geçtiğimiz yüzyılda fazlasıyla yaşandığı gibi, ötekini, şeklen veya fikren bize benzemeyeni kabullenmemek ve dahası ona yaşam hakkı tanımamak da bölücülüğün bir başka türü. Ve biz belki de sahada, trübünlerde ve ekran başında göstereceğimiz tepkilerle bu konuda bir sınav vereceğiz.

                                                         

Şimdi gelelim bu karşılaşmanın teknik anlamda bize neler sunabileceğine. Tabii ben bir Beşiktaşlı olarak, değerlendirmeyi Beşiktaş cephesinden yapacağım.

 

Öncelikle şunu üstüne basa basa belitmeliyim ki, TV kanallarında ahkam kesen yorumcular ne derse desin ve Beşiktaş seyircisinin desteği ne kadar ön plana çıkarsa çıksın, Beşiktaş'ın Liverpool galibiyeti kesinlikle çok önemli bir galibiyettir. Son 5 dakika aşırı bir panik hali yaşanmış olsa da oyunun genelinde beklenenin çok üstünde bir futbol oynanmıştır. İstanbul B.B. karşılaşması ise, Liverpool'un yerine, bu kez Beşiktaş'ın rakibini alt edemediği bir karşılaşmadır. Ancak sahadaki oyun kötü olmayıp, klasik Beşiktaş savunma hataları önplana çıkmıştır.

 

Beşiktaş’ın sağı, Fenerbahçe’nin solu…

Cumartesi günü oynanacak olan Fenerbahçe – Beşiktaş karşılaşmasının sonucuna etki edecek çok fazla faktör var kuşkusuz. Ancak önceden söyleyebileceğimiz en önemli kriter Beşiktaş'ın sağ kanadı ve Fenerbahçe'nin sol kanadı arasında geçecek olan mücadele. Çünkü karşılaşmada belki de en büyük savaş bu bölgede verilecek.

 

Beşiktaş'ın sağ kanadı, Serdar Kurtuluş oynadığında takımın en güçlü bölgesi haline gelirken, Ali Tandoğan oynadığında en zayıf bölgesi olabiliyor. Özellikle de karşısında iyi paslaşan ve arkaya sarkan kanat oyuncuları olursa. Zira Ali Tandoğan, rakip yarısahaya geçtiği andan itibaren çok etkili bir oyuncu olduğu halde, savunmada diğer arkadaşlarını çok takip etmeyen, bazen fazla önde bazen fazla geride kalan ve ofsaytı bozan bir oyuncu. Kısacası iyi bir orta saha oyuncusu olabilecekken adeta zoraki savunmacı yapılmış bir oyuncu. Bu nedenle de Roberto Carlos ve Wederson işbirliği karşısında çok ama çok zorlanacaktır. Üstelik bu ikili Fenerbahçe ataklarının en önemli oyuncuları konumunda.

 

Buna karşılık, aynı kanatta Sedar Kurtuluş oynadığı ve (ki sakatlığının derecesi önemli) ve önünde Sedar Özkan veya Delgado yardıma geldiği taktirde, bu kanatta hem sıkı bir savaş olacak, hem de Beşiktaş'ın hücum hamleleri Wederson'u savunmada zor durumda bırakabilecektir.

 

Serdarlar, Porto karşısında Quaresma gibi çok teknik ve fizikli bir oyuncuyu durdurmayı başarmıştı bu şekilde. Üstelik Fenerbahçe sol kanadı, Quaresma gibi yer değiştirebilecek oyunculardan oluşmuyor.

 

Kısacası, abartılı bir yorum gibi gelse de, karşılaşma bu kanatta kazanılabilir veya kaybedilebilir.

 

Diğer oyunculara bakarsak:

 

Beşiktaş bugüne kadar Kadıköy'deki karşılaşmalarda Alex'i durdurmayı başarırken, hep Tuncay'ın hamleleri karşısında zorlandı. Bu kez Tuncay'ın yaptığı bindirmeleri Deivid'den bekleyebiliriz. Yani Fenerbahçe'nin hücumda en önemli oyuncusu Deivid olacak.

 

Beşiktaş'ta ise kritik oyuncu Cisse. Zira Cisse olmadığında orta göbekte kolay top kaptırılıyor ve bu kaybedilen toplar savunma açıkları arasından gol pozisyonlarına dönüşebiliyor. Cisse savunmadan gelen topları uzun ve isabetli vuruşlarla kanatlara taşıyabiliyor. Bu sene formsuz olan Koray ise Cisse'ye bir alternatif olamadı bugüne kadar. Ayrıca rakip savunma bloğunu (Aurelio dahil) en fazla zorlayacak oyuncu olan Serdar Özkan'ın da performansı büyük önem taşıyor.

 

Öte yandan her iki takımın da savunması beklenmedik hatalara açık. Sadece Fenerbahçe savunması topu oyuna daha iyi sokabiliyor. Aynı şey kaleciler için de geçerli. Her iki kaleci de son karşılaşmalarda çok formda. Hakan'ın yan top performansı ise merakla bekleniyor.

 

Hıncal Uluç ve Haşmet Babaoğlu’nun şaka gibi yorumları…

Hatırlarsanız geçtiğimiz günlerde bu iki yorumcumuz "Serdar'larda büyük form düşüklüğü olduğu, Fatih Terim'in onları almamakla ne kadar haklı olduğu" şeklinde lomamı boğazıma tıkayan yorumlar yapmıştı. Hatta Hıncal Uluç, Liverpool galibiyetini küçümseyerek, "Beşiktaş'ın yenmediğini, Liverpool'un yenildiğini, Beşiktaş'ın ilk golünün mucizevi bir şans olduğunu" söylemişti.

 

Bu sözler sadece Serdarların değil, tüm Beşiktaşlı futbolcuların hiç haketmediği sözler. Öncelikle en komik olanından başlarsak,

 

  • Sedar Kurtuluş zaten uzun süredir sakat. Marseille karşılaşmasından bu yana toparlanamadığı gibi, özveride bulunarak birkaç karşılaşmada görev almaya çalıştı. Liverpool önünde de oyundan çıkana kadarki kısa sürede takımının en iyi oyuncusuydu.
  • İkincisi, Serdar Özkan, sezon başından farklı oynamıyor. Ancak tek kanatta oynadığı karşılaşmalarda çok etkili olabilirken; orta sahanın ve forvetin diğer bölgelerine yardıma gittiğinde topla çok fazla oynayabiliyor.
  • Üçüncüsü ve yine komik bir şekilde, bir futbolcunun formdayken, "ilerde formsuz olabilir" şeklinde bir savla milli takıma alınmaması (yorumcuların böyle iddia ediyor) nasıl bir mantıktır ve bir yorumcu bu mantığı nasıl rasyonel bulabilir?
  • Dördüncüsü, Liverpool galibiyeti çok ama çok önemli bir galibiyettir. Dünyada çok az takım Liverpool karşısında daha iyi istatistikle oynayabilir ve daha az pozisyon verebilir. Geçtiğimiz yılın final oynayan kadrosundan sadece 3 futbolcunun farklı olduğunu (ki daha iyileri) düşünürseniz ve Liverpool takımındaki oyuncuların kalitesini aklınızdan geçirirseniz, bu takımı daha fazla pozisyon bularak yenen çok az takım olduğunu tahmin edebilirsiniz. Hem de Liverpool'un kazanmak zorunda olduğu bir karşılaşmada.
  • Beşincisi, Beşiktaş'ın Liverpool karşısında bulduğu ilk gol, şanslı bir pozisyon olarak addedilse de, bir Sami Hyypia klasiğidir. Üstelik atağın başında Bobo'ya gelen pastan, Bobo'nun ısrarlı kovalayışına ve hatta Serdar'ın topun gelişine vurmasına kadar emek verilmiş bir pozisyondur. Buna karşılık Liverpool'un bulduğu gol, bir savunma oyuncusunun yapacağı son şeyi (yani kale önündeki topu kafayla penaltı noktasına indirmek) yapan Ali Tandoğan'ın hatasıyla ve Gerard'ın olağanüstü bir kafa vuruşuyla gelmiştir.

 Ertuğrul Sağlam’a..

Öte yandan, Ertuğrul Sağlam, bu ülkenin en aklı selim ve dürüst teknik adamlarından biri olmasına karşın, İstanbul B.B. karşılaşmasında sonra yaptğı yorumun bir kısmını doğru bulmadım.

 

"Galibiyeti haketmedik" ifadesinde samimiyet ve dürüstlük olduğunu (aslında "1 puana şükretmeliyiz" daha dürüstçe olabilirdi) kabul edebiliriz. Ancak, "rakip bize karşı ekstra motive oldu" şeklinde bir sav rakibi küçülten bir cümledir, ki bu da Ertuğrul Sağlam'a hiç yakışan bir cümle değildir.

 

İstanbul B.B.'nin ve Abdullah Avcı'nın başarısına yakın bir zamanda değineceğim. Zira Abdullah Avcı ve onun gibi bazı başarılı teknik adamların sadece 3 büyük takımla oynadıkları ve puan aldıkları karşılaşmalar sonrası övgü almaları bana çok büyük bir haksızlık gibi geliyor.

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 ismail - İstanbul 03 Kasım 2007, Cumartesi 11:20  
Bu maçın yıldızı feneri DELgado olacak
 Samuel Kalliti - İstanbul 02 Kasım 2007, Cuma 17:23  
Bu maçın yıldızı Semih olacak!
 sweet_gladyator - Hatay 02 Kasım 2007, Cuma 16:01  
bence kaaan abi çok müthiş bir şey yazmış sağdanda soldanada çok atak olacak ama fb tarafında daha çok olcak g.gönül oynarsa da iyi önder oynarsada iyi kazanacak takım fb satır satır hece hece şampiyonsun fenerbahçe

ARAMA: