Başta Galatasaray futbolcuları olmak üzere herkesin söylediğini biz de tekrar ederek başlayalım yazıya; Galatasaray, Gaziantep deplasmanında sezonun en kötü futbolunu ortaya koymuştur. Sonra da bunun nedenlerini anlamaya çalışalım…
Galatasaray analizimizi detaylandırmadan önce Gaziantespor ve Mesut Bakkal hocanın hakkını teslim edelim. Son derece sağlam hazırlanmışlar maça, akılcı bir taktikle oynadılar, ligin en iyi hücum eden takımı olan rakiplerini akılcı takım savunmaları ile pasifize etmeyi başardılar. "Özgür-Murat-Volkan"dan oluşan orta alanları, Galatasaray'ın can damarı olması gereken "Arda-Lincoln-V.Yaman" üçlüsüne nefes aldırmadı. Yapmaları gereken yakaladıkları çok net pozisyonları değerlendirmekti, yapamadılar. Hak ettikleri 3 puanı ise ofsayttan yedikleri bir golle kazanamadılar. Onlar adına gerçekten yazık oldu…
Peki Galatasaray neden kötüydü? Galatasaray'ın kötü oluşunu değerlendirmeden önce, iyi olduğu zamanlarda Galatasaray takımı ne yapıyordu, onu hatırlamak lazım. Galatasaray, yukarıda da belirttiğimiz üzere, sezonun en iyi hücum eden takımı. Bu başarısını ise alternatifli, hızlı, yerden ve bol paslı, dinamik hücum anlayışına borçlu. Gaziantep önünde yapamadığı buydu Galatasaray'ın.
Bu başarısızlıkta rakibin etkinliğinin de payı olabilir ama bu Galatasaray adına kabul edilir bir özür olmaz. Dinamik hücum ettiğinizde, rakip savunma ne kadar iyi organize olursa olsun, mutlak bir açığını bulur ve değerlendirirsiniz. Koskoca 60 dakikayı sadece 2 şut çekerek geçirmiş bir Galatasaray'dan bahsediyoruz; bir hafta önce Denizli'de 30'dan fazla şut çekmeyi başaran takımdan.
Lincoln, sakatlık ertesi son derece kötüydü. Sert savunmadan kendini kurtaramadı, topla istediği şekilde buluşamadı; fakat tüm bunlar bir yana, iştahsızdı. Onun bu etkisizliğine en büyük destek ise, bu kez sağ açıkta görevlendirilen Arda'dan geldi. Lincoln'e, kariyerinin de hatırına bu anlamda biraz kredi tanıyabilirim ancak Arda'nın sahadaki vücut dili beni çok ciddi şekilde kaygılandırıyor. Son dakikalardaki (o da Lincoln çıktıktan sonra) kıpırdanma bir yana, özellikle maçın ilk yarısında ruh gibiydi. Yeteneği, potansiyeli ne olursa olsun, 20 yaşında bir orta saha oyuncusunun mücadele etmeyen ve daha da fenası "gamsız" görüntüsü, beni kaygılandırır. Dinlenmesi gerekiyorsa dinlenir, uyarılacaksa uyarılır ama her ne olursa olsun; bu görüntüsünden derhal kurtulması, kendi menfaatinedir.
Arda- Lincoln ikilisinin etkisizliğine bu kez solaçıkta vazifelendirilen Volkan Yaman da eklenince, ligin en çok şut atan, en çok orta yapan takımının yerinde yeller esmeye başladı.
İşin kritik kısmı, bu görüntüye Galatasaray teknik heyetinin 60 dakika tahammül etmesiydi. Erik Gerets'in sevdiğim özelliklerinden biri, işlerin yolunda gitmediğini anlar anlamaz sahaya yaptığı müdahalelerdi. Defalarca 30. dakikada kenara alınan oyuncular gördük, haklı ya da haksız. 60 dakikalık zulme maruz kalırken bu geldi aklıma. Daha da enteresanı, hafta içi kupa maçını getiren Carrusca, takip edebildiğim kadarı ile ısınmaya dahi gitmedi. Bunlar da Feldkamp'ın hatalarıydı.
Hasan Şaş'ın sağbeklik serüveni, Denizli maçı sonrası yazdığımız yazıda da belirttiğimiz gibi, devam ediyor. Bu furyada Ismail Bouzid de kendini bir kez daha, 3 maç üst üste sahada buldu. Bouzid'in orta alan performansı, asla bir Linderoth olmasa da vasatın biraz üzerinde. Aslının bir savunma oyuncusu olmasının faydalarını kullanıyor, pas yeteneği de olan bir oyuncu. Özellikle Arda'ya ilk yarıda verdiği topuk pası çok başarılıydı.
Galatasaray'ın bu iştahsızlığı üzerinden atması ve kritik Helsingborg maçına çok iyi hazırlanması gerekiyor. Kritik bazı sorular var, Helsingborg maçı öncesinde:
1- Kale kimin olacak? Benim bu işe aklım ermiyor, bir takımın birinci kalecisi nasıl olur da maç performansına bağlı olarak 2-3 haftada bir değiştirilir? Daha önce de ifade ettiğim gibi, en azından benim birinci kalecim Aykut'tur. Bu kararı benim vermiş olmam bir şey ifade etmez, Feldkamp'ın da vermesi lazım. Bakalım UEFA Kupası'nda kalede kim olacak?
2- Hasan Şaş'ın sağbekliği devam edecek mi? Yoksa Uğur bayrağı geri alacak mı?
3- Arda nerede oynayacak, sağ açık mı, sol açık mı, forvet arkası mı? Ya da başka bir bakış açısı ile soralım, Arda oynayacak mı?
Sonuç; yazık oldu Gaziantepspor'a. Galatasaray ise 1 puanlık kazanç bir yana, yenilmezlik ünvanını korumuş oldu. Ama ünvanı sağlama almak istiyorlarsa, orta alanda dinamizmden asla vazgeçmemeleri lazım.