Öne geçen takımların ağırlıkla sahadan mağlup ayrıldığı bir hafta yaşadık. Fenerbahçe, Beşiktaş, Gençlerbirliği ve Kasımpaşa mağlup olurken Ankaraspor ve Bursaspor da beraberlikle yetindi. Rakipleri kaybeden Galatasaray haftanın kârlı takımı. Tabii onlar kendilerini gizleseler de, Sivasspor asıl, haftanın takımı.
Galatasaray kötü gidişatını, Ali Sami Yen'deki ilk seyircili maçında Gençlerbirliği'ni 3-2 yenerek durdurdu. Maça yenik başlamalarına rağmen, taraftarın da coşkusuyla ilk yarıda sezonun en iyi oyunlarından birini çıkaran Sarı Kırmızılılar, ikinci yarıda, Lincoln'ün golünden sonra tamamen durarak, “kondisyonu zayıf” diyenleri haklı çıkardı. Kalli de vaziyetin inceliğini fark etmiş olacak, Serkan ve Lincoln'ün yerine iki ön libero daha sokup bu mevkii üçledi. Fakat son dakikalarda ikinci golü yemekten de kaçamadı.
İlginç olan, bunca golden birinin netlikle alâkası olmaması. Dördü, defansa çarpıp kaleciyi terse yatıranlardan. Bir tek, haftanın sürprizi Serkan'ınki, o da, kaleciden dönen şutu tamamlamak suretiyle... Peki Gençlerbirliği ne zaman bir şey yapacak? Sezonun 12. haftasını tamamladık, henüz dikkat çekici bir başarı olmadığı gibi düşme hattının da içindeler. Daha kaç hoca gelip gidecek, merak konusu.
Haftanın maçı: Görüntüde iki şampiyonluk adayı; ama ne averajla ikinci sırada duran Sivasspor bu hedefi düşlüyor, ne de 8-0'ın şokunu atlatamayan Beşiktaş. İnönü'deki maçta gördük ki, taraftar şampiyonluk değil, kişilik, duruş peşinde. “Beşiktaş başkanı sözünü yemez”, “taraftar burada, PAF takımı nerede” gibi, galibiyetten ziyade bir duruşu önceleyen renkli bir tavır. Bobo'nun öne geçiren golü bile onları ilgilendirmiyor. Tabii bu koşullarda, Sivasspor İnönü'deki istatistiksel üstünlüğünü devam ettirecek golleri Gurbanov ve artık klasikleşen Mohammed Ali'yle buluyor. Taraftar sadece Ertuğrul Sağlam'ın arkasında. Sivasspor da Galatasaray'ın, hâlâ averajla...
Bir büyük maç da Kayserispor-Fenerbahçe: Kayserispor evinde baskılı başlasa da, Fenerbahçe hem soğukkanlı bir duvar, hem de ilk çıkışta golü bulacak kadar büyük takım. 28'de şanssız bir kırmızı kart maçın seyrini tamamen Kayserispor lehine değiştirmese, belki bu çok zor deplasmanı kayıpsız bile atlatacaklar. Ama Edu'nun atılmasından sonra ev sahibinin baskısı üretken de olmaya başladı, ilk devre 1-1, ikinci devre 2-1 yapan goller, sakatlanıp çıkan Iglesias'ın yerine giren Mehmet Eren'den. O da, haftanın yıldızlarından biri. Bilhassa, arkası dönükken attığı ikinci gol!
İstanbul Belediyesi artık deplasmanda da susuz bırakmıyor. Maçın ilk yarısının tamamen Ankaraspor'un üstünlüğünde geçtiğini hem Abdullah Avcı hem de Hikmet Karaman teslim ediyor. Karaman ilk yarıda farkı açamamış olmaktan şikâyetçi. Avcı da, ikinci yarıda düzelen oyuna seviniyor. Ve tabii, son dakikalarda gelen beraberlik golüne kuşkusuz... Tita'nın golü haftanın güzel golleri arasına girer bu arada.
Yılın sürprizlerinden biri Denizlispor. İki sezonu düşme potasının hemen üzerinde güç bela tamamlayan Horozlar bu sezon 12. hafta sonunda 7. sırayı gördü. Üstelik, bu hafta da iç sahada Trabzonspor'u 2-0 yenerek... Maçın yıldızı Yusuf; attığı paslar, ortalar bir yana, muhteşem bir kapanış golüyle, kendisini ısrarla isteyen Ersun Yanal'a da mesaj gönderdi. Ersun Hoca'nın Trabzonspor'la ligde ilk yenilgisi. Gerçi 1-0'dan sonra o da Trabzonspor'un hücum anlayışından memnun. Ve tabii böyle maçlar, bir son dakika golüyle 2-0'a gelir sık sık, başı sonu belli bir senaryonun Denizlispor tarafından kusursuz sahnelenişi diyebiliriz. Kayserispor'u da bu şekilde yenmişlerdi.
Hakan Kutlu'yla uzun dönemli işler planlayan Ankaragücü bu hafta Gaziantepspor'u 1-0 yenerek rahatlayan takımlar arasına girdi. Antep'in çizgisi belli zaten, üst üste galibiyetler, üst üste puan kayıpları, yani uzun soluklu yükselişler ve düşüşler. Mesut Bakkal son dakikada ofsayta kurban giden golün tepkisiyle daha ziyade hakemleri konu ediyor. Ankaragücü'nde ise, golü atan Murat Erdoğan Hakan Kutlu'ya değinirken takımın geleceğine dair de umut vaat eden işler olduğunu vurguluyor.
Manisaspor-Bursaspor maçı olmayacak koşullarda oynandı. Topun âdetâ bir vapur gibi dalga yayarak ilerleyebildiği bir zeminde, bireysel hataların ayyuka çıktığı zor bir karşılaşma. Kalbur üstü birer forvete sahip iki takımdan Bursaspor, golcüsünün hayrını gören taraf bu hafta: Thum Bursaspor'u 40. dakikada, zemine rağmen klas bir plaseyle öne geçirdi. Bu maçta Holosko'sundan istediği verimi alamayan Manisaspor ise beraberliği son dakikada kaptan Ümit Bozkurt'un kafasıyla kurtardı. Beraberlik, iki takımı da çok sevindirmedi muhtemelen.
Alt sıraların müdavimi Rizespor da bu hafta yeni yeni toparlanan Konya deplasmanındaydı: Sabin'in 2. dakikadaki golüne Altan'la cevap vermeyi başardı Mavi Yeşilliler. Ama Konyaspor'un ihtisas alanına giren bir son dakika golünden onlar da kurtulamadı. Böylece Konyaspor ligdeki dördüncü galibiyetini de, bir son dakikalar golüyle almayı başardı. Rizespor bu yenilgiyle yine sıkıntılı bir sürecin içinde. Haftaya kendi evlerinde oynayacakları Kasımpaşa maçı çok önemli.
Kadir Özcan'ı durup dururken işinden eden Kasımpaşa yönetimi, gelinen vaziyetin baş sorumlusu sayılabilir mi? OFTAŞ gibi, lige birlikte geldikleri ve mutemelen kümede kalmak için de rekabet etmeleri gerekecek bir takıma iç sahada 3-1 mağlup olarak haftanın en kötü takımı oldular. Tabii, OFTAŞ'ın şimdi durduğu yer herhangi bir düşme kaygısı yaşayacaklarına işret etmiyor, ama belli olmaz. Kasımpaşa karşısında, Moritz'in golüyle yenik duruma düşmelerine rağmen gayet başarılı bir oyunla üç gol birden buldular. Ve aniden onlar da 9. sıraya kadar yükseldiler.