"Benden daha mutlusu yoktur inşallah" diye iç geçiren, maçtan sonra yine, yeni, yeniden kendisini övmekten geri kalmayan; bak gördün mü başardım işte, aferin bana, baba ben büyüdüm demeçlerini 'duygusallık' olarak mı algılayacağız şimdi…
En başından söylemek isterim ki, 'Milli dava'dan alnımızın akıyla çıktığımızı düşünmüyorum, çünkü futbolu, hani topun peşinden koca koca adamların koştuğu, Ferhan Şensoy'un da "madem peşinden koşacaksın niye tekmeliyorsun…" diye sorduğu alt tarafı 1 oyunu, milli bir mesele olarak görmüyorum. Böyle görülmesini, gösterilmesini, gösterilirmiş gibi yapılmasını, yapmacık ve "birlik beraberliğe en çok ihtiyacımız olan gün" dönemsel palavralarından sadece biri olarak görüyorum…
Guy Debord'un deyimiyle 'yalnız kalabalıklar'ı aslında hep birlikteyiz masalına inandırma çabasından başka hiçbir şey değil bu. Ne o öyle, "dağ başını duman aldı" tezahürat çağrıları, eşlik etmeyen tribünler, neler oluyor şaşkınlığı? Futbolcular, teknik heyet, federasyon heyetinin şampiyonluk(!) coşkusu, DİĞERLERİNİN bilmediğimiz bir şey mi var bakışları, merakı… Bize de söyleyin hep beraber gülelim?
"Benden daha mutlusu yoktur inşallah" diye iç geçiren, sağına soluna baktıktan sonra KAMERA ışıkları yanınca hüngür faşır ağlayan, maçtan sonra yine, yeni,yeniden kendisini övmekten geri kalmayan; bak gördün mü başardım işte, aferin bana, baba ben büyüdüm… demeçlerini 'duygusallık' olarak mı algılayacağız şimdi… Yok canım daha neler!
Bakın Haluk Ulusoy maçın ardından NELER anlatıyor, "Buradan babama seslenmek istiyorum. Bana çok büyük özveride bulundu. Federasyon başkanlığı yapmamı istemiyordu. İşlerin başında olmamı istiyordu." Şu güzelim serbest zaman etkiliğini de böyle kendi iç meselenize, kendi şovunuza dönüştürdünüz ya daha ne denilebilir ki? "Sayın Ulusoy keşke babanızın sözünü dinleseymişsiniz" diyecek halimiz de yok… Paşa gönlünüz nasıl isterse!
Finallere de aynı ekip ve daha da kötüsü aynı duygu yoğunluğuyla(!) gidiyoruz. Önümüzde "birlik beraberliğe en çok ihtiyacımız olan" bir 2008 Avrupa Kupası finalleri var. 2008 Avrupa Kupası özel milli DAVAsı… Şimdiden hazırlanmaya başlasak çok ama çok iyi olacak, herkes mahallesinde top sektirmeye başlasın! Mönüde kazandıkça zafer, kaybettikçe kibir var… Yolumuz açık olsun!