Aslına bakılırsa Ankaraspor karşısında Fenerbahçe'yi sormak yerine Fenerbahçe karşısında Ankaraspor'u sormanın daha akılcı olacağını düşünüyorum. Çünkü başkent temsilcisini ilk yarıda sahada göremedim. (Ama bir kez sormuş bulunduk, yanıt aramaya çalışalım.) Zico'nun oyun kurgusunun temel taşlarından bir tanesi olan Deniz'in yokluğu önemli bir handikaptı.
Zico, Tümer'i o bölgeye çekerek pas alış-verişini arttırmak ve topa daha fazla sahip olan taraf olmak arzusundaydı. Ama Tümer, Alex ve Deivid'den kurulu bir kadroda fiziksel anlamda sıkıntılar yaşandı. Skor avantajı elde edildikten sonra artan rakip atakları Selçuk'un oyuna girmesine dek devam etti. Selçuk oyuna sonradan girmesine karşın oldukça iyi bir performans sergiledi. Ankaraspor eğer orta alanda daha dirençli olabilseydi bambaşka şeyler yazıyor olabilirdik. Alex'in geçmişteyaptıkları gelecekte yapacaklarının teminatı gibi, üzerine çok yazmaya gerek yok. Mehmet Demirkol'un dediği gibi Fenerbahçe'de efsane olacak.
Ankaraspor'da ise Mehmet Yılmaz sarı lacivertlilere zor anlar yaşattı, çok güçlü ve akıllı bir oyuncu, hem ayak hem de kafayla gol atmış olması da zaten yeteneklerini açıklamaya yetiyor sanırım.
Alex'in performansının artmasını neye bağlamalı?
Semih ile iyi anlaşıyor olması, Deivid'in ve Vederson'un ona daha çok yaklaşması diyebilirim. Ayrıca özellikle Ankaraspor karşısında erken gelen gol, Alex'in daha geniş alanlar bulmasını sağladı. Bir de doğru zamanda doğru yerde olmak konusunda Son Kral'ın üstüne yok.
Kendisini unutturuyor olması en büyük avantajı, biz dahi tribünden maçı izlerken Alex'in oyunda olduğunu unutuyoruz çoğu zaman. E o da bunun avantajını çok iyi değerlendiriyor. Çok adamla baskı kurulduğu anlarda değeri artıyor, kaleciden seken topların efendisi.
Bu arada Hürriyet'e yapmış olduğu hareket ona hiç yakışmadı.
Fenerbahçe'nin Avrupa'da farklı oynadığı görüşüne katılmalı mı?
Katılmıyor olsaydım bu soruyu sorarak laf salatası yapmak istemezdim. İstatistikler farklı şeyler söylüyor. Zico'nun göreve geldiğinden bu yana oynanan bütün maçları kazanma oranı, lig ve Avrupa maçlarını kazanma oranıyla neredeyse aynı fakat görünen de bir köy var, istatistik istemez! Son dönemde ligde de artan bir performans olduğunu gözlemlemek gerekir tabi.
Öncesi için bir şeyler yazılacaksa; ciddiyet sorunu olduğunu düşünüyordum, maça asılma denilen hadisenin ligde hayat bulmadığını görüyorduk. Nasılsa lig garanti anlayışı vardı geçen haftalara kadar. Ama Beşiktaş maçıyla birlikte bir silkinip kendine gelme durumu yaşandı. Korkum şu ki, Avrupa'da iyi oynarken ligde kaybeden Fenerbahçe'nin ligde iyi oynamaya başlayınca Avrupa'da kaybetmesi.
Inter karşısında Fenerbahçe'nin şansı nedir?
Bir oyun oynuyorsanız ve bu oyunun adı futbolsa, gerçekten şansa ihtiyacınız var demektir. (Bu güzel cümleyi kurabilmek için bu soruyu sorduğum anlaşılmaz umarım) Inter rövanşı almak isteyecektir. Ama öyle yandım bittim hallerinde saldırmayacaktır.
Sahalarında iyi oynuyorlar, özellikle forvetleri çok etkili bildiğiniz gibi. Defans oyuncuları ve Volkan'ın performansı maçın sonucunu belirler. Beraberlik harika bir sonuç olur. Düşüm, bu sonucun hiçbir kıymeti harbiyesinin kalmama ihtimali üzerine bir yazı yazmak ve buna Rusya'daki mücadelenin vesile olması… (yeterince açık olmuştur umarım!)