Sivasspor bu sezonki başarılarına Gökhan Ünal'lı, Mehmet Topuz'lu Kayserispor'u yenerek bir yenisini daha ekledi. Fakat son dakikalarda Musa'yla buldukları golün keyfi, Galatasaray'ın da son dakikalarda Trabzon'da galibiyet golünü bulmasıyla biraz kursakta kaldı. Liderlik yine averaj hesabıyla Galatasaray'ın elinde, ama Sivasspor'un bu tutkusu da gözden kaçacak gibi değil. 13. haftayı bulduk hâlâ zirvedeler, Kayserispor, Beşiktaş gibi önemli galibiyetler geride kaşmış ve hâlâ oynanmamış bir Galatasaray maçı var önümüzde. 16. hafta, bu maç büyük bir heyecan içerisinde geçmeye aday. O güzergâhta Sivasspor'un karşısına Ankaraspor deplasmanı ve Denizlispor çıkacak. Haftaya Belediye'yi ağırlayacak Galatasaray ise arkadan Fenerbahçe'ye konuk olacak.
Lider bu hafta, Hakan Şükür, Nonda ve Ümit Karan dururken Serkan Çalık'la çıktığı Trabzon deplasmanında bu futbolcunun 89'da attığı golle haftanın en kârlı takımı. Ortada futbol namına, her iki takım adına da önemli bir şey olmasa da, deplasmandan gelen bir derbi galibiyeti de kuşkusuz şampiyonluk yarışında son derece önemli. Serkan Çalık'ın son iki haftaya damga vuran performansına değinmeli. Bir hedef forvet tipinden ziyade araya kaçan adam. Trabzon'da defansın arasında sıkışıp etkisiz bir maç çıkarsa da, ortasahada topu alıp biraz sürdükten sonra uzun menzilli bir şutla golü yapacak kadar da yetenekli. Gidişat Galatasaray'ı beraberliğe hayli razı etmişken bu sürpriz çıkışla fazlasıyla önemli bir avantaj sağladı takımı için.
Kayseri mağlubiyetiyle bir adım daha geri düşen Fenerbahçe bu hafta Ankaraspor'u 4-2 yenerek yerini korudu. Maçın yıldızı, attığı üç golün yanı sıra enfes bir aşırtma deneyip az farkla kaçıran Alex. Son golünde uzak köşeyi ararken aniden dönüp yakın köşeyi görmesi futbol zekâsının kıvraklığına önemli bir delildi. 2-0'dan sonra ikinci yarının başında bir gevşeme görüldüyse de, 2-1 Ankaraspor'dan çok Fenerbahçe'yi ateşledi ve skor dörde kadar genişledi. Mehmet Yılmaz'ın 4-2 yapan kapanış golü de şıklık açısından kayda alınmalı.
OFTAŞ-BEŞİKTAŞ
Yönetimin ısrarcı tutumuyla kendi kendini bir buhranın içine hapseden Beşiktaş için Oftaş maçı, en az Oftaş'lı gençler için olduğu kadar önemliydi. Siyah Beyazlılar ilk dakikalarda bir hareketlilik gösterdiler ama, daha sonra Oftaş'ın dirençli takım oyunu karşısında teklemeye başladılar. Sezon başında Beşiktaş'ı biraz öne çıkaran Tello ve Serdar Özkan'dan müteşekkil kanatlar bir işlerlik göstermediği için Higuain ve Bobo da oyundan kopuk kaldılar. Fakat Bobo yine de önüne çıkabilecek bütün engellerin rüzgârla devrilmesi sayesinde hayatının en kolay gollerinden birine imza atabildi. Geriye düşen Oftaş'ın baskısı cezasahası önünde top dolaştırmaktan öteye gitmeyince, Beşiktaş da etkisizliğini özenle muhafaza edince haftanın en sıkıcı maçı çıktı ortaya. Oftaş tamiri mümkün bir yenilgiyle karşı karşıya. Beşiktaş ise buhrandan çıkmak için iyi bir fırsat elde etti. Önümüzdeki hafta kolay görünen Rizespor maçı o karanlık süreci iyice uzakta bırakmak için de önemli bir fırsat sayılabilir.
DENİZLİSPOR YILIN SÜRPRİZLERİNDEN
Yılın sürprizlerinden Denizlispor, Belediyespor'a İstanbul'da ilk yenilgiyi tattırarak, haftanın da sürpriz sonuçlarından birine imza attı. Kümede kalması bahis konusu edilen Denizlispor artık beşinci sırada. Ve 2-0 tam bir Denizlispor klasiği. Öne geçip kontrollü oynayan Yeşil Siyahlılar ikinci golü hep seksenden sonra buluyorlar. Bu sefer, Yusuf yine bildiğimiz ince çalımlarıyla ilk golü buldu, kapanış da 83'te Hasan'dan geldi. Şimdi sırasıyla Fenerbahçe ve Sivasspor maçları var. Üstlerinde duran bu takımlardan alacakları puanlar onları şampiyonluk yarışına bile ortak edebilir. Güvenç Kurtar da bu rüyayla yaşıyor olsa gerek.
Yine sürpriz bir çıkış içinde, Ankaragücü de haftanın kârlı takımlarından. Hakan Kutlu geldiğinden beri sürekli bir "takım olma" teması işleniyor sanki. Futbolcular Briegel'in gitmesinden çok memnun. Murat Erdoğan takım içi yardımlaşmanın olduğu yerde kaybetmenin zorluğundan bahsediyor. Yani Hakan Kutlu önderliğinde, koşullardan zevk alarak iş görme vaziyeti mevcut Ankaragücü'nde. Bunun sonucunu da alıyorlar işte. 1-0'lık Manisaspor galibiyeti onları altıncı sıraya çıkardı. Tabii, köklü Ankaragücü'nün oyuncusu -Yasin'di sanıyorum- “hedefimiz Ankaraspor'u iyi yerlere taşımak” demese, daha iyi olacaktı. Diğer taraftan Manisaspor'u ise düşme kaygısı yeniden sardı. En başta, Güven'in kaçırdığı muazzam fırsat konuşulmalı, ama Giray hoca hem hakemden, hem de oyuncularını transfer edip duran medyadan şikâyetçi. Artık haftaya Gaziantepspor'la hesaplaşacaklar.
Bursaspor dört haftadır, yani Samet Aybaba geleli beri kaybetmiyor. İki galibiyet, iki beraberlikle sıkıntılı dönemi aşmış görünüyorlar. Bu hafta da renkdaşları Konyaspor'u 1-0'la geçtiler ve 12. sıraya yükseldiler. Bakalım bu yükselişin getirdiği rehavet, haftaya, puana şiddetle ihtiyaç duyan Kasımpaşa deplasmanında nelere yol açacak.
Hakemlerden şiddetle şikâyetçi bir başka takım da Gaziantepspor. Gençlerbirliği'yle 2-2 berabere kaldıkları maçın sonunda başkan İbrahim Kızıl "konuşmak istiyoruz ama konuşmak da istemiyorum" diye bir girizgâhla bu dertlerini bir kez daha anlatmaya çalıştı. Verilmeyen penaltı gibi itirazlar söz konusu kuşkusuz. Diğer tarafta hakemler hakkında konuşma rekortmeni Bülent Korkmaz Hoca da sustuğuna göre bir haklılık payları olması söz konusu, bu maç özelinde. Önceki şikâyetleri zaten kabul görmüştü. Fakat 2-2 sonuçlanan bu maç Gaziantepspor'dan ziyade Gençlerbirliği'nin başına iş açacak gibi. Hep yukarılarda görmeye alıştığımız Alkaralar şimdi üç puanlık bir mesafeyle düşme çizgisinin altında. Bülent Korkmaz'ı yine stresli bir sezon bekliyor anlaşılan.
Üç korner bir penaltı derler, Rizespor Kasımpaşa karşısında üç penaltıdan bir gol çıkarabildi. Haftanın en kritik maçında, hakem Cem Deda verdiği üç penaltı ve yine ilk gole sebebiyet veren yanlış bir frikik kararıyla bu kritik maçı kendi haline bırakmayan adam oldu. Gerçi penaltı kararlarına itiraz etmek pek mümkün değil ama, yanlış frikik kararının dolaylı yanlış sarı kartı da 56'da Ömer'in atılmasına sebep oldu. Kasımpaşalı birkaç futbolcunun yemekten zehirlenmesi de futbolcular ve teknik direktör tarafından manidar bir vukuat olarak ifade ediliyor. Sonuçta, Kasımpaşa ligde kalma yolunda çok önemli bir maçı 2-0 kaybederek ligdeki en zor konumu elde etti. Bütün bu vukuat bir yana, olumlu işaretler vermeye başlayan takımdan Kadri Özcan'ın gönderilmesi kendi kabahatleri. Lorant'la işler yürümüyor şimdilik. Bursa karşısında ne olur, göreceğiz.