İlk yarının lideri Sivasspor buz gibi bir havada ağırladığı Trabzonspor'u 2-0'la geçerek liderliğini korumayı başardı. Bu aynı zamanda, sezonun olaylı ve 3-0 Sivas lehine tescil edilen açılış maçının da rövanşıydı; bir ara Sivasspor'un bu maçı Trabzonspor'a vermesi falan da söz konusu olmuş, Trabzon tarafı şiddetle itiraz etmişti. Sonuçta, gayet ciddi bir biçimde oynandı karşılaşma. Sivasspor sonuca, ikinci yarıda Cvetkov ve Mehmet Yıldız'ın ayağından bulduğu gollerle gitti. Çağdaş, ikinci golde sebep olduğu penaltı sırasında, oyundan da atıldı.
Sivasspor'un evinde oynadığı on maçın onunu da kazandığını ve attığı 20 gole karşılık sadece 3 gol yediğini söylemek lazım. Hakikaten etkileyici bir performans. Trabzonspor ise özellikle deplasmanda gayet kötü bir grafik çiziyor: Tek galibiyetleri ikinci hafta Oftaş karşısında.
Oldukça ihtişamlı girdiği ligin ilk devresini sıkıntılı bitiren Galatasaray ikinci yarıya yine aynı şaşaayla başladı. İstanbul'da dört attığı Rizespor'u, deplasmanda beşleyerek... Böylece onuncu deplasmanını geride bıraktı, önünde yedi deplasman maçı kaldı. Açık bir fikstür avantajı anlamına geliyor bu. Nonda üç golle maçın yıldızı olurken diğer golleri atan Arda ve Servet de performanslarıyla öne çıkan isimler oldu Galatasaray'da. Rize'de ise Altan'ın frikik golü dikkat çekiyor, haftanın en güzel gollerinden biriyidi. Şanssızlıkları; ikinci kez seçilen başkan Kadir Çakır'ın futbolcularından ilk defa bu maçı hediye olarak istemesiydi. Galibiyet olmadığı gibi farklı bir yenilgiyle başkanlarına hoşgeldin demiş oldular.
Devreyi ikinci sırada tamamlayan Fenerbahçe İstanbul B.B.'ye bir kez daha puan kaptırarak üçüncü sıraya düştü. 81'de ilk maçtaki 2-0'lık skoru yine yakaladı Belediye. Fakat o dakikaya kadar bıktırıcı bir temposuzlukla işi götürmeye çalışan Fenerbahçe birden canlanınca kalan 9 dakikada iki gol bulmayı başardı. Belediye bu kâbusu daha önce Sami Yen'de de görmüştü. 2-0'dan 90'da 2-2'ye gelen maçlar... Yine oyun olarak Belediye iyi, fakat 20 Ekim'den beri bu iyi oyun galibiyet getirmiyor. Son dokuz maçta üç yenilgi ve altı beraberlik var. Bu da 27 puanın topu topu altısına tekabül ediyor ve Belediye takımını 11. sıraya geriletiyor. Evinde puan kaybeden Fenerbahçe ise şimdi üst üste gideceği iki deplasmanı düşünmek zorunda. Üç galibiyeti üst üste koyan Gaziantepspor'dan sonra Sivasspor'a konuk olacaklar. Ama zor maçlar da Fenerbahçe'nin işi.
Ligin deplasman kralı Beşiktaş, Konya'dan da son dakikada bulduğu golle 2-1 galip dönmeyi başardı. Sedat Ağaçay'ın golüyle geri düşen Siyah Beyazlılar İbrahim Toraman ve Nobre'yle düzlüğe çıktı. Onlar da onuncu deplasman maçını geride bırakmış vaziyetteler ve dördüncü sırada olmakla, zirveyi iyice tehdit eder bir konum elde ettiler. Ancak iç sahadaki performanslarını yükseltmeleri lazım. Dışarıdaki yedi galibiyete karşı iç sahada sadece dört galibiyeti var Beşiktaş'ın. Konya da, bu arada, kendi sahasındaki ilk yenilgiyi almış oldu.
Deplasmanda ilk galibiyetini alan takım da Kayserispor. Holosko'yu gönderip Koray ve Burak'ı getiren Manisaspor'u üçüncü dakikada Gökhan Ünal'ın attığı golle 1-0 yendiler ve tehlikenin göbeğinde bıraktılar. Manisaspor bu yenilgiyle 17 puanda, düşme potasının hemen üzerinde duruyor. Ve başta Giray Bulak, hakemin bu maçtaki yönetiminden hayli şikâyetçiler. Dertleri; “dışarıda zaten eziliyoruz, bari Manisa'da hakemler tarafından bu kadar ezilmesek.” Bu tip çıkışlar oldukça tanıdık. Kayseri tarafı ise galibiyeti rakibi çözmüş olmaya bağlıyor; “bir oyun planı ve sistemi olmayan, uzun toplara bakan Manisaspor'u durduracak tedbirleri aldık” diyorlar. Bu iki bakış açısı arasında bir yerlerde olsa gerek, hakikat!
Oyun planı eksikliği ve uzun toplar meselesi çokça Denizlispor için de kullanıldı bu sezon. Ama Denizlispor, rakiplerin anlam veremediği oyun sistemiyle son yılların en rahat sezonunu geçiriyor: Bu hafta, önce 10, sonra 9 kişi kaldıkları Bursa deplasmanından aldıkları bir puanla altıncı sıraya yerleştiler. Güvenç Kurtar rakip teknik direktörlerin dile getirdiği sistemsizliğe rağmen yine de kendi katkısını vurgulamaktan kaçınmıyor; bu sefer de “oyuna müdahale ettim, tam toparlandık, Serhat atıldı” diyerek meselâ... Ama sonuçta Bursaspor'un Eser'le öne geçmesi, yine Eser'in şahsi davranıp Ömer'e pas vermediği bir pozisyonla 2-0'ı kaçırması, Samet Aybaba'nın dediği gibi farkı yakalayabilecekleri bir maç olması da bu karşılaşmanın veçheleri. Denizlispor biraz da şansıyla ve Yusuf'un bu sezona özgü olağanüstü performansıyla götürüyor gibi işi.
Dikkat çekici bir çıkış da Gaziantepspor'dan. Gerçi 15 Eylül'den beri kazanamayan, son on üç maçında ancak üç beraberlik alabilen Kasımpaşa'yı yenmek, deplasmanda bile çok önemli bir başarı sayılmaz herhalde. Ama Bünyamin Süral'in üç maçta üç galibiyetle teknik direktörlük hayatına kayıpsız başlaması önemli. Üst üste üç galibiyet de Anadolu kulüplerinde nadir görülen bir istikrar. Haftaya Fenerbahçe'yi ağırlayacak Gaziantepspor'da Bünyamin Süral de ilk büyük maçını idrak edecek; bakalım dörtte dört yapabilecek mi. Son olarak Uğur Tütüneker'le yola devam kararı alan Kasımpaşa artık gidici görünüyor.
Ankara'nın dört takımı ikişerli eşleşmelerle iki derbi sundular bu hafta, ikisi de 1-1 sona erdi. Kardeş takımların eşleşmesi, şüpheye mahal bırakmamak için ilk haftaya denk düşürülmüş, OFTAŞ düşme hattında duran Gençlerbirliği'nden yine puan kaparak üstüne düşeni yaptı. Gençlerbirliği Bülent Korkmaz döneminde tek galibiyetle (Trabzonpsor) ve üç beraberlikle ağır aksak gidiyor; anlaşılan bir kriz içindeki Manisaspor'un düşük performansından medet umuyor. Manisaspor düzelirse işleri çok zorlaşacak ve yılların Gençlerbirliği belki de ikinci lige gidecek.
Yine düşme potasındaki Ankaraspor'la Ankaragücü arasındaki diğer derbi de 1-1 sona erdi. Hikmet Karaman ilk defa, tehlike bölgesinde başına geçtiği bir takımı şahlandıramamış görünüyor. Görev dönemindeki on maçta sadece iki galibiyet alabildi Ankaraspor. Beraberliklerle lige tutunmaya çalışıyorlar ama kalabilmek için iki takım geçmeleri lazım, bu hafta Ankara'da oynanacak Ankaraspor-Manisaspor maçı hayati diyebiliriz. Kazanırlarsa, Manisa'ya yetişiyorlar. Bu maç gibi, Gençlerbirliği-Rizespor maçı da oldukça kritik önümüzdeki hafta. Ve seyre değer bir maç olarak da İstanbul B. B.-Sivasspor karşılaşması dikkat çekiyor.