FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nevzat Aydın
Nurullah Bakır
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Adnan Bostancıoğlu
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN MAÇLARI
NBA TV'DE BU AY
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Zirvedekiler yine kârlı

Zirvedeki kapışmanın üst düzey seyri devam ediyor. Bu hafta, üç büyüklerin yanı sıra Sivas, Kayseri ve Trabzonspor da maçlarını kazandılar. Lig iki ayrı gruba ayrıldı, her grup kendi içinde büyük heyecan üretiyor.


NTVSPOR
Güncelleme: 09:45 TSİ 2 Mart 2008 Pazar

Hepsi benzer koşullarda, bembeyaz sahalarda, kiminde çizgiler az seçilebilir, kiminde neredeyse hiç seçilmezken bütün maçlar oynandı, nedense bir istisna, Galatasaray'ınki Pazartesi'ye tehir edildi. Bütün rakipler kazanınca da, Galatasaray'a Konya'da stres dozu yüksek bir maç nasip oldu.

 

Konya'da Ceyhun Sarı Kırmızılıları hayli yıprattı, ama sonucu Ümit Karan belirledi. Attığı gol tam kendine özgüydü, ama son saniyede vücudunu siper ederek çıkardığı gol vuruşu asıl takdire şayan emeğiydi. Son derece zorlu bir deplasmanı, Ümit sayesinde kayıpsız atlattı Galatasaray ve şampiyonluk yarışındaki avantajını korudu.

 

Bu zorlu haftayı deplasmanda geçirip kayba uğramayan takımlardan biri de Fenerbahçe: Rize'de maça iyi başlamadılar, Altan'ın golü onları gayrete getirdi. Alex'in yapımcılığını üstlendiği, Kezman, Deivid ve Selçuk'un başrollerini paylaştığı dört golle cevap verdiler Altan'a, daha ilk yarıda. Dolayısıyla, Sevilla maçı öncesi, ikinci yarıda dinlenme haklarını kullandılar. Bu bölümde Altan sıfırdan enfes bir gol daha attı ama farkı kısmaktan ileri gitmedi bu. Rizespor böylece ikinci yarıya, beş maçta beş yenilgiyi 19 golle idrak edip eksantrik bir giriş yapmış vaziyete. Taraftar da tepkili dolayısıyla. Hem hoca, hem kaleci değiştiriyorlar ama, istikrarları bozulmuyor. Bu arada, Roberto Carlos'un 37 metreden savurduğu klasiği gol olmasa da, kendisinin ligimizde mesai yaptığını hatırlatan güzel enstantanelerden biriydi. Bir de, Cumhur'un faul beklerken hakemin “oyna” işaretine uyup oturduğu yerde göbek atmaya başlaması... Protestonun güzeli belki, ama beşte beşle başlayan Rizespor'un da bozuk ruh halinin işareti gibiydi.

 

Beşiktaş İnönü'de bir garabet üretti bu hafta: Nobre'nin 11'deki golüyle maçı rölantiye aldılar ki, zaten agresif halleri bile kimine göre rölanti sayılır. Beyaz zemin üstüne beyaz forma ve sarı topla, futbol da oynamadan tam bir eziyet çektirdiler izleyene. Bu arada 60'ta ikinci golü de buldular, pozisyon falan üretmeye zahmet etmeden. Ertuğrul Sağlam'ın anlayışı bu, en azından oyunu iyi kontrol ediyorlar, pozisyon vermiyorlar, zorlanmadan 2-0'ı alıp gidiyorlar derken Ankaraspor bir kıpırdadı, maç bir anda döndü: 83 ve 88'de De Nigris 2-2 yaptı. Bu skor şampiyonluğa mal olabilecek bir rezaletin önünü açtı, o vakte kadar ortadaki bütün sıkıntıya rağmen skor memnuniyetiyle şarkılar söyleyen tribünler de aleyhe döndü. Uzatma dakikalarında İbrahim Toraman gayet ballı bir şutla 3-2 yaptı ve Beşiktaş önemli bir sıkıntıyı mucizevi bir biçimde aştı. Ankaraspor da ikinci yarıdaki ilk yenilgisini aldı.

 

Sivasspor'un direnişi tebrik edilmeli. Öyle bir girdabın içindeler ki... Sakatlıklar, ağırlaşan şartlar falan, dört gollü Fenerbahçe yenilgisinden sonra bile onlardaki azmi dindirmedi. Bu hafta, 1-0'lık Oftaş galibiyetiyle iki haftalık deplasman virajını dört puanla dönmüş durumdalar. Ama asıl girdaptan kastım, Galatasaray'la Fenerbahçe'nin gerisinde, Beşiktaş'ın önünde, öyle bir yerdeler ki, hedef koymak mümkün değil. Şampiyonluk puan olarak hâlâ mümkün görünüyor, ama gerçekten mümkün olabilir mi? Şampiyonlar Ligi desek, aynı oranda zor, zira Galatasaray da, Fenerbahçe de neredeyse puan kaybetmiyorlar. Arkadan gelen Beşiktaş'ın da fazla farkı yok, oynamasa da kazanıyor. Arada kalmış vaziyette, mevkii korumak için hep kazanmaya mecbur, kazanıyorlar da. Gerçekten çok zor bir işi başarıyorlar.

 

Bir de Kayserispor var, Beşiktaş'ın hemen altında, beş puan geride. Bu hafta, 1-0 geriye düştükleri maçta Gaziantepspor'u 3-1 yenerek ikinci yarıda beşinci galibiyetlerini aldılar. Nurullah Sağlam'la yeni bir dönem başlatan Gaziantepspor geçtiğimiz hafta Sivas'la 0-0 beraber kalırken oynadığı futbolla beğenilmişti. Yine iyi oynadılar. Ama Kayserispor'un azmini aşamadılar. Geçtiğimiz hafta da beğenilen Beto, bu hafta Kayseri'ye attığı röveşata golüyle dikkatleri tamamen üstüne çekti.

 

Yanal döneminde ikinci kez iki galibiyeti üst üste getiren Trabzonspor ilk defa bir üçleme başarmak üzere deplasmanda Ankaragücü karşısına çıktı bu hafta. Umut ve Ayman'ın golleriyle 2-0 kazanarak, zirvedeki beşlinin arkasına, hayli puan farkıyla da olsa, yerleşti.  Ligdeki hedeflerden uzak kalsalar da, UEFA hedefini yeniden telaffuz etmeye başladılar hiç olmazsa, gerçi yolları hâlâ oldukça uzun. Ama 30 puan barajını geçerek, düşme muhabbetini uzaklara itmeyi de başardılar. Oysa lige iyi giren Ankaragücü şimdi çok sıkıntılı. Galibiyetsizlik serisi dokuz maça dayandı, tehlike iyice büyüdü. Haftaya Belediye deplasmanı işin ciddiyetine yeni boyutlar katabilir.

 

Manisa-Gençlerbirliği haftanın önemli maçlarından biriydi. Düşme hattındaki iki takım Manisa'da, ender “yeşil sahalar”dan birinde karşı karşıya geldiler. Kazanan taraf konuk Gençlerbirliği oldu. Mesut Bakkal'la ikide iki yaptılar. İlginç olan, Cavcav'ın sezon başında onu istemeyip göndermesi. Üstüne beş kişi geldi, yine son tahlilde gelip takımı kurtaran o oldu. O halde, niye bunca macera yaşandı?

 

Diğer tarafta, Bulak'ı gönderip Yılmaz Vural'a bel bağlayan Manisaspor. Dört maçta üç yenilgi, bir galibiyet. Son Galatasaray yenilgisini bireysel hatalara bağlayan Hoca, bu sefer de hava şartlarına yenildiklerini iddia ediyor. Anlaşılan, henüz kendi müdahale alanına giren bir şey yok, o çaresiz...

 

Denizlispor'un belalısı Kasımpaşa: 22 maçta üç galibiyet çıkarabilen Kasımpaşa, bunlardan ikisini Denizlispor'a karşı başardı, ikisi de 1-0. Bu sefer Atatürk Olimpiyat'ta, olağanüstü bir rüzgârın tesirinde oynandı. Kasımpaşa ikinci yarıda Özgür'ün tek golüyle üç puanı aldı, bakalım ne yapacak! 12 puanla, hâlâ en yakın rakiplerinin sekiz, düşme çizgisinin on bir puan gerisindeler. Rüzgârdan şikâyet eden Kurtar'ın Denizlisi ise, bu maçta hakikaten komik görüntüler oluşturan rüzgârdan ziyade altıpasta top dürtememenin kurbanı olmuş.

 

Bursa-İstanbul Belediye maçı haftanın tek beraberliği. Ve Belediye adına klasik: iki defa öne geçiyorlar ama kazanamıyorlar. Üstelik, ikinci yarıda mağlıbiyeten de oldukça şanslı kurtuldular, mutlak bir Bursa hâkimiyeti vardı bu bölümde. Belki de, her iki devrenin iki ayrı zeminde oynanması bozdu Belediye'yi. Maç yeşil zeminde başladı ve bu bölümü Belediye iyi götürdü. Kar yağışıyla bembeyaz zeminde başlayan ikinci dsevrede ise sadece Bursa vardı sahada. Sonuç: altlarındaki takıma karşı deplasmandan aldıkları bir puana sevinen Belediye. Galbiyeti kaçıran Bursa tarafı ise iç sahada bir fırsatı daha tepmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyor. Sıradaki Fenerbahçe deplasmanı onlara da korkulu rüyalar gördürecek cinsten.

   • En çok puan alan haberler

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Galatasaray 34 79
2 Fenerbahçe 34 73
3 Beşiktaş 34 73
4 Sivasspor 34 73
5 Kayserispor 34 55