Geçtiğimiz 2 yıl içerisinde yaşanan bunca rezaletin üzerine bir de Aralık ayında yapılması gereken genel kurulun ipe sapa gelmez bir nedenle ertelenmesinin siniri içerisinde olan delegeler, genel kurul sırasında başkan Nuri Albayrak'tan en azından samimi bir öz eleştiri bekliyordu. Bırakım öz eleştiriyi Türkiye Futbol Federasyonu'nun genel kurulunu en önden takip eden ama başkanı olduğu takımın genel kuruluna bile teşrif etmeyen başkanın yerine konuşmayı yönetimin Trabzon kanadı yaptı. Mehmetçik vakfına bağışlanacağı vaad edilen paranın ileri tarihe çek ile posta ile gönderilmesi, başkanın bağışlayacağı iddia edilen para ile ilgili bütçelerde hiçbir kalem olmaması ve genel kurulun neden ertelendiğinin birtürlü izah edilememesi salondaki ortamı daha da gererken tarihte bir ilk gerçekleşiyor ve yönetim ibra edilmiyordu. Yönetimin ibra edilmemesi üzerine bir alkış tufanı koptu. Trabzonspor camiası başarısızlığa değil kendisini adam yerine koymayan ve Trabzonspor ile dalga geçer gibi icraatlarda bulunan yönetime hesap soruyordu.
Bazı yerel cahil gazetelerde bu ibra etmemenin bir anlam ifade etmediği ve borsaya açık olan kulübün bağımsız denetçiler tarafından zaten denetlendiği dile getirildi. Oysa ibra edilmeyen Trabzonspor Derneği idi, halka açık olan Trabzonspor Sportif A.Ş. değil.
GİDERAYAK FEDERASYON
Nurtopu gibi bir federasyonumuz oldu. Haluk Ulusoy federasyonunun giderayak kulüplere ve halka hoş görünmek için yaptığı; yabancı sayısını artırarak transfer dönemini uzatmak, Euro 2008'e her ilçeden bir kişiyi götürmek ve televizyonlarda anlamsız şekilde komik reklam filmleri yayınlamak gibi aktiviteleri gördüğümde yeni yaratılan federasyona sevinirken, bir taraftan da yine siyaset güdümlü olarak seçilen bir futbol federasyonu görüyoruz. Hayırlısı olsun. Böyle başa böyle tarak.
HÜLLE TAKIMI TRABZONSPOR?
Transferin son gününde arkadaşlarla yemekteyiz, haber geldi Trabzonspor Polonya Milli Takımı'nın ortasaha oyuncusu Sobolewski'yi transfer etmiş diye. Açıkçası inanamadım. Haftalardır bir tane elle tutulur transfer yapamayan ve maçlardan sonra - transfer sözü vererek göreve getirdiği - teknik direktör Ersun Yanal'ı basının önüne atan yönetimin son dakikada hem de gece geç saatte Polonya'daki Türkiye konsolosluğunu açtırarak böylesine bir transfere imza atıyor olması bana inandırıcı gelmiyordu. Nitekim ertesi gün konsolosluk yetkililerinin beklemesine karşın Sobolewski'nin gelmediği ve imza attırılamadığı öğrenildi.
Tranfer edilen sol bek Moawad ile ilgili de çok emin kaynaklardan aldığım bilgiye göre farklı bir durum sözkonusu. Moawad Mısır'da El-Ismaily takımının oyuncusu ve son senelerin başarılı takımı El-Ahly Moawad'ı istiyor. Ancak taraftarın tepkisinden korkan El-Ismaily yöneticileri 'hülle' için Trabzonspor'u kullanıyor. Sene sonunda bu haberin kredibilitesinin ne olduğunu göreceğiz. Bu da bir ilk olacak.
LİG TV
Geçtiğimiz hafta Trabzonspor-Bursaspor karşılaşması yayınlanmadı. Maraton'da Şansal Büyüka topu federasyona attı ama hepimiz hangi maçların yayınlanacağına yayıncı kuruluşun karar verdiğini biliyoruz. Haftada 4 maç yayınlanabilecek olması Lig TV'yi zor durumda bırakıyor ve şampiyonluğa oynayan Sivasspor'un maçlarının yayınlanıyor olması da gayet mantıklı ancak o zaman ilkesel olarak puan cetvelinin ilk 4 sırasında bulunan takımın maçı yayınlanır denmesi gerekiyor. Önümüzdeki sene Beşiktaş veya Fenerbahçe ligde 6. sırada olduğu zaman onun maçlarını yayınlamamayı becerebilecekseniz kötü giden Trabzonspor'un maçlarını yayınlamıyor olmanıza diyebileceğim hiçbir şey yok. Aslında Lig TV'nin kurulduğundan bu güne ilk defa – ki Trabzonspor'un puan cetvelinde daha kötü durumlarını da gördük - Trabzonspor'un maçının yayınlanmamış olmasının geçmiş yönetim kurulumuzun kabiliyetine bağlıyorum. Siz kendinizi savunamazsanız herkes bir darbe vuracaktır.
OLİMPİK STADYUM?
Trabzonspor camiasının bir önceki yönetimin çok ses getiren Akyazı projesine çok dikkat etmesi gerekiyor. Avrupa Gençler Olimpiyatı 2011'de Trabzon'da yapılacak. Zaten Gençlik Spor Genel Müdürlüğü'nün olimpik bir stad yapması gerekiyor. Trabzonspor'un zaten yapılması gereken bir stadyum için elindeki Avni Aker'i kaybedip bir de Trabzonspor'un futbol ruhu ile hiç alakası olmayan bir şekilde olimpik statta maçlarını oynaması bir facia olacaktır. Eski yönetimin yetkilileri genel kurulda çıkıp hiç sıkılmadan 'Broşürde olimpik yazıyor ama stad olimpik değil.' deme cüretini gösterdiler. Delegeyi adam yerine koymayan ve genel kurul tarihini kendince sebeplerle – a) Benzin istasyonundan gelen para ile Nuri Albayrak'ın kendi alacağını tahsil etmek istemesi, b) Federasyon seçimlerinde Haluk Ulusoy'u göndermek için delege yapısının kendilerince tespit edilmesi, c) Yönetimin tekrar aday olmak için alınacak birkaç galibiyeti beklemesi ... – erteleyen ve gelecek yönetimin transfer yapma şansını ortadan kaldıran bu yönetimi ibra etmeyen delegelerin önünde saygı ile eğiliyorum.
PERŞEMBE HALI SAHA MAÇI
Trabzonspor devre arasında Konyaspor'a gönderdiği Ceyhun ve Vestel Manisaspor'a verdiği Celaleddin'den çok büyük zarar etti. Trabzonspor'a 800 bin YTL'ye malolan ve bordo-mavili kulüpten yıllık 1 Milyon YTL alan Ceyhun'un Konyaspor'a 118 Bin YTL karşılığında, Trabzonspor'da 1 Milyon 300 Bin YTL'ye oynayan Celaleddin ise Vestel Manisaspor kulübüne 177 bin YTL nakit para karşılığında satıldı. Gerçi sezonun geri kalanı için bu oyunculara 1250 Bin YTL ödenmeyeceği varsayılırsa ikisi de bence çok iyi (!) transfer. Biz şirkette her Perşembe halı saha maçı yapıyoruz. Maçlar da giderek sertleşiyor. Bilsek aramızda üç beş toplar Ceyhun ve Celaleddin gibi birinci lig tecrübesi olan iki yıldız oyuncuyu kadromuza katmak için elimizden geleni yapardık. Trabzonspor gibi takımın 2 tane ilk onbir oyuncusunun bonservis bedelinin toplam 300 Bin YTL olması da eski yönetimin transfer politikasının ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor bence.
ANKARAGÜCÜ MAÇI
Çok zor bir sahada sıkışık bir oyun izledik. Trabzonspor şanslı bir şekilde kazandı ancak futbolun ilerisi için ümit verdiğini söyleyemeyeceğim. Hakem Cüneyt Çakır'ın nasıl bir mentalite ile Bebbe'ye Tolga'nın yaptığı harekete penaltı vermediğini de anlayamadım. Gösterdiği anlamsız sarı kartları eşitlemeye çalıştığını tahmin ediyorum.
Moawad Şota gibi çıkmazsa sezon sonuna kadar takımın bu şekilde ağır aksak devam edeceği gözüküyor. Trabzonspor ligin sonunda en kötü altıncı olacaktır. Ersun Yanal ve Sadri Şener ikilisinden seneye beklentiler çok büyük olacak. Trabzonspor için iyi yönetim, iyi teknik direktör ve iyi takım biraraya çok ender geliyor. Sezon sonu iyi bir takım oluşturulduğu takdirde bu sefer farklı olacak gibi.