OLİMPİYAT
CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
DİĞER
EURO 2008
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Umutsuzluk

Kasımpaşa maçının ilk dakikasından son anına kadar hissettiklerimi tek kelime ile özetlememi isteseniz; "umutsuzluk" derdim.


NTVSPOR
Güncelleme: 09:51 TSİ 28 Şubat 2008 Perşembe

Ali Sami Yen Stadı'na ulaştığımızda maçın 11'i sahada ısınma çalışmalarını sürdürüyordu. Oyuncuları izlediğimiz 50 dakika boyunca kimin nerede oynayabileceğini tahmin etmeye çalıştık ama maalesef tutturamadık.

Galatasaray teknik direktörü Feldkamp, mesleki kariyerinin en kötü maçlarından birini yönetti, Kasımpaşa'ya ve eski talebesi Uğur Tütüneker'e karşı. Bazen insan olanlar karşısında kendisini sorguluyor; gerçekten bugüne kadar doğru olarak nitelendirdiklerimiz, liderlik, zaman zaman alınan gerçekten başarılı sonuçlar, tamamı tesadüf olabilir mi?

Kasımpaşa maçının ilk dakikasından son anına kadar hissettiklerimi tek kelime ile özetlememi isteseniz; "umutsuzluk" derdim. (Ki maçı tesadüfen beraber izlediğimiz Burak Cop da bunun şahididir.)

Ne kadar anlamlı, ne kadar okumak istersiniz bilmiyorum ama yine de Galatasaray-Kasımpaşa maçına dilim döndüğünce teknik analiz yapacağım. Galatasaray teknik heyetinin yaptığını düşündüğüm hatalarını yazacağım. Ama bir yanım hep sorgulayan halde olacak, bugüne kadar yapılan doğruların ne kadarı tesadüftü? Neyse, bu şüphe içimizi kemirse de biz toparlanıp maça dönelim.

Sahaya çıkan 11'in dizilişi, tam anlamıyla bir fiyaskoydu. Mesela yeni transfer Ahmed Barusso (ki biz onu orta saha oyuncusu sanıyorduk) sağbek olarak sahadaydı. (Burada bir parantez açma mecburiyetim var. Öncelikle Uğur Uçar'a geçmiş olsun. Sakatlığı onun diz kapağını, bizim yüreğimizi parçaladı. Fenerbahçe ile oynanan kupa maçı sonrası yazdığım yazıda hücum yönüne kusursuz demiştim ve bazı değerli arkadaşlar sırf bunu dediğim için beni yorumcu kabul etmeyeceklerine varan sert eleştirilerde bulunmuşlardı. Galatasaray'ın sağ bek pozisyonu Uğur ile doluyken, sezon başından bu yana 5 asist yapan bir mevkii idi. Bu bir performanstır, niteliktir, farktır. Bunu Uğur gidince anladık sanırım. Bir de şunu belirtelim; Uğur Galatasaray için önemli oyuncuydu, doğrudur. Ancak koskoca Galatasaray da 21 yaşındaki bir oyuncusunun boşluğunu dolduramıyorsa, vay o Galatasaray'ın haline)

Parantezi kapadıktan sonra konumuza dönelim. Barusso, kendine yabancı bir mevkide, iş olsun diye gönderilmişti sahaya. Sürekli ortaya kaçtı, abuk şutlarla gol için şansını denedi. Sonuç, hüsran. Hüsranın sahibi asla Barusso değil, sağ bek mevkiindeki performansı ciddiye almayan teknik yönetimdir.

Song-Servet ikilisine söylenecek söz yok, bu takımın stoper ikilisi onlar. Sol bekte forma bulan Hakan Balta ise formayı sakatlık nedeniyle teslim ettiği günden bugüne çok şey yitirmiş. Maç eksiği paçalarından akıyordu. Buna rağmen vasat seviyede görevini yaptı, çok da rahatsız edilmediği bu maçta. Hücum desteği ise yetersizdi.

Savunmanın önünde, yani Linderoth ve Mehmet Topal'ın bölgesinde Emre Güngör sahadaydı.Bu, Feldkamp'ın takımın can damarı olan bu pozisyonda yaptığı ikinci intihar girişimi. Ligde iki mağlubiyeti olan bu takımın mağlubiyetlerinin ilkinde tek ön libero Sabri idi, diğerinde ise Emre. Bu konuda söylenecek söz yok. Sadece bu tercih, kişinin mesleki ehliyetinin gözden geçirilmesi için yeter de artar bile deyip, konuyu kapatıyorum.

Kanat varyasyonları Galatasaray'ın önemli silahlarından biri, sezon başında bu yana. Özellikle sağ kanatta Uğur, Sabri, Serkan, Hasan (sahi Hasan nerde?), Arda, Barış gibi isimlerle Galatasaray ikili hücum silahını hep kullanmış, sonucunu da defalarca almıştı. Peki Kasımpaşa önünde sahaya çıkan 11'in sağ açığı kimdi? Hiç kimse… Kağıt üzerinde Ayhan o bölgeye yazılmıştı, ki kendisi bu maçın bahtsızıdır, ancak o Emre'nin asla kuramayacağı hücumlar için aklının yarısı çizgide kalarak göbeği tamamlamaya çalışıyordu. O sağ kanat bu maçta hiç işlemedi, maalesef. Ya Barusso çıkmadı, ya Ayhan çizgiye gelmedi, ya Serkan Çalık yalnız kaldı; ama o kanat hiç işlemedi. Bir kez daha Uğur'a muhabbetlerimizi yoluyoruz.

İki santraforla oynadığınız ve Lincoln'ü de ilk 11'e aldığını bir maçta, Emre gibi bir stoperi de orta alanın kalbine yerleştirince, Carruscalı ilk 11 lüks oluyor. Çünkü Carrusca savaşçı kimliğe sahip bir oyuncu olmadığı gibi, artık kendini çizgiye yapıştırıyor. Sağında ve solunda çizgiye yapışan ortaklar olduğunda önliberonuz kim olursa olsun, Emre değil Vieira olsa yine sıkıntı yaşarsınız. Yaşadı da Galatasaray. Carrusca, bireysel yetenekleri ile ilgili desteğimi saklı tutuyorum, böylesi bir 11'in oyuncusu değildi. Ama buna rağmen gol aranan dakikalarda sol kanadı işletebilecek bir isimken Hakan Şükürle değiştirilmesi de ilk 11'de sahaya yollanmasından daha büyük hataydı.

"Ve" ile başlayan iki paragrafımız olacak bu sefer. Ve Lincoln. Bitmiş bir oyuncu görüntüsü, hem fizik olarak, hem zihin. Bu eserin sahibi Karl Heinz Feldkamp'a hürmetlerimizle. Lincoln'ün hiç mi kabahati yok, elbette var. Bu ilişkide ve buna bağlı performanslarında, her ikisi de kazandığını hak etmiyor. O kadar.

Ve Orkun. İnsanoğlu duygusal ve yanılmaya çok müsait. Orkun konusunda hepimiz kaygılıydık, o bizi bir parça ikna etti. Sadece bizi değil, yönetim ve teknik heyeti de en azından bir parça ikna etmiş olmalı ki yerine yabancı kaleci alternatifini tek kişi ile sınırladılar, olmayınca kale Orkun'da kaldı. Duygusallık insanı rasyonaliteden uzaklaştıran en temel dürtü. Orkun Galatasaray kalesinin tapusunu alamadı, alması da zordu. Ama Galatasaray bu mülkünü kiracı eline bırakacak kadar zengin değil. Sonuç, artık sorun var ve çözümü kısa vadede mümkün değil. İkinci alternatife dönülecek, ki o da mülkün oturmuş sahibi değil. İyi niyeti ve çalışkanlığına yürekten inandığım, inandığımız ve bu inançla da bağırlara basılan Orkun için hayat artık çok daha zor. Kaldı ki yediği frikik golünde de hata ondan çok barajın. Ama hesabın önemli kısmı Leverkusen'de kesildi, maalesef. Orkun'un işi zor, Galatasaray'ın işi daha zor. Duygusallık yine kaybetti.

Öyle bir viraj ki; önünüzde sırayla Fenerbahçe, Beşiktaş ve Kayserispor maçları var. Moraller alt üst, motivasyon yerlerde sürünüyor. Bu virajı dönerse Galatasaray, işin bir kısmını halletmiş olur. Peki sence döner mi diye sorarsanız, Kasımpaşa maçını izledikten sonra olumlu konuşabilmek çok güç. Aklımızın bir yerinde ise şüphe; "Ya bundan öncekiler?"

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 Okan Karabulut - İstanbul 26 Şubat 2008, Salı 10:12  
Burada onceki yorumlarimda da belirtmistim. Sakatlar, eksikler gelince GS bocalayacak diye. Zira Kalli hep ayni seyi yapiyor, alakasiz pozisyonlara alakasiz oyunculari koymayi marifet saniyor. Lakin bu yil GS sampiyon olur ise zaten buyuk supriz olur. GS degisim icinde, takimin %70 inin degistigi, yenilerin yas ortalamasinin 22 oldugu unutulmamali. Ancak sezon sonu yapilacak T.Direktor degisimi gec olacak, gelecek sezonun kayip yil olmamasi icin Lucescu gelmeli idi devre arasi ...
 barış gür - İzmir 26 Şubat 2008, Salı 01:38  
GS li arkadaşlarımıza sesleniyorum..fb maçı bizim tekrar hayata döneceğmiz maç olacak relax olun hala lideriz bu takım yeniden yapılanan ve önümüzdeki senelere damgasını vuracak.ve şampiyon da biz olacağız kalli ye rağmen saygılarımla...
 mert - İstanbul 25 Şubat 2008, Pazartesi 15:39  
yazdıklarınızın hepsine katılıyorum da bu futbolla fb ve bjk maçlarında gs başarılı olabilirmi diye düşünmenize katılmıyorum.sizde çok iyi biliyosunuz ki gs o maçlara bu kadro ile çıkmayacak.ve zaten dediginiz gibi kaybettigi iki maçtada ön liero ve kadro seçimi yanlıştı.bunun için bu maçlara mehmet topal ve barışla başlarsa gs nin kaybetmesi çok zor olur ve bu maç kesinlikle ölçü degildir.

ARAMA: