Beşiktaş'ın Denizlispor'u 2-1 yenip '9 puan' kazandığı maçın ardından yazma fırsatı bulamamıştım. Ama yazsam, Beşiktaş'ın bu kadar aciz duruma düştüğü bir lig maçını en son ne zaman seyrettim, hatırlamıyorum diyecektim. "Efendim takım 10 kişi kalmış!" Allah aşkına ligde her hafta bazı takımlar 10 kişi kalıyor. Bu kadar kendi ceza sahasına gömüleni gördünüz mü hiç?
Diyeceğim şu ki; Rize maçında tanık olacağımız futbol zaten Denizli'de belli olmuştu. O nedenle Denizli maçıyla başladım lafa... Ama önce şunu söyleyeyim: Rize maçı pekala 4-2 de bitebilirdi. Hatta bir ara sanki öyle olacak gibi bir izlenim de bıraktı. Ve gerçekten 4-2 olsaydı bile, aşağıdaki yazının tek satırını değiştirmezdim.
Maçın henüz ilk üçte birlik süresinde önce Cisse'nin ardından da Gordon'un sakatlanması muhtemelen Beşiktaş'ın oyun planlarını bozdu, demek isterdim. Eğer Beşiktaş'ın gerçekten bir oyun planı olsaydı... Sakatlıklar nedeniyle yapılan değişiklikler sadece savunma direncini düşürdü. Bunun dışında bir etkisi olduğu kanaatinde değilim.
Oyun planından söz ediyorduk. Bırakın komplike bir planı, takımın savunmadan top çıkarabilmesi için bile enikonu çaba sarfetmesi gerekiyor. Hücuma çıktığında, ilerde çoğalmak, kanat bindirmesi falan hak getire... Zaten İbrahim Üzülmez ve Ali Tandoğan'la olmuyordu; Mehmet Yozgatlı, Tandoğan'ı da arattı. Dolayısıyla hücumda herşey, Holosko'nun kişisel becerisine ve Nobre'nin fırsatçılığına havale edilmiş durumda Beşiktaş'ta...
Savunmaya dönelim... Rize'nin ikinci golünde savunma 2'ye 5 yakalandı desem, ne dersiniz? Evet, 2 Rizeli 5 Beşiktaş savunma oyuncusunu yakaladı ve Ribeiro golü yaptı. Herhalde bu durumda söylenecek bir şey kalmıyor.
Sadece son 10 dakikada Rize (belki de haklı olarak) tamamen geri yaslanınca Beşiktaş ciddi bir baskı kurmuş gibi göründü. O da bu tür anlarda sıkça tanık olduğumuz gibi 'doldur-boşalt' ağırlıklı bir futbolla. Zaten o dakikalarda Batuhan'ın oyuna alınması takıma "doldur-boşalta geçiyoruz" talimatından başka bir anlama gelir mi?
Daha önce de dedim, tekrar edeceğim. İyi bir insan olmak iyi bir teknik direktör olmak anlamına gelmiyor, maalesef. Gole ihtiyacı olduğu dakikalarda fazla forvetle oynamanın yararlı olduğunu sanan Ertuğrul Sağlam, henüz tek bir tuğla ilave edemedi Beşiktaş'ın oyun anlayışına...
Galatasaray ve Fenerbahçe'nin puan kayıpları kimseyi havaya sokmasın. Beşiktaş'ın bu futboluyla şampiyon olması için eşine az rastlanır bir mucizeye ihtiyacı var.