CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
EURO 2008
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Devrim Çetin
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Fırat Bayar
Tolga Özek
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Işıksız Galatasaray

Teknik mevzular bir yana, Galatasaray'da ciddi şekilde hissedilen konsantrasyon sorunları yaşanıyor. Bazen inançsızlık olarak hissediyorsunuz bunu, bazen durağanlık, bazen de umutsuzluk. Süreklilik arz eden bir performans yakalanamıyor.


NTVSPOR
Güncelleme: 09:55 TSİ 9 Mart 2008 Pazar

Gerek Kasımpaşa, gerekse Fenerbahçe maçlarından sonra yazmıştım, üzülerek haklı çıktığımı görüyorum; bu Galatasaray takımı ışık vermiyor. Son iki haftada Galatasaray 0, Fenerbahçe ise 1 puan kazanarak hem şampiyonluk yarışlarına iki ortağı yeniden aldılar, hem de çok büyük fırsatları ellerinin tersiyle ittiler. Sonuç, ortaya konan niteliksiz oyunların neticesi olarak daha heyecanlı bir şampiyonluk yarışı.

Söze ev sahibi Beşiktaş ile başlayalım. Kısıtlı bir kadroyla sahadaydılar. Sahayı ortadan ikiye ayırdığımızda, orta çizginin savunma tarafında kalan bölge belirsizliklerle doluydu. Sağ bek olmayan İbrahim Kaş sağ bekte, bu tür maçları kaldırabileceği her daim şüpheli olan Baki Mercimek stoperde, yokluk içinde İbrahim Toraman ise ön liberodaydı. Baki'nin bir iki bombası dışında genel olarak işler yolunda gitti, Beşiktaş'ın savunma tarafında. Elbet bunda kesinlikle hücum edemeyen statik Galatasaray takımının da payı vardı ama olsun, Beşiktaş savunması hepimizin beklediğinden iyi oynadı.

Hücum tarafı ise Beşiktaş'ın güçlü yanıydı. Sağda Ali Tandoğan, solda yıldız isim Tello, forvet arkasında Delgado, hücumda ise Nobre ve Holosko. Servet, Hakan Şükür gibi uzun boylu ve kafa topu hakimiyeti olan isimler arasında Nobre attığı kafa golünü takdir etmezsek ayıp olur. Bunun dışında, özellikle ikinci yarıda farkı açabilecek pozisyonları yakaladılar ancak beceriksizlik, şanssızlık ve Aykut faktörleri maçı 1-0'la tamamlamalarına sebep oldu.

Galatasaray'a tersten, hücumdan başlayalım. Lincoln yıldız, özellikli bir oyuncu ve sezon başındaki 4-3-1-2 ona dayandırılarak yapılandırılmış bir sistem. Yokluğunda tıpkı onun gibi serbest oynatılan Arda'yı izlediğimiz maçlar olmuş, ancak Lincoln randımanı alınamamıştı. Fenerbahçe deplasmanında oynanan (0-0) kupa maçında ise serbest Arda formatı yerine 4-4-2 klasiğine geçilmiş, sağda Serkan, solda da Arda ile gayet güzel sonuç alınmıştı.

Kızdığım nokta; bu tecrübeler boşuna yaşanmış gibi, iki maç Lincoln ile oynayıp 4-3-1-2'ye döndükten sonra, Lincolnsüz ilk maçta eski hatayı tekrarlamak nedendir? Bin yıllık futbol adamı Feldkamp bu kadar basit bir hatayı nasıl yapar?

Arda yetenekli bir oyuncu ancak bu maç özelinde konuşuyorum, İbrahim Toraman için Lincoln kadar büyük bir tehlike değil. Oradaki serbest oyuncu olarak varlığı, geçmiş tecrübelerimizle de sabittir, takıma savrukluk olarak yansıyor. Halbuki çizgide görev bilinci daha yüksek, takım savunmasına katkısı çok daha fazla hissedilir halde. Hücumda ise kesinlikle daha etkili.

Uzatmayayım, ne oldu Arda forvet arkasında oynayınca, Mehmet Topal orta alan göbeğinde yalnız kaldı. Zira sağda oynayan Barış Tello yüzünden, solda oynayan Hakan Balta ise Ali Tandoğan yüzünden ortaya fazla yanaşamadılar. Hücumda ise Barış ve Balta hiç yoktular diyebiliriz. Bunun da sonucu, orta sahanın galibi, İbrahim Toraman handikapına rağmen Beşiktaş oldu.

Belki Barış Topal'ın yanına göbeğe alınsa, Arda sağ dışta oynatılsa daha dengeli bir orta alan mücadelesi yaşanabilir, daha keyifli bir sonuç alınabilirdi Galatasaray adına. Ama olsun(!), dediğimiz gibi daha heyecanlı bir şampiyonluk yarışına sahibiz artık. Zico ve Kalli sayelerinde.

Teknik mevzular bir yana, Galatasaray'da ciddi şekilde hissedilen konsantrasyon sorunları yaşanıyor. Bazen inançsızlık olarak hissediyorsunuz bunu, bazen durağanlık, bazen de umutsuzluk. Süreklilik arz eden bir performans yakalanamıyor. Maç iyi başlarsa iyi gidiyor, kötü başlarsa kötü. Gol yenen maçları çevirmek imkansız hale geldi neredeyse. Rakip Kasımpaşa bile olsa gol yemek mağlubiyet kaderi gibi algılanıyor ve kilitleniyor takım. Bunların sebebi de, çaresi de Karl Heinz Feldkamp ve çok silik olduğunu üzülerek gördüğüm baş yardımcı Ahmet Akçan'dır. Bu ikili ile takım arasındaki kopukluk Galatasaray'a çok avantajlı olduğunu bir koca sezonu harcatmak üzere. Ötesine bizim söyleyebileceğimiz bir şey olmaz. Ancak uyarabiliriz.

Tekrar tebrik ediyorum Beşiktaş'ı… Fakat işleri bundan sonra daha zor. Liderlik yükü ağırdır. Bakalım bu 4'lüden kim o yükü sonunda omuzlamış halde olacak.

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 anıl göksün - İstanbul 05 Mart 2008, Çarşamba 00:20  
Burada belirteceğim mesele futboldan farklı ne yazık ki. Burada Türkçe dersi vermek gibi bir gayem yok.Fakat, ntvmsnbc'nin futbol "yazarları" bana biraz 'gelişigüzel' yazıyorlarmış gibi geliyor. İyi çalışmalar.
 Selami Zorlu - Adana 04 Mart 2008, Salı 16:05  
Sevgili N.Bakir, yazinizin son bolumunde deginmis oldugunuz bariz konsantrasyon problemini mactan 1 gun onceki "Derbi şampiyonluğu etkilemez" baslikli NTVSpor haberine yorum olarak yazmistim http://www.ntvspor.net/Pages/20687.ASP. Malesef GS'da gol yedikten sonra takimi toparlayacak hoca / kaptan / yonetici yok. Bu sezon boyle gececek artik...
 nazlı akıncı - İstanbul 03 Mart 2008, Pazartesi 17:53  
Kalli nin kesinlikle gitmesi lazım. galatasarayda motivasyon eksikliği çok fazla.Eski ruh yok, bu yüzden takımın başına türk bir hoca şart.

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Trabzonspor 6 16
2 Bursaspor 6 15
3 Beşiktaş 6 14
4 Gaziantepspor 6 13
5 Galatasaray 6 11