Trabzonspor elinden geleni yaptı Konya'da. Bütün maç oyunu domine eden ve rakibe sıfır pozisyon veren Trabzonspor, karşılaşmayı son derece şanssız bir şekilde kaybetti. Fırat Aydınus'un Gökdeniz'e gösterdiği iki sarı kartı da ne kadar şans diye değerlendirebilirsek artık. Ben uzun süredir Trabzonspor'u bu kadar hırslı, istekli ve modern futbolun gereklerini yerine getirir şekilde görmemiştim. Ertesi gün yerel gazetelerde övgü ve umut bekliyordum. Ama derin Trabzon kararını vermişti bir kere; yeni yönetim ile beraber Trabzonspor'un başına Trabzonlu bir hocanın gelmesi için gerekli altyapının oluşması gerekiyordu. İpe sapa gelmez eleştiriler başladı. Ersun Yanal Moawad'ı neden oynatmamış, Jabi'den neden yararlanmıyormuş, Barış'a neden ilk onbirde yer vermemiş, kadroyu o kurmamış mı transfer yapsaymış, madem transfer yapmayacakmış neden Ceyhun ve Celaleddin'i göndermiş, neden oyuncu izleme komitesini seçerken bilmemne derneğine danışmamış, neden gözünün üzerinde kaşı varmış...
Konyaspor maçında takımı hüllecan sol bek Moawad ile sağ bek Jabi mi kurtaracaktı? Bilmiyor musunuz Ersun Yanal'a transfer dönemi için verilen sözleri. Sizce Ersun Hoca istediği transferlerin bir tanesinin bile yapılmayacağını bilse Ceyhun ve Celaleddin'i – kaldı ki bence bilse bile göndermeliydi - gönderir miydi? Ersun Hoca'yı eleştirebilirsiniz ama en azından Ziya Doğan'a verilen krediyi haketmiyor mu? Bir sene boyunca devre arası-sezon başı demeden transfer yaptırıp kadroyu Amerikan Futbol takımı edasında 46 kişiye çıkaran Ziya Doğan'a ve oynattığı futbola sabreden Trabzonspor camiasının, binbir transfer vaadiyle görev başına getirilen Ersun Hoca'ya yaşanan bunca genel kurul rezilliği sonrası hiçbir transfer de yapılamamışken gayet de iyi futbol oynanan bir karşılaşma sonrası bu ağır eleştirileri yöneltmesi neden?
Trabzon gibi futbolu gayet iyi bilen bir camianın bu gösterdiği tepki sadece takımın oynadığı futbol ile izah edilemez. Ne yazık ki Ersun Yanal'ı gönderme operasyonunun başladığını tahmin ediyorum. Yerine gelecek Trabzonlu teknik direktör isimleri etrafta dolanıyor bile. Ben Ersun Yanal'ın ve yerleştirmeye çalıştığı felsefenin Trabzonspor'un kısır birtakım ‘Senin adamın, benim adamım. Trabzonlu, Trabzonlu değil.' çekişmelerinden çok daha önemli olduğunu düşünenlerdenim. Umarım sağduyu Trabzon yönetiminde galip gelir ve Ersun hoca'ya önümüzdeki senenin takımını kurma fırsatı verilir. Sadri Şener'i de bu sağduyulu ve Trabzonspor'a yakışan temsil kabiliyeti yüzünden seçmedik mi zaten.
NE YAPSAK DA HAKEM OLAYINI KALDIRSAK
Futbol bundan 30 sene sonra bu şekilde oynanmayacak. Hakem kavramının yine ne yazık ki olacağını ama çok daha başka şekilde gelişeceğini tahmin ediyorum. Geçtiğimiz hafta Manisaspor maçında Trabzonspor aleyhine yapılan yayınlardan ve verilen demeçlerden sonra Fırat Aydınus'un Gökdeniz takıntısını net şekilde gördük. Manisaspor maçını kendine has tarzıyla işleyen Şansal Büyüka ile Erman Toroğlu'ndan; 15 metreden yapılan ortada Koray'ın eline çarpan topu, Ümit Bozkurt'un çekerek düşürdüğü Umut Bulut'u ve iki oyuncu arasında biçilen ama hakeme oynamadan kalkıp topu kaleye gönderen Gökdeniz'in pozisyonlarını yorumlamalarını da beklerdim. Kaybedip feryat edenin pozisyonlarını yorumlayıp diğerlerine dokunmamak olmuyor.
Yeni favorim ise Bünyamin Gezer. Önümüzdeki günlerde ‘Aslında altın kalpli bir insan.' veya ‘Maç dışında bir görseniz, öyle neşeli ve komiktir ki.' gibi yorumlar dinleyeceğime de eminim ancak onu seyrederken tavırlarının futbolculara karşı insan hakları ihlali olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini düşünüyorum.
Trabzonspor taraftarı: Ersun Yanal'a sahip çıkın. Ona bu haksızlığı yaparsak cebini doldurmak için değil de gerçekten kazanıp Trabzonspor'u şampiyon yapmak için Trabzon'a gelecek Trabzonlu olmayan hiçbir hocayı bulamayız. Bu saatten sonra Trabzonspor'da ‘Küçük olsun, bizim olsun.' zihniyetine yer olmamalı.