FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nevzat Aydın
Nurullah Bakır
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Adnan Bostancıoğlu
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN MAÇLARI
NBA TV'DE BU AY
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Zirvede değişen bir şey yok

Beşiktaş kaçıyor, diğerleri kovalıyor. Bir puana sıkışık dörtlü zirve yarışı tüm heyecanıyla sürüyor. Bu hafta da Ankaragücü'nü 3-2 yenen Sivasspor'un bu üst düzey rekabete havlu atmaması takdire şayan doğrusu.


NTVSPOR
Güncelleme: 13:29 TSİ 17 Mart 2008 Pazartesi

Gençlerbirliği deplasmanı Beşiktaşlı'nın uykusunu kaçırıyordu; hani 137 hafta sonra gelen liderlik bir haftada uçup gitmesin... Puan alınır da, üçünü birden almak çok büyük kazanım olacaktı: Sağlam da bunu düşünmüş olsa gerek, beş hücum adamıyla çıktı sahaya. Fakat ilk yarıda hücumda yine yürümeyen bir Beşiktaş, üstelik personel eksikliğinden savunma hataları bâki, tam da Gençlerbirliği'nin iştahını kabartacak cinstendi. Gençler zorlamadı, beraberlik eldeyken, oyunu forse etmediler. Doğal akışı da, bildiğimiz Beşiktaş maçları işte...

 

İkinci yarıda daha istekli bir Beşiktaş, geri düşüp eldekini yitirince hemen cevap verebilen bir Gençlerbirliği gerçeği ortaya çıktı. Ama 1-1'den sonra yine doğal akış... Beşiktaş sadece istekli, ama pozisyon üretemeden, Gençlerbirliği tesirsiz kotralarla bitirdiler doksan dakikayı. Ama biterayak Ertuğrul Sağlam'la Mesut Bakkal'ın önceden aşina olduğu, yine doğal akış: Bir son saniye golüyle kazanan Sağlam oldu. Antep'te Batuhan'dı, Ankara'da Bobo... Bu maçta iki golün de yapımcılığına soyunan Tello bir duran top fenomeni olmaya gidiyor. Vasat futbolu üç puana dönüştüren tek unsur, onun frikikleri...

 

Beşiktaş üç puanı kapıp İstanbul'a kârlı döndü. Trabzonspor'u bekliyorlar. Gençlerbirliği de o günkü potansiyelinin karşılığını alamamış olarak sıfıra talim etti. Mesut Hoca'yla ilk yenilgileri. Sırada Kayseri deplasmanı var.

 

İki hafta üst üste yenilerek ikinci sıraya inen Galatasaray'da moralleri 2-0'lık Kayserispor galibiyeti düzeltti. İç saha olmasına rağmen çetin bir sınavdı Galatasaray için: 11 haftadır yenilmeyen Kayserispor'u üstün bir oyundan ziyade bireysel beceri farkıyla geçtiler. Sabri'nin attığı ilk gol radardan kaçan bir füze hızında çakıldı filelere. Ümit'in karambol golündeki dönüş ve vuruş becerisi de ona has bir ustalık... Bu ikisinin üstüne, meselâ Cangele'nin bireysel becerisini hiçleştiren Aykut'un performansı eklenebilir. Her iki ayağıyla müthiş şutlar çıkardı ama Aykut'ta eriyip gitti bunlar. Ve taraftarın tercih ettiği genç kaleci de, ilk defa olumlu bir performansla bir maç bitirmiş oldu bu sezon. Aşağı giden grafik fazla uzamadan, önemli bir galibiyet Sarı Kırmızılılar için. Haftaya, Ankaraspor deplasmanını da çevirirlerse bir avantaj elde edebilirler.

 

Kayserispor için zor bir psikolojik dönem başlayabilir. Altı maçta altı galibiyetle ilk yarıdaki kayıplarını büyük ölçüde telafi edip yeniden zirve yarışını hedeflemeye başlamışlardı. İçerideki Denizli beraberliği ve Galatasaray yenilgisiyle yeniden çok uzaklara düştüler. Bu konumda hedefe kilitlenmek zor, bir süre biraz keyifsiz bir takım olarak arzı endam edecekler sanıyorum.

 

Sevilla'dan zaferle dönen Fenerbahçe'ye gelince: Kadıköy'de Manisaspor'u 4-1'le geçerken belki olağanüstü bir futbol oynamadılar ama, bilhassa gol pozisyonlardaki pas organizasyonları olağanüstü denecek türdendi. Özellikle ikinci ve üçüncü goller. İkincide, üç Brezilyalı'nın paslaşmasının sonunda gol vuruşunu yapmak Kezman'a kaldı. Üçüncü golde de Uğur'un kesmesi, Alex'in kafayla indirmesi ve Selçuk'un son vuruşu çok şıktı. Uğur Boral'a ne demeli? Sevilla maçına kadar sıradan bir kanat akıncısı gibi görünen genç oyuncu şimdi taraftarın göz bebeği, iyi bir açık, üstelik savunma yönü de yok değil.

 

Ligde durgun görünen Fenerbahçe Yılmaz Vural'ın Manissporu karşısında bu sezonki en rahat galbiyetini aldı, üçüncü sıradaki yerini korudu. Ya Manisaspor? Vural Hoca'yla yedinci haftalarını iidrak ettiler, tek galibiyetleri, beş puanları var: Tepetaklak gidiyorlar.

 

Bu üçlünün peşinden gelen Sivasspor da Ankaragücü'yle içeride karşılaştığı haftayı kayıpsız kapamayı başardı. Maçın olayı, oyun 1-1 giderken ikinci golü kaleci Petkoviç'in degajmanla atması. Daha sonra karşılıklı birer gol daha var, Petkoviç'inki çıkarsak berabere kalacaklar. Öyle ya da böyle, bu galibiyet Sivasspor'u rakipleriyle aynı puanda tuttu. Haftaya Manisa deplasmanına gidip Yılmaz Vural'a konuk olacak takım da Sivasspor. İlginç bir karşılaşma bekliyorum, kazanmak zorunda olan Manisaspor'u alışık oldukları savunma ve kontratak sistemiyle geçebilirler. Diğer maçların sonuçlarına göre, yeniden yükselme şansları var gibi görünüyor.

 

ERSUN YANAL

Kasımpaşa'yı 2-1'le geçen Trabzonspor da altıncı sıradaki yerini korudu. İlk golde Yattara'nın şahane ortası, ikinci golde asisti Tayfun Cora'nın yapması dikkat çekiyor: Savunmacı bildiğimiz Tayfun, Manisa maçında da iki golle beraberliği kurtaran oyuncuydu. Kasımpaşa'nın golü de Erhan'dan... 61 forma numaralı oyuncu, 61 numaralı ilde, 61. dakikada attı golü. Ligde son gollerini, Galatasaray'a karşı, yine onun ayağından bulmuşlardı.

 

Bu bilginin ötesinde, maçı ilginç kılan Trabzonspor'la Kasımpaşa'nın performanslarıydı aslında. Mutlak favori olduğu ve 2-0'ı zorlanmadan buluduğu halde, Trabzonspor maçı yine hayli zorlanarak kazandı: Son beş dakikada her biri futbol literatüründe "yüzde yüz" telakki edilecek dört fırsatı var Kasımpaşa'nın. Hani girmemesi mucize denecek cinsten... Ersun Yanal'ın takımı göze hoş geliyor kuşkusuz, ama üç gol atmadan maç kazanması da zor görünüyor. Bu da, futbola farklı bir bakış ve bu sebeple değerli. Ersun Hoca çağdaş futbolun karşısında, şuursuz bir hücum zenginliği peşinde. Bu da onun cesaretini gösteriyor, çünkü inandığı zevkli oyun uğruna bu piyasadan silinip gitmeyi göze alıyor. Meselâ Yattara'ya onun kadar şans tanıyan hoca gelmedi Trabzon'a. Neden acaba?

 

VE AŞAĞISI

Tamamını küme düşme mücadelesinde sayabileceğimiz aşağı kısımda bir Denizlispor yerini yadırgıyor, uzun mağlubiyet serileriyle baş aşağı olmuyor. Galibiyetsiz geçirdikleri en uzun süre dört hafta, ki iki beraberlikleri var o dönemde. Bu hafta da Ankaraspor'u 1-0 yendiler ve düşme çizgisiyle farkı dokuz puana çıkardılar. Hikmet Karaman'ı gönderip Susic'i getiren Ankaraspor ise bu yenilgiyle hatta kaldı. Bir sıra yukarıdalar ama aşağıdaki Rizespor'la puanları aynı. Üstelik henüz tabloya yansımayan ikili averaj hesabında, kendi evlerinde 2-1 yenikler, bunun bir de deplasmanı var! Bu hafta Galatasaray'ı ağırlayacaklar, sonra yine deplasman... Kolay görünmüyor.

 

Oftaş iki kere öne geçtiği halde can derdini daha derinden hisseden Bursaspor'dan kaçamadı. Her iki taraf da zeminden şikâyetçi, Oftaşlı Gençler "zemin bu kadar kötü olmasa asla 2-1'den maçı vermezdik" diyecek kadar da iddialı. Aslında rahat olan onlar, üst üste üç beraberlikle ancak bir galibiyet yekûnu elde ettiler ama aşağıdan gele tehdit şimdilik o kadar net değil, rakiplerini bu beraberliklerle aynı mesafede tutmayı biliyorlar. Ayrıca, bir gol sevinci icat etmişler ki, tam da kendi futbol tarzlarının bir yan ürünü: Senkronik ve koreografik bir dans, takım "oyunu"...

 

BELEDİYE BEŞ ATTI

Büyükşehir Belediye, farklı yenilgilere teşne hale gelen Konyaspor'u ezici bir oyunun sonunda 5-0'la geçti. Düşme potasına yaklaşırlarken bu galibiyetle zıplayıp dokuzuncu sıraya yerleştiler. Onlar da yavaş yavaş huzur bulan takımlardan. Buna karşılık son sekiz maçının yedisini kaybeden, ikisinde fark yiyen Konyaspor (arada bir tek Trabzonspor'u yenmiş olmaları, Ersun Yanal hakkında da ilginç bir not), dört puanlık farka rağmen artık rahat değil. Sekiz haftalık dönemin en kötüsü onlar, üstelik sırada Fenerbahçe, Sivas ve Oftaş'lı bir üçleme duruyor: Buradan hangi hasarla çıkacakları bilinmez, ama düşme çizgisini çeken Rizespor'a 29. haftada o hasarla gidecekler.

 

Ligin ikinci devresinde galibiyet alamayan Rizespor Gaziantepspor deplasmanında ilk yarıyı 1-0 önde bitirmeyi başardı ama ikinci yarıda Gaziantepspor'un baskısına direnemedi, 1-1'le üst üste üçüncü beraberliğini alarak tatsız yerini korudu. Yine de, bu deplasman beraberliğinin olumlu yanı, bir deplasmandan dönerken üstteki Ankaraspor'la puanları eşitlemiş olmak. Gerçi deplasmandan döndükleri yok henüz, bu hafta da Bursa'da olacaklar. Haftanın en kritik maçlarından birini izleyeceğiz.

 

Gaziantepspor ise Nurullah Sağlam'la dördüncü maçına çıktı, onlarda da henüz galibiyet yok. "28 puanlılar grubu"nda, grafiği en kötü olanlardan biri de Gaziantepspor. Şansları, bu hafta oynayacakları Denizlispor'un biraz rahat olması.

   • En çok puan alan haberler
 ADEM POLAT - İstanbul 24 Mart 2008, Pazartesi 15:53  
Can bey yazınız çok güzel olmuş.Fakat Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nde Çeyrek Finale çıktığı için tebrik etmenizi beklerdim.Yoksa bu başarıdan rahatsız mı oldunuz.Bunu düşünmeye başladım.

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Galatasaray 34 79
2 Fenerbahçe 34 73
3 Beşiktaş 34 73
4 Sivasspor 34 73
5 Kayserispor 34 55