Geçtiğimiz sezon All-Star takımına seçilmeyi başararak Türk spor tarihine ismini altın harflerle yazdıran milli basketbolcumuz Mehmet Okur, sergilediği olağanüstü performansla Utah Jazz'ın Batı Konferansı finaline kadar yükselmesinde büyük pay sahibi olmuştu.
Batı Konferansı finalinde Jazz'ın San Antonio Spurs'e 4-1'lik sonuçla boyun eğmesinin ardından Mehmet, kendini yeteri kadar maçlara vermediği gerekçesiyle Carlos Boozer ve genç yıldız Deron Williams'ın eleştiri oklarının hedefi haline gelmişti.
Temsilcimiz her ne kadar bu iki önemli ismin açıklamalarına karşılık verme gereği duymasa da, Rus yıldız Andrei Kirilenko'nun takımdan ayrılmak istediğini her fırsatta dile getiremesi ve takımın yıldız oyuncularının kaybedilen seriden birbirlerini sorumlu tutması, Jazz'ın bir sonraki sezon için kadroda köklü değişiklikler yapıp yapmayacağını gündeme getirmişti.
Kirilenko'nun David Blatt yönetimindeki Rus milli takımıyla Avrupa şampiyonluğunu kucaklamasının ve şampiyonanın en değerli oyuncusu seçilmesinin ardıdan, yıldız oyuncunun NBA'de de büyük bir patlama yapabileceğini düşünen Jazz, başarılı oyuncuyu takımda tutmaya karar verdi.
2007-2008 sezonuna takımın çekirdek kadrosunu bozmadan girmeyi tercih eden Jazz, hedef yükselterek NBA finali parolasıyla sezona başladı. Kasım ayında 16 maç yapan Kuzeybatı Grubu temsilcisi 11 kez sahadan galibiyetle ayrılmayı başarırken, temsilcimiz forma giydiği 15 maçta 12.6 sayı – 5.2 ribaunt ve 2.4 asist ortalaması tutturdu.
Sezona istediği gibi bir başlangıç yapamayan Mehmet, Aralık ayında sakatlıklarla boğuşmak zorunda kaldı. Adeta bir kabus gibi geçen Aralık ayında Jazz, oynadığı 16 maçın 11'ini kaybederken milli basketbolcumuz yalnızca 9 maçta görev yapabildi. Sakatlıklar nedeniyle kendisinden beklenen performansı sahaya yansıtmakta zorluk çeken yıldız oyuncu, 11.1 sayı – 4.7 ribaunt ve 1.7 asist ortalamasıyla oynadı.
Ocak ayına fırtına gibi başlayan Jazz, üst düzey performansını bütün bir aya yaymayı başararak oynadığı 13 maçta yalnızca 2 kez rakiplerine teslim oldu. Yeni yılla birlikte yaşadığı sakatlıkların etkisinden kurtulmaya başladığı gözlemlenen temsilcimiz performasındaki yükselişi istatistiklere de yansıtmayı bildi ve ortalamasını 14.5 sayı ve 6.9 ribaunta çekti.
Yakaladığı çıkışı Şubat ayında da sürdüren milli basketbolcumuz, takımının oynadığı 13 maçın 9'unu kazanmasında önemli rol oynadı. Jazz dört yenilgisini de deplasmanda alarak dış sahada ne kadar zorlandığını bir kez daha gözler önüne sererken, Mehmet daha fazla sorumluluk almaya başlayarak 15.3 sayı – 9 ribaunt ve 2.3 asist ortalaması yakalamayı başardı.
Bireysel performansındaki yükselişle birlikte Jazz'ı da Batı Konferansı'nın zirvesine doğru çekmeye başlayan temsilcimiz, takımının Phoenix Suns, Detroit Pistons ve Dallas Mavericks gibi ligin güçlü ekipleri karşısında aldığı galibiyetlerde kritik basketlere imza atarak maçın kırılma noktalarında eli titremeden şut kullanabileceğini ve bir All-Star oyuncusu olduğunu herkese hatırlattı. Mart ayında Jazz, oynadığı 6 maçın yalnızca 1'ini kaybederken, milli basketbolcumuz maç başına 21 sayı – 12.8 ribaunt üreterek double-double ortalamasına ulaştı.
Geçen yılki olağanüstü performansına her geçen gün biraz daha yaklaşan Memo, play-off'a emin adımlarla yürümeye devam ediyor. Batı Konferansı'nda zirvede yer alan takım ile 8. sırada bulunan takım arasında yalnızca 5 galibiyet fark bulunurken, play-off'ta hangi takımın nereye kadar ilerleyebileceğini şimdiden kestirmek gerçekten çok güç; ancak gerçekleşmesini istediğimiz bir tek şey var ki, temsilcimizin sezonu en iyi şekilde bitirmesi ve yükselen performansını play-off'a taşıyarak elde ettiği başarılara yenilerini ekleyebilmesi. Yıldız basketbolcumuzun sergilediği basketbolla Türk halkını onurlandırmaya devam edeceğine inancımız sonsuz. Başarılar Memo!