CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
EURO 2008
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Devrim Çetin
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Fırat Bayar
Tolga Özek
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Hiçbir şey göründüğü gibi değil...

Beşiktaş - Trabzonspor karşılaşmasını izlemeyen biri Beşiktaş'ın rakibini ezdiğini düşünebilirdi. Buna karşılık karşılaşmayı goller hariç tamamen izleyen birinin kimin galibiyete yakın olduğunu anlaması mümkün olmazdı.


NTVSPOR
Güncelleme: 17:43 TSİ 27 Mart 2008 Perşembe

Nedenlerden birincisi, karşılaşmanın kaderini Holosko ve Delgado'nun toplam 10 saniyeye sığan 2 olağanüstü hareketinin belirlemiş olması. İkincisi Trabzonspor'un oyun anlayışının - Fenerbahçe'ye konuk olduğu geceki gibi - İngiliz derbileri temposunda bir karşılaşmaya neden olması. Onlarda hiç göremeyeceğiniz kadar defans ve ofans hatalarını saymazsak.

 

Öte yandan, savunma genellikle bir takımın en az koşan bölgesidir. İyi bir savunma, doğru bir yerleşime alıştıysa ve kontrollü oyunculardan oluşuyorsa, oyunun büyük bir kısmında, göz takibi ve yerinde açı kapatmalarla tehlikeleri savuşturabilir. Oysa Beşiktaş'ın en çok koşan bölgesi savunma. Sürekli çılgınca bir mücadele içerisinde görüyorsunuz Baki'yi, Gökhan'ı, Üzülmez'i. Üstelik, buna rağmen rakip akınların çoğu Rüştü'de sonlanıyor.

 

Bunun tek nedeni Beşiktaş savunmasındaki oyuncuların kalitesi değil kuşkusuz. Üzülmez dışındaki üçlü o kadar sık değişiyor ki, neredeyse hiçbir zaman iki karşılaşma üst üste beraber oynamıyorlar. Bu nedenle de aralarında bir iletişim ve paylaşım olması çok zor. Sadece bu olsa yine iyi. Fenerbahçe'de Aurelio'nun ve Selçuk'un beraberce, Galatasaray'da Mehmet Topal'ın tek başına (bazen Ayhan ile) çok iyi iş çıkardığı savunma önünde Beşiktaş, yerine yabancı bir İbrahim Toraman ile oynuyor.

 

Ertuğrul Sağlam'ın mecburiyetten ürettiği bu formül, eldeki en iyi tercih gibi görünse de ve iki önemli derbiden başarıyla çıktıysa da yama görüntüsünden kurtulamadı. Ancak artık bu yama da mümkün değil. Oysa hücumda ve orta sahada çok top kaybeden Beşiktaş gibi bir takımda bu alanın boş kalması çok büyük bir tehlike.

 

Aslında bu tehlikeyi yaratan da İbrahim Toraman'ın kendisi. Yıllardır savunmada oynuyor İbrahim. Ancak hala rakibe tabanını göstererek ve ayağı yerden yukarıda bir şekilde rakibine müdahale ederse – hatta teşebbüs bile etse – kart göreceğini bilmiyor. Üstelik böyle bir karşılaşmada bu hareketi 2 kere yapıyor. Bunu mu anlamak daha zor, yoksa İbrahim'in hakeme ilk – çok daha sert - hareketinde bile hakeme çılgın gibi itiraz etmesini mi bilmiyorum.

 

Aynı şeyleri Gökhan'ın anlamsız agresifliği için de söyleyebiliriz. Takımı 3-0 önde ve ilginizin olmadığı basit bir dolanmaya çılgınlar gibi müdahale ediyor Gökhan ?! Keşke bu 2 oyuncu, haksız yere oyundan atıldığı halde kaba veya saldırgan bir davranış göstermekten uzak olan Barış'a bakıp kendilerini sorgulayabilselerdi.

 

Öte yandan, Ertuğrul Sağlam'ın en takdir ettiğim özelliklerinden biri, yanında yıldız oyuncular da olsa, gerektiği zaman sahaya genç oyuncuları sürmekte tereddüt etmemesi. Bu konuda her iki yönde de bir takıntısı yok. Üstelik, ben Aydın'ın doğru ellere düştüğü taktirde geleceğin yıldızlarından biri olacağını düşünüyorum. Özellikle topu sol ayağına aldığı zaman gerçekten zevk veren bir oyuncu.

 

Son 2 lafımdan biri Bobo'ya. Bu kadar golcü bir oyuncu, Holosko ona top taşırken nasıl olur da bir kere bile başını çevirip kaleye bakmaz ve bu nedenle önüne gelen topu rastgele kalecinin üzerine vurur anlamak mümkün değil.

 

Diğeri, Trabzonspor yönetimine. Ersun Yanal ve Yatara ikilisinin yanında hızlı karar verebilen ve kolay gol atabilen bir forvet buldukları taktirde bu takım önümüzdeki yıllarda ligin en iyi futbol oynayan takımlarından biri olacaktır. Paniğe kapılmalarına ve her şeyi değiştirmeye çalışmalarına hiç gerek yok.

 

CHELSEA İSTEMEDİK Kİ AMA…

Geçen hafta Fenerbahçe'ye çıkmasını istemediğim takımlar arasında saymıştım Chelsea'yi. Çünkü Fenerbahçe ile birebir aynı yönleri güçlü bir takım. Sadece Chelsea'de müthiş bir kadro derinliği var ve Fenerbahçe'nin Sevilla karşısında oynadığı mücadele ve tempoyu her hafta İngiltere'de oynuyorlar. Ayrıca duran toplarda da Fenerbahçe kadar tehlikeli.

 

Zayıf noktaları ise teknik değil Chelsea'nin. Birincisi oyun sistemlerindeki değişikliğe henüz adapte olamamaları. Maurinho'nun savaşçı ve bezdiren sisteminden daha yumuşak oynuyorlar ve özellikle Ballack'lı kadro savunma ile orta alana arasına çok top sarkmasına neden oluyor. İkincisi ise, büyük maçlarda ölümüne mücadele eden rakipleri ile başa çıkamamaları. Özellikle de rakip gol pozisyonu vermiyorsa. Ligde bütün büyük maçlarda aynı sıkıntıyı yaşadılar. Aynı şekilde Liverpool'a 2 kere elenirken de.

 

Bu açıklamayı neden mi yapıyorum? 1 haftadır gittiğim her yerde umut dolu bakışlarla bana aynı sorular sorulduğu için.

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 seher adsiz - Zonguldak 19 Mart 2008, Çarşamba 02:10  
yazmis oldugum yorum neden yayimlanmadi anlamis degilim.. yazarin bolca anlam hatalari iceren cumlelerini bildirmek, en azindan bu knudaki nacizane fikrimi soylemek hakaret olarak mi algilaniyor..? bir okur olarak en temel hakkim bu degil mi?
 burak kısa - Manisa 18 Mart 2008, Salı 20:51  
besıktas genclere fazla sans verdıgı takdırde ılerıde ajax gıbı olabılır... bobo konusunda haqlısınız ılk yarıdakı oldugu gubı oynarsa holosko ile cok ıs yaparlar...CARSIIIII

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Trabzonspor 6 16
2 Bursaspor 6 15
3 Beşiktaş 6 14
4 Gaziantepspor 6 13
5 Galatasaray 6 11