Costa Gavras'ın Amen filminde, Nazi soykırımına Vatikan'ın nasıl göz yumduğu anlatılır. Dan Brown, Da Vinci Şifresi'nde, Vatikan'ın görünmez yüzünü çok güzel resmetmiştir. Şimdi yeni bir oluşum var: Clericus Cup.
Papa 26. Benedict'in dünya üzerinde bir milyardan daha fazla Katoliğin liderliğini yaptığı Roma'da, Vatikan Başbakanı Tarcisio Bertone, sadece rahiplerin katılabileceği bir turnuva organize etti. İtalya'da bir ailenin içinden rahip veya futbolcu çıkması büyük bir onur olarak kabul ediliyor. Rahipler ve futbolcular, Vatikan'ın geçen yıl ilk kez düzenlediği uluslararası rahipler ve rahip adayları şampiyonasında bir araya geldi.
Clericus Kupası'nda uygulanan ilginç kurallar var. Maçlar 60 dakika sürüyor ve oyunculara kırmızı kart yerine mavi kart gösteriliyor. Oyuncu yaptığı disiplinsizlik üzerine düşünmek için, ceza sandalyesinde oturmak zorunda kalıyor. Anlayacağınız kırmızı kart ve hakemle itiş kakış, “otur ve yaptığın hataları ruhundan arındır” yok. PFDK ve tahkim de sana karışamıyor. Huşu içindesin, ne güzel!
Clericus Kupası sadece bir başlangıç. Şimdi sıkı durun. Roma'daki önemli işadamlarının verdiği büyük mali destekle, İtalya Piskoposlar Konferansı, üçüncü lig takımı AC Ancona'nın çoğunluk hisselerini satın aldı. Artık Vatikan'ın da bir futbol takımı var. Skandallarla dibe vuran İtalyan futbolu, Vatikan'ın kendi kulübünü satın almasından sonra, futbol dünyasında bir temizlik hareketi başlatmasını umuyor. 1990 Dünya Kupası'nda mücadele eden futbolculardan 42'sinin, dünyanın çeşitli yerlerindeki Katolik okullarından geldiği düşünülürse, gelecekte Ancona'nın Seri A'da mücadele edebilecek güçte bir takım olabileceği ve sadece rahiplerin oynayacağı bir organizasyon meydana getirilmesi, uzak bir olasılık değil. Biz yine de Gavras'ın Amen filmini unutmayalım ne olur, ne olmaz!
İtalya'da mafya, bahis, Kızıl Tugaylar, cesur savcıların başlattığı temiz eller operasyonu içinde büyük darbe aldı. En son büyük kulüplerin başına neler geldiğini hala unutmadık. Takımların büyüklüğüne bakılmadan nasıl küme düşürüldüklerine tanık olduk. Şimdi benim Türkiye'mde oltaya takılan balıklar var. İsimler ve takımlar basında manşetlere çıkmaya başladı. Temiz eller olur mu? Futbol bu ülkede derin derin soruşturulur mu? Suçlu görünenler adalet önünde hesap verip ceza alır mı? Düşünün ve yorum yapın. Konuşun, yazın, artık bir şeyler yapmanın zamanı geldi de geçiyor. Türk futbolu'nun marka değerine zarar verenler artık kapıdan kovulup camdan girmesin, ne olur.