FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nevzat Aydın
Nurullah Bakır
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Adnan Bostancıoğlu
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN MAÇLARI
NBA TV'DE BU AY
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Fenerbahçe tam gaz

Benzetme biraz klişe gerçi, Fener sol şeritten kaptırdı geldi: Galatasaray tempolu gider ve Beşiktaş pite girerken o gazla gelip geçtiler. Düğümlenmiş şampiyonluk yarışı bu gibi işlere gebe işte. Galatasaray için değişen bir şey yok, önlerinde Beşiktaş vardı, şimdi Fener duruyor; Beşiktaş liderken dördüncülüğe düştü, Fenerbahçe üçüncülükten zirveye sıçradı. Sivas da aradan bir üçüncülük çıkardı.


NTVSPOR
Güncelleme: 15:07 TSİ 31 Mart 2008 Pazartesi

Fenerbahçe Kasımpaşa'ya karşı yine zorlandı, bunu hem genel olarak, hem Kasımpaşa özelinde okuyabiliriz. Fakat bu sefer bir fark var: Aslında Kezman'la 60'lara kadar da hayli gol fırsatı yarattı Sarı Lacivertliler, atamadılar. İş yine Semih'e kaldı. Bir Zico klasiği olarak, Selçuk çıktı, Semih girdi. 10 dakika sonra, Semih'in şık ara pasıyla başlayan atağı Alex golle sonuçlandırdı. İkinciyi Semih bizzat attı. Tabelayı Deivid tamamladı. Selçuk/Semih üzerine kurulu bu senaryo böyle üst üste sahnelenince, "Semih neden baştan oynamaz," sorusu da kaçınılmaz görünüyor. Selçuk zaten mevkii icabı taraftara zor! Semih'in yolunu keser görününce taraftarla arası açılıyor. Oysa onun mevcut olduğu süreçte rakip hayli yıpranmıyor mu? Semih'in girdiği son yarım saatlik periyodda rakiplerin kaçamadığı dağılma süreci biraz da bu yıpranmışlığın, dayanacak takat kalmamasının neticesi olmalı. Yoksa neden Zico da göz göre göre, 60 dakika gol üretemeyen takımı Semih'li versiyona tercih etsin?

 

Belediye'ye yenilerek dördüncü sıraya düşen Beşiktaş tarafı Bobo'nun atılması yüzünden bu yenilgiyi hakem hatalarından kaybedilen puanlar hanesine yazma temayülünde sanki. İlk golü devre arasında verdikleri İbrahim Akın'dan yemeleri ve yine devre arasında gönderdikleri Koray'ın yerine koyacak adam bulamamaları, ne olacak peki? Cisse'nin yokluğunda stoper Toraman'la idare edildi ama, o da ceza alınca ön libero mevkiinde Serdar Özkan'ı icat etti Ertuğrul Sağlam. Bu bir öngörüsüzlük değil midir?

 

Büyüklere hiç yenilmeyen Belediye'ye karşı, üstelik deplasmanda dörtlü savunma bloğu dışında, savuma özellikli hiçbir oyuncu kullanamadı Sağlam. Buna ve hatta Bobo'nun atılmasına rağmen, takdir etmeli, oyunun üstünlüğünü de rakibine son bölüme kadar hiç vermedi. Eksik kadrosuyla, olumlu bir futbol oynadı Siyah Beyazlılar. İstihdam avantajına rağmen sahada varlık gösteremeyen takımını yaptığı değişikliklerle diri tutan Abdullah Avcı'yı da tebrik etmeli, dolayısıyla. Son dakikalarda bu avantajını tabelaya yansıttı ve büyüklerden dokuzuncu puanını kopardı.

 

Önümüzdeki haftanın iki önemli maçından biri Beşiktaş-Fenerbahçe: Beşiktaş o maça lider girmenin getireceği özgüveni ve avantajı kaçırdı, buna karşılık saha ve Fenerbahçe'nin Chelsea meşguliyeti hâlâ onları avantajlı gösteriyor. Fakat önlibero meselesini halletmeleri lazım.

 

Galatasaray'ın sıkıntısı iç saha maçları: Kasımpaşa yenilgisinden sonra çok tahrip edici bir Denizli beraberliğinden Servet'in son dakikalarda gelen şans golüyle kurtuldular. Bir iç saha maçı bu denli zor kotarılınca da "Galatasaray kötü" edebiyatı ağır basıyor kuşkusuz. Oysa gerçek, Güvenç Kurtar'ın sözlerinde saklı: "Galatasaray o kadar iyi bastı ki, pas yapamadık." Tipik bir tek kale maç seyrettik, Arda, Mehmet Topal ve Servet bu baskının müsebbibleriydi. Tek sorun, şiddetli geçimsizlik içinde birlikte yaşlanan Hakan Şükür'le Ümit Karan'ın uyumsuzluğu: Her topta birbirlerine isyan, sürekli dırdır! Dolayısıyla goller Okan ve Servet'ten geldi.

 

Fenerbahçe'nin atağına karşılık Galatasaray aynı tempoda gidiyor. Averajla geçildiklerine yanmak gerekmez, önümüzdeki haftanın fikstürü lehlerine: İçeride oynayacakları maçta kazanacakları puanın üstüne, Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinden eklenecek kâr da var.

 

Zirve yarışının dördüncü ortağı, bu hafta 3-0'lık Konya galibiyetiyle, artık üçüncü ortak: Skor rahat görünüyor ama işin aslı farklı: Baş aşağı giden Konya karşısında epey zorlandı Sivas. İki taraf da bu maçı kazanmayı çok istedi, Konya'nın iki direği, Sivas'ın 70 dakika kazanmak için mücadelesi, ortaya zevkli bir maç çıkardı. 75'te Cvetkov'un golüyle klasik bir Konya dağılışı izledik. Beş dakikada 3-0'a geldi maç.

 

Hâlâ Sivas'ın şampiyonluk yarışındaki mevcudiyedi tartışılıyor, devam edebilecekler mi, kopacaklar mı... Bitime yedi hafta kaldı, nasıl yani? Velev ki koptular... Hep kaybetseler, bunu 30. haftadan önce söyleyemeyeceğimize göre, neyi tartışıyoruz. Bu sezon, şampiyonluk yarışı dört takım arasında geçti işte!

 

Konya'nın son on haftada dokuzuncu yenilgisi, yetmiyor onları anlatmaya; son beş haftada dördüncü farklı yenilgiyi de vurgulamalı. Bu seyrin sonunda çizginin hâlâ üç puan üstünde olmaları mucize gibi...

 

Oftaş-Manisa haftanın en dramatik maçı: Çizginin altında kalan Manisa çalıştı, çabaladı, didindi, Oftaş bir vurdu gol oldu! Dramanın mesulü salt bu haksız yenilgi değil, Tarzanların nizami görünen bir golleri de iptal edildi. Maçtan sonra, Oftaş'ın bitirici golünü atan Murat Kalkan "neden bu kadar kapandınız?" sorusu karşısında, neredeyse suçlu bir edayla, "istemeden oldu" demeye getirdi. Manisa'nın kaçırdığı sayısız fırsattan sonra Osman Özdemir de, bu sefer "rakibe vermedikleri pozisyonlar"dan dolayı bir pay çıkaramayınca B Planı'nı uyguladı. "İyi futbol değil, kazanmak önemli". Galibiyet olmayınca bunun, "iyi oyun ve takımın mücadelesi bizi sevindiriyor" versiyonu da saklıdır!

 

Bağlantıyı Rize-Ankaragücü'yle kurmalı, zira önümüzdeki haftanın ikinci önemli maçı da Manisaspor-Rizespor. Rize'de hoca değiştirmekle işler düzelmiyor. Üçüncü teknik direktör Erdoğan Arıca Ankaragücü maçıyla, yedinci defa çıktı takımının başında. 0-0'lık maçtan sonra, hâlâ galibiyet yok ortada. Üçü 0-0, dört beraberlik de hayat kurtarmıyor. Bu maç da Rize'nin baskısında geçmiş görünmekle birlikte, Ankaragücü'nün galibiyete yakın olduğu bir karşılaşma oldu: Sarı Lacivertlilerin kontrataklarla buldukları pozisyolar çok daha netti. Deplasman puanı Ankaragücü için iyi kuşkusuz. Ve Manisa-Rize maçının en önemli tarafı, aslında kimseyi kurtarmıyor, ama kaybedeni mahvediyor olması. Beraberlik halinde, ikisi birden olmak üzere...

 

Ankaraspor, Gençlerbirliği "deplasmanı"nda üç haftalık Susic döneminin ilk galibiyetini aldı. Maçın harikası Gençlerli Mehmet Nas'tan gerçi, harika bir gol attı. Fakat De Nigris'in kendine has karambol golleri çirkin ama zengin! Üç puan Ankaraspor'u biraz rahatlattı. 27 puana çıkarak Gençlerbirliği'yle farkı bire indirdiler, çizgiden iki puan uzaklaştılar. Mesut Bakkal'la ilk dört maçta 10 puan toplayan Gençlerbirliği'nde ise son üç haftanın yekûnu "sıfır"! Ve tehlike yeniden baş gösterdi. Denizli deplasmanından sonra Galatasaray maçı var: Ya puansız geçilirse? Altıncı hocayı de getirir mi Cavcav?

 

Ve Nurullah Hoca nihayet kazandı. Arıca gibi, o da altı haftalık görev döneminde dört beraberlikten başka bir şey üretememişti. Bu hafta Bursaspor'u 1-0 yenerek kısmen rahatladılar, rakiple puanları 31'de eşitlediler. Fakat her ikisi de istikrarsızlık sembolü haline gelen Bursa ve Antep oyundan hiç memnun değil bu hafta. Hakikaten oyunun beğenilecek tarafı da yok. Nurullah Hoca, en azından bu galibiyetle stresten kurtulduklarını söylüyor ve ilerleyen haftalar için iyi futbol vaat edebiliyor: Nice beraberliklere, diyelim.

   • En çok puan alan haberler
 hamza keleş - Tekirdağ 28 Mart 2008, Cuma 16:40  
Kayhan Duman ne güzel yazmışsın be arkadaşım süpesin... aynen katılıyorum.
 kayhan duman - Uşak 26 Mart 2008, Çarşamba 19:43  
Ya arkadaşlar neyin tartışmasını yapıyosunuz siz Fenerbahçe avrupada çeyrek finale çıktığı için 2009-2010 sezonunda avrupaya 5 takımla katılacağız.Yarı finale çıkarsak ş.ligine 3 takımla katılma ihtimalimiz var.Fenerbahçe ligde 7-8 puan önde olunca lig kalitesiz oluyo,geriden geldiğimiz zaman lig tadından yenmiyo:) İçinizdeki bu Fenerbahçe düşmanlığını atın da avrupada bizi destekleyin fenerbahçenin kazancı Türk futbolunun kazancıdır.
 gfb emre - İstanbul 25 Mart 2008, Salı 19:33  
abi zico defans ın sagında onder ileride deviid in yerıne ise gokhan ı oynatsın hem onder chealsea macına hazırlanmıs olur işallah öle yapar kezmanı saga maga almasın saten topu zor tutuyo

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Galatasaray 34 79
2 Fenerbahçe 34 73
3 Beşiktaş 34 73
4 Sivasspor 34 73
5 Kayserispor 34 55