Galatasaray açısından bu saatten sonra kazanılacak bir şampiyonluktan kıymetli ne olabilir? Misal Feldkamp'ın kalbini kırmamak için onunla yola devam etmek, Galatasaray'ın bu sezon elde edeceği muhtemel bir şampiyonluktan önemli midir?
Soruyu başka türlü soralım; Karl Heinz Feldkamp önümüzdeki sezon Galatasaray'ın başında olacak mı? Hayır… İşte bu sorunun cevabı neden 'hayır' ise, bundan sonraki 6 haftayı riske etmemek adına Feldkamp'ın teknik direktörlüğünü 'teknik danışmanlık' görevi ile değişmek de onun için gerekli ve mantıklı.
Ben de biliyorum, 6 hafta kala hoca değiştirilmemesi gerektiğini, kimseler kimseye istikrar türküsü söylemesin. Ezeli rekabette farkların ortaya çıktığı bir dönemde bu sezon elde edilecek şampiyonluk Galatasaray'ın için son derece önemli. Servet Çetin ve Emre Güngör'den orta alan oyun kurucuları türeten, bunu da ligin en kritik haftalarında yapan, maçların bir kısmında ise zaten sahada olmayan Feldkamp'ın saygınlığı da söz konusudur, yukarıda söylediklerimde. Göz göre göre koca bir sezonun emeği Galatasaraylının avuçları arasından kayıyor. Buna nasıl göz yumulur ki?
Galatasaray'da önümüzdeki sezon takımı çalıştıracak kişinin adı büyük oranda bellidir. Çağırırsınız, göreve 6 hafta erken başlar, Feldkamp'ın danışmanlığında. Değilse de, takımı Hakan Şükür-Lincoln-Ümit Karan-Song dörtlüsüne emanet edersiniz, en son ve kötü ihtimalle, Denizlisporlu Yusuf Şimşek misali, onlar bu takımı Gaziantepspor önündeki Feldkamp'tan muhtemelen daha iyi idare ederler.
Feldkamp'ın futbol adamlığına söz söyleyebilecek donanımda bir kişinin Türkiye'de var olduğuna inanmıyorum. Ama futbol adamlığı başka, sahadaki komutanlık başka. Feldkamp bambaşka dünyalarda yaşıyor, özellikle son haftalarda. Ligin en kritik haftaları oynanırken takımın en istikrarlı topçusu ve kapı gibi stoperini, bayram değil seyran değil, orta alanın göbeğine yerleştirmenin bir Allah'ın kulu da mantıklı açıklamasını yapsın bana?
Servet orta alan topçusu olur mu? Olur. Ona bir itirazım yok. Ama sezon öncesi kampta dersin ki adama, sen artık orta sahada oynayacaksın. Ligin bitimine 6 hafta kala, sırf bir önceki hafta bir gol attı diye bunu yapamazsın. Adamı sahanın kaleciden sonra en az efor gerektiren pozisyonundan, en fazla efor isteyen yerine pat diye koyarsan, tıpkı Antep maçında olduğu gibi 15 dakika dayanır, 16.dakika ciğerleri patlar. Sahada ayakta durabildiğine şükredecek hale gelir.
Tıpkı Fenerbahçe deplasmanında Sabri'den tek ön libero yaratma kararı, tıpkı Kasımpaşa maçında Emre Güngör'ü orta alan topçusu yapma kararı gibi, bu da büyük bir dumurdur. Üçüncü büyük dumurun neticesinde yazarın fikri, şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi biletini sağa sola hediye etme düşüncesi yoksa yeni başkan Adnan Polat'ın, Feldkamp'ın yeni sezondaki görevine geçişini hızlandırması gerektiği yönündedir. Bunun ne ayıbı vardır, ne günahı.
Antep maçında tek saçmalık Servet'in orta alanda oynaması değildi ki. Takım sahaya bir kez daha sağ açıksız çıkmıştı. Galatasaray'ın Feldkamp tarafından çizilmiş oyun kurgusunda kanatların öneminin yine kendisi tarafından yok sayılması, inanılır gibi değil. Sahaya gönderilen 11'in sağ çizgiye en yakın ismi Ümit Karan'dı. Ötesi olabilir mi?
Manzara şu: Emre Güngör'e yer açabilmek için sahada Servet orta sahaya gönderiliyor. Ümit Karan sahada olsun diye sağ dışta görevlendiriliyor. Sisteme göre 11 yerine, 11'e göre uydurma sistem. Halbuki, madem 4-2-3-1 oynayacaksın; Servet'i Song'un yanına koyarsın, olması gereken yerine. Barış'la Mehmet Topal'ı desteklersin. Sağ dışta da son 40 dakika oynattığın Serkan Çalık'ı ilk 11'de sahaya sürersin. Ama bunu yaparsan ya Hakan Şükür'ü, ya da Ümit Karan'ı yanına almak zorundasın.
Kendimi tutamayıp herkesin bildiği, olması gereken makul şeyleri tekrar yazıyorum, hiç niyetim yokken. Orta yerde öyle büyük mantıksızlıklar var ki, teknik analiz, taktik değerlendirme falan yapmaya zaman yok aslında.
Yapılacak şeyin bence ne olduğunu, sizleri sıkma pahasına tekrarlıyorum, anlamayanlar var, anlasınlar diye. Feldkamp yeni sezondaki görevine hemen şimdi başlamalıdır. Takımı seneye çalıştıracak kişi belli ise o da hemen şimdi göreve başlamalıdır. Yok o kişi halen başka yerde çalışıyor ise, takım yukarıda isimlerini yazdığım tecrübeli oyunculara teslim edilmeli, Burak Dilmen-Nezihi Boloğlu ikilisi de bu oyuncularla koordineli hareket etmelidir. Aksi halde bir Türkiye Kupası, bir lig şampiyonluğu, bir de Şampiyonlar Ligi bileti göz göre göre elden gitmektedir. Ne uğruna? Feldkamp'ın kalbi kırılmasın, Galatasaray dereyi geçerken at değiştirmesin diye. Buna fasa fiso laflar, kayıplar ise bariz maddi kayıplardır. Bizden söylemesi.