FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nevzat Aydın
Nurullah Bakır
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Adnan Bostancıoğlu
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN MAÇLARI
NBA TV'DE BU AY
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

İbre Fenerbahçe'ye döndü

Şampiyonlar Ligi'yle meşgul Fenerbahçe Beşiktaş'ı İnönü'de yenerek müthiş bir avantaj sağladı. Avantajı hep kâğıt üstünde bırakan Galatasaray ise evinde Gaziantepspor'a takıldı. Zirvede Fenerbahçe'nin yürüyüşüne eşlik eden bir Sivasspor'du bu hafta.


NTVSPOR
Güncelleme: 14:05 TSİ 7 Nisan 2008 Pazartesi

Beşiktaş Fenerbahçe derbisi, iki takım arasındaki farkı da ortaya koymak vesilesiyle ilginç: Futbol kapasitesi dışında bütün şartlar Beşiktaş'ın lehineydi; Fener'in Şampiyonlar Ligi yükü, saha avantajı, vs...

Ama ciddi maç deyince Fenerbahçe başka bir viteste çıkıyor ortaya.  Doğrusu, İnönü'de çok kendini zorladığı da söylenemez. Zico'nun Uğur/Semih değişikliği dikkat çekici bir hamleydi. Öndeyken, hele deplasmanda neden ikinci bir forvet ihtiyacı duyulur? Semih oynamalıysa, Kezman'ın yerine de girebilirdi. Ama Zico sahadaki hali görünce takımına güvendi herhalde. Bu riskli hamle, gol yemelerine sebep oldu ama, amacına da ulaştı. Fenerbahçe skor 0-0'ken on bir, 1-1'ken altı dakika bekledi gol için, daha fazla değil.

 

Fenerbahçe'ye bu maçı kazandıran unsur iki gol atan Alex gibi görünüyor. Zico'nun yarattığı başarıyı Alex'e indirgemek çok doğru olmaz gerçi, ama hakikaten büyük katkı yapan Brezilyalı'yı da meşhur tartışmaların ışığında anmalıyız: İkinci golde, pozisyonu başlatırken düşüp zaman kaybetmesine rağmen, Semih ihtiyaç duyduğunda pas almak için yanında bitivermesi ve o halde gol vuruşu yapabilmesi gücünü ne kadar doğru kullandığını gösteriyor. Beşiktaş'a İnönü'de attığı bu gol, hem koşmuyor diyenleri, hem de büyük maçlarda oynamıyor diyenleri ters köşeye yatırdı.

 

Beşiktaş adına ilginç bir not: Ligde altı yenilgileri var, 2-0'lık Kayseri maçı hariç hepsi 2-1. Bunlardan biri de, bu hafta oynayacakları Sivasspor'a karşı. Birbirine benzer üst üste iki 2-1'le beş puan geriye düşen Siyah Beyazlılar, ikili averajda da geride. Dolayısıyla puan toblosundaki farkı "altı" olarak okumaları gerekiyor. Fenerbahçe'yle puan eşitliği onların işine yaramıyor artık. Yani, Sivas deplasmanından başlayarak, altı maçı da kazanmaları şart.



 

Galatasaray kendi kendiyle mücadele eden bir tuhaf takım oldu. Takımın iyi oynayarak kazandığı dönemde, sahadaki futbolcuyu takdir etmek yerine kenardaki Lincoln'ü çağıran taraftarla başlayarak... Kasımpaşa maçıyla, Lincoln onbire döndü, Galatasaray bir daha toparlanamadı. Daha vahimi Nonda'nın kadro dışı bırakılması. Yönetimin ve Kalli'nin açıklamalarına göre Hakan Şükür'e kazan kaldırmasının konuyla ilintisi yok, sebep disiplinsizlik. Ama Nonda'daki huzursuzluğun temelinde Hakan Şükür'le ilgili bir şeyler yattığını biliyoruz. Şükür'ün buna bilinçli katkısı nedir bilemem ama, Galatasaray'ın dönüp dolaşıp Hakan Şükür merkezli kadro problemleri yaşadığı çıkıyor ortaya. Ve bu senelerdir böyle! Hakan Şükür kesiliyor olmuyor, takıma dönüyor olmuyor. Ama Galatasaray, asla dirençli bir biçimde, iki ihtimalden birinde ısrarcı olmuyor. Eğer artık ilerisi için düşünülmüyorsa, bu takımın onsuz oynamaya da bir an evvel alışmaya başlaması gerekmiyor mu?

 

Gaziantep maçında başka problemler de icat ettiler gerçi: Denizli maçını kayıp hanesinden Servet'in golü kurtardı diye, Servet'i ortasahada başlattılar, o bunu forvet anladı. Ne savunmaya, ne hücum organizasyonuna katkısı oldu. "Pozisyon ürettim" diyor, evet, ama hayrı kendisine... Takımı hücumda organize edecek bir yönü yok Servet'in. Bu arayışlar içinde çok önemli iki puan daha bırakıldı.

 

Bir de Nurullah Hoca açısından bakalım: "Galatasaray zaman zaman var, zaman zaman yok, biz onları kötü halde yakaladığımız için şanslıydık" diye özetliyor vaziyeti. Doğru bir tespit olmakla birlikte, şanslı olduklarına katılmıyorum, yakalamışken kazanabilirlerdi bu maçı. Ama beraberlik seviyor o.

 

Haftanın kârlı takımlarından biri de Kasımpaşa deplasmanını dört golle çeviren Sivasspor. Sekiz haftadır yenilmeyen Kırmızı Beyazlılar bitime altı hafta kala Fenerbahçe'nin iki puan gerisinde, takipte. Kasımpaşa'ya karşı da, Cvetkov'u parlattılar. Bugüne kadar toplam üç gol atabilen Bulgar oyuncu Kasımpaşa'ya dört gol birden attı. Aslında bu maçta Kasımpaşa'nın da etkili olduğu söylenmeli, ama erken gol, savunmada yapılan akıl almaz bireysel hatalar Kasımpaşa'yı baltaladı, Sivasspor da Cvetkov'un becerisiyle, bu zorlu deplasmanı beklenenden kolay geçti. Şimdi Beşiktaş maçı var. Bu maç, şampiyonluk yarışında iki takımdan en az birine ciddi hasar verecek, maalesef.

 

Ligin beşinci sırası Kayserispor'a tahsis edilmiş durumda. Onlar yenerler, yenilirler, ama yerlerinde bir oynama olması mümkün görünmüyor. Zira bir altlarındaki Denizlispor'la bir üstlerindeki Beşiktaş'ın arası tam 19 puan. Kayserispor da Tolunay Kafkas'ın ifade ettiği gibi, artık ligi bir yarışma olarak görmüyor, akıllar kupada! Bu haleti ruhiye de, ligin istisnai neticelerinden birini doğurdu bu hafta: 13 Mayıs 2007'deki Gaziantep yenilgisinden beri Kayserispor ilk defa kendi sahasında yeniliyor. Yenildiği takım Belediye'nin ise ilk deplasman galibiyeti ortaya çıkıyor. İstisna olmayan, Belediye'nin bir maçında öne geçen tarafın kazanamaması, bu kurala halel gelmedi: Kayserispor Cangele'yle öne geçti, ikinci yarıda Belediye'yi galibiyete ulaştıran goller Necati'den geldi. Anlaşılan, Galatasaraylı futbolcu bir Ankara takımındansa, İstanbul'da daha rahat etti. Ve bu galibiyetle de Belediye tehlikeli bölgeyi tamamen terk etti. 15 maçta tek galibiyet çıkarabildikleri korkunç süreci hoca kovmadan geçirmeleri de bu başarılarında dikkat çekilecek bir unsur olsa gerek. Bu arada Belediye'nin gol sevinci de ilginç: Bebeto'dan bildiğimiz klasik kundak sallamalı gösteriyi daha gerçekçi kılmak için yeni baba olan Erman'ı kucaklayıp salladılar. Her iki golde de...

 

Altıncı sıraya iki takım talip: Trabzon ve Denizli her hafta yer değişerek bu mevkie konuşlanıyorlar. Bu hafta Ankaraspor'a eski bir Trabzonlu Mehmet Yılmaz'ın golüyle 1-0 yenilen Trabzonspor yerini tekrar Gençlerbirliği'ni 3-2 yenen Denizlispor'a bıraktı. Bu iki takımın altıncılık kapışmasının lig için fazla bir heyecanı olmadığı için rakiplerine bakmalı: Ankaraspor tek golle altın buldu demek mümkün. Susic'in üst üste getirdiği iki galibiyet onları oldukça rahatlattı. Denizlispor'a 3-2 yenilen Gençlerbirliği ise şokta: Beş maçtır alabildikleri tek puan onları en zor durumdaki takımlardan biri haline getirdi yeniden. Önlerinde Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor, Sivasspor gibi zorlu maçları var. Ve topu topu iki puanlık kredileri... Hoca değiştirme mevzuunda rekora koşan Gençlerbirliği bakalım kalan altı haftalık süreç için de aynı hataya düşecek mi! Cavcav bu yolu seçerse, Mesut Bakkal da aynı sezonda aynı takımdan iki kere kovulmayı başarmış olacak. Ve suyu çıkacak işin...

 

Haftanın en kritik maçlarından biri de Manisaspor-Rizespor'du. Bu maçın kurtarıcı vasfının olmadığını, kaybedeni mahvedeceğini söylemiştim, Gençlerbirliği'nin yenilgisiyle ve Konyaspor'un kendi evinde Oftaş'a yenilmesiyle, tam tersine, kimseyi mahvetmediği gibi Manisaspor'u epeyce umutlandırdı. Hattâ, malup taraf Rize bile, haftaya Konyaspor'u ağırlayacağı için, umudunu yitirmiş değil.

 

Manisa erkenden 2-0'ı bulup rahatlayacakken Mustafa Çiçek'in harika golü Rizespor'u umutlandırdı. Dolayısıyla maç beklenen gerilimden mahrum cereyan etmedi. İlk goldeki penaltı bilhassa, gerilimde pay sahibi. Ve Arıca, nasılsa hâlâ hakemler hakkında hiç konuşmadığını söyledikten sonra artık pes ettiğine işaret ediyor. Bundan sonra hakemler hakkında da konuşacakmış, zira tersinin hiç faydasını görmememiş. Bu arada, Mustafa Çiçek'in de attığı golle skoru 1-1'e getirdiğini sanması ilginç; ona göre, Manisa'nın ikinci golü kendininkinden sonra gelmiş!

 

Konyaspor da üçüncü hoca dönemine giren takımlardan, ve halleri hiç iyi değil. 11 maçta tek galibiyet, 10 yenilgi felaket bir grafik. Rizespor deplasmanına üç puanlık bir avantajla gidiyorlar ama yenildikleri takdirde ikili averajla arkaya düşme ihtimalleri yüksek (ilk maçı Konya'da 2-1 kazanmışlardı). Dört deplasmanlı zor bir fikstürleri var. İlginç bir nokta da, Nurullah Sağlam'la başladıkları ilk dönemde yedi maçta aldıkları dört beraberlikten sonra bir daha beraberlik görmemiş olmaları (son beraberlik 22 Eylül'de). Nurullah Hoca, en azından beraberliği sigortalıyordu, ondan da mahrum kaldılar.

 

Ankaragücü'yle Bursaspor'un dostluk maçı, Ankaragücü'nün 2-0'lık galibiyetiyle sona erdi. Ankaragücü rahatlarken, Bursaspor'u ateşe attı. Fakat dostluk bâki: Bursaspor'lu taraftarlar, galibiyetten sonra Ankaragüçlü futbolcuları timsah yürüyüşüne davet etti, Ankaragüçlüler de bu isteği kırmadı. İlginç! Demek bir gösteri haline getirince, centilmenliğin de en âlâsını yapabiliyoruz.

   • En çok puan alan haberler
 kemal gs - Çorum 04 Nisan 2008, Cuma 13:05  
GS li muhsin genç sana sonuna kadar katılıyom arkanızdayız abi zamaninda bizim avrupa da rakip kimsa yanın da fener de var di unutmadik o günleri biz ş.liginde çeyrek final oynayalı 7 yıl oldu yoksa fener bizi yedi yıl geriden mi takip ediyo :)))))):D:D:D
 GS li Muhsin Genc  - Uşak 01 Nisan 2008, Salı 03:47  
Ben onu bunu anlamam Neuchatel macinida iyi bilirim yasim yetiyor merak etme Ali Sen nin kiyagi ile degil kendi ALIN TERIMIZ ile turu gectik o o zaman ki Isvicre takimin ki her Isvicreli böyledir ayak oyunu idi tutmadi bizde Monaco ile Yari Final icin oynadik ve Tanju nun orada attigi gol ve Prekazi nin Köln deki füzesi ile maci aldik ertesi gün okulda Almanlara ben hava attim umarim netdir.
 bekir çelikten - İstanbul 31 Mart 2008, Pazartesi 23:46  
Fenerbahçe neyi başardı biliyormusunuz?cevap takım olmayı başardı.nasıl GS uefa şampiyonu olduğu seneki gibi takım idise FB de şimdi öyle.Arkadaşlar takım kıskanmak her ülkede var sadece bize özgü bir olay değil,Arjantin'de adamlar mezarlarını bile takım renkleriyle boyuyorlar,3 yıl önce BJK-FB maçını stadda izlerken yanımda 3 adet ingiliz Chelsea taraftarı vardı sordum BJk'ya karşı bizi destekliyorlarmış onun için diğer takım taraftarlarına hain olarak bakmayı brakalım.Zorla tut diyemezsin.

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Galatasaray 34 79
2 Fenerbahçe 34 73
3 Beşiktaş 34 73
4 Sivasspor 34 73
5 Kayserispor 34 55