Futbolun ticarileşmesi, oyunun kendisine özgü farklı bir büyüsünü de yanına ekleyerek önemli yol kat etmiştir. Futbol alabildiğine popüler bir oyun haline gelmiştir. Bu oyunun adının geçtiği her şey, bir şekilde kitlelerin ilgisini çekmektedir. Futbol, diğer sektörlerde olduğu gibi; otomobil sektöründen, bankalara, hatta yiyecek içecek sektörüne değin birçok reklâma "imge gücü" vermektedir. Futbol endüstrisi, artık üzerinde yeniden keşifler yapılmasını anlamsızlaştıracak kadar gözle görülür bir olgu halini almıştır. (Daha önce yazı dizisiyle sizleri tanıştırmaya çalışırken bunları yazmıştım. Konuya geldiğimiz için tazelemek istedim…)
Eduardo Galeano'nun ifade ettiği gibi; "Oyun, oyuncusu az, izleyeni çok bir gösteriye dönüştü. Bu artık seyirlik bir futbol. Bu gösteri günümüzün en karlı gösterilerinden biri ve artık oynanması için değil, oynanmasının engellenmesi için düzenleniyor. Profesyonel sporun teknokratları, futbolu sırf sürate ve güce dayalı, mutluluğu boş vermiş, fantezinin gelişmediği, cüretin yasaklandığı bir spor dalı haline getirdiler."
Sportiflikten endüstriyel olana doğru hızlı bir geçiş yaşayan futbol, 1980'li yılların ikinci yarısına kadar gösteri özelliğini koruma başarısı göstermişse de, 1990'lı yılların başından itibaren bu kavrama bir de iş kısmı eklendi. Özet bir ifadeyle sınırları aşan ve milyonlar tarafından beğeniyle takip edilen bu gösteri artık bugün önemli bir eğlence sektörü halini aldı.
Mustafa Özyürek konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulunmaktadır; Futbolcuların spor kulüpleri tarafından alınıp satılması, kiralanması, transfer ücretleri, pirim ve maaş gelirleri, formalara alınan reklamlar, maçların televizyon yayın hakları, stat inşası ve kiralamalarına bağlı olarak ortaya çıkan gelirler ve giderler, kulüplerin bayrak, flama, forma ve benzeri ürünlerin üretimi ve satışından ortaya çıkan ve geçimini bunlardan sağlayan kesimlerin ortaya çıkışı ve buna benzer bir çok faaliyet türünün futbolun ne kadar önemli bir ekonomik sektöre dönüştüğünün göstergeleridir
Futbolun gösteri niteliğinin, değişen yapısıyla birlikte endüstriyel bir hal alması onu ticari bir iş kolu haline getirdi. Bugün bu niteliksel değişim ve gelişim, kendi ekonomisini yaratmayı başardı.
Kendi mali değerlerini de yaratan endüstriyel futbol, küreselleşmenin de etkisiyle yer kürenin neredeyse tamamına mali değerlerini taşımakta gecikmedi. Bu konuyla ilgili çalışmalar yapan birçok araştırmacı, futbol piyasasının günümüzün en geçerli borsası olduğuna değinmekte ve oyunun önemli bir gelir kaynağı haline dönüştüğünü belirtmektedir.
Cüneyt Koryürek'in de altını çizdiği gibi; "Modern olimpiyatları kuran Fransız de Coubertin'in kemikleri sızlıyordur sanırım. Sporu sadece parası olup da boş zamanını sırf zevki için değerlendiren bir grubu, kafaları kadar vücutlarını da geliştirmek için gençlerin yapması gerektiğine inanan Baron, günümüzde sporun tam anlamı ile endüstri ve yapan için de bir meslek haline geldiğini görseydi, mutlaka tekrar tekrar ölürdü.
Spor, artık kabiliyetli gençlerin milyarlar kazanması, bu kabiliyetli genci finanse eden kuruluşun ürün ve hizmetlerinin tanınması, spor aktivitelerinin yapıldığı kentlerin ekonomik fayda üretmeleri ve spor, sporcu ve spor tesislerine önem veren ülkelerin tüm dünyada daha iyi tanınmalarını sağlayan müthiş bir güç."