CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
EURO 2008
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Devrim Çetin
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Bu gurur bizlere yeter

Bu galibiyetin gururu bizlere yeter ancak Alex'e, Mehmet'e, Volkan'a, Lugano'ya yeteceğini zannetmiyorum.


NTVSPOR
Güncelleme: 12:40 TSİ 21 Nisan 2008 Pazartesi

l Mert ÖZLÜ

Bir takımın sistemini oturtması kolay bir iş değil. Bu sistemin farklı oyuncularla aynı şekilde işlemesi de hiç azımsanacak bir iş olmasa gerek. Ancak, Chelsea gibi rakibi en iyi kilitleyen ve taktiksel bakımdan saçmalamaya teşvik eden bir takıma karşı, 52.000 "taraftar" önünde üstelik kendi kalene attığın bir golle yenik duruma düşmüşken, moraller alt üst olmuşken ve hiç birşey üretemiyorken sisteme sadık kalmak ve disiplinli bir şekilde tekrar tekrar sistemi işletmeyi denemek sadece ve sadece özel takımların yapacağı bir iş olsa gerek. Bu disiplin, Zico'nun aşıladığı özgüvenden kaynaklanıyor olsa gerek. Büyümeyi hedefleyen bir kulübün, büyümeyi isteyen bir teknikdirektöre sahip olması, işleri kolaylaştırıyor. Fenerbahçe'nin dünya futboluna yeni yeni çıkmaya başladığı bir dönemde, başlarında bir "stajyer" olması avantaj olsa gerek.

Malouda, Lampard, Makalele, Ballack arkalarında Essien, Cole, Carvalho, Terry...Bu adamları çalımla geçip gidebilmek bir dert, kısa pasla aralarından süzülmeye çalışmak ayrı bir dertti. Bu bloğun içinden geçemeyen Fenerbahçe'li futbolcuların, Chelsea kalesine gidebilmesi için geriye iki seçenek kalıyordu. Ya bu bloğun üstünden geçecekti ya da bu bloğa gelmeden şut çekecekti. İlk gol bu 8 adamın üzerinden atılan bir pasla gelirken, ikinci gol ise aynı bloğun önünden çekilen enfes bir şutla geliyordu. Öne geçip, Chelsea'yi atak yapma mecburiyetinde bırakana kadar, yani orta saha ve defans bloğu arasındaki mesafe açılana kadar, bütün sezon gördüğümüz ve seyretmekten keyif aldığımız hücum varyasyonlarından hiç birini göremedik. Bırakın, hücum varyasyonunu, cılız bir şut bile çekemedik. Sağ kanatta Önder Turacı'nın olması, sol kanatta ise Essien'in varlığı kanat akınlarını kilitlerken, orta 4'lü de Alex'e göz açtırmadı. Kezman da sene başında olduğu gibi "toplamada 0, çarpmada 1" ruh haliyle sahada gezinince ilk yarı tamamen çekilmez bir hal almıştı. Gerçi hakkını vermek lazım, sahada cidden çok geziniyor ama insan o seviyedeki bir futbolcudan en azından bir şut, bir çalım en olmadı güzel bir pas bekliyor.

İlk yarı boyunca Chelsea tarafından adeta kafeslenen hücumcular, ikinci yarı Kazım'ın oyuna girmesiyle biraz da olsa rahatladılar. Kazım ve Deivid'in sinir bozucu rahatlığı ve korkusuzca hücum girişmleri, Chelsea savunmasının konstantrasyonunu bozmaya yetti. Bu ikisi, rahatlıklarını skora da yansıtınca, Fenerbahçe tarihinin belki de en önemli galibiyetini aldı.

Kazım, ışığı yakan futbolcu oldu, Deivid muhteşem bir gol attı, Aurelio her zamanki gibi insan üstü bir performan sergiledi, Maldonado basit, gösterişsiz ama en önemlisi hatasızdı, Edu beyin sarsıntısı dinlemedi, kusuruz futboluna devam etti. Ancak hiç birinin performansı Lugano & Volkan ikilisinin performansına yaklaşamadı.

Maçtan evvel ki yazımda, Volkan'ın çok uyanık olup savunma arkasına sızan topları süpürmesi gerekir demiştim. 44. dakikada ceza sahası dışında Drogba'nın ayaklarından aldığı topla maçın kopup gitmesini engelledi. Sadece bununla kalmayıp, cepheden gelen sayısız topu çıkardı ve yan toplarda neredeyse kusursuza yakın oynadı.

Dünyanın en güçlü forveti kim sorusuna, herhalde verilecek tek bir cevap var. Drogba.. Ve bu adamı hayatından bezdiren bir futbolcu vardı. Lugano.. Hiç bir pozisyonda geri adım atmadı. Profesyonel tekmeler, dirsekler, itişmeler. Üstüne topu kaptığı bir kaç pozisyonda Drogba'yı çalımlayıp, iyice çileden çıkmasını sağladı. En son bu ikiliye baktığımda Drogba, Lugano'yu hakeme şikayet ediyordu. Bu da Drogba'nın çaresizliğinin en güzel kanıtıydı.

Sevilla maçında, trübünlerde çok stresli bir taraftar topluluğu, sahada ise bir o kadar rahat bir Fenerbahçe takımı vardı. Futbolcular, bütün maç seyirciyi ateşlemeye ve oyuna katmaya çalışmıştı ama gollerden sonraki bölümler hariç trübünler oyuna hiç katılamamıştı. Çarşamba akşamı ise, trübünler maça tamamen hakimdi. Top Chelsea'li futbolculardayken ıslık hiç dinmedi. Özellikle de 2-1 öne geçtikten sonra, bu ıslığın sık sık top kayıplarına yol açtığını gördük.

Bu galibiyetin gururu bizlere yeter ancak Alex'e, Mehmet'e, Volkan'a, Lugano'ya yeteceğini zannetmiyorum.

Dipnot; Bu yazıda yapılan bütün teknik yorumların gizli öznesi Zico'dur.

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 R.Emre ÖZEl - İzmir 07 Nisan 2008, Pazartesi 19:51  
Bu yazıyı okumadan önce Kaan Tunçbilek'in yazısını okudum. orada Lugano'nun Drogba karşısındaki futbolunu ballandırarak anlatan yazarlar diye bir söz geçiyor.   O kişilerden birinin kim olduğunu bu yazı sayesinde anlamış oldum. Lugano o maçta Drogbanın en az 3-4 kez Volkan'la karşı karşıya kalmasına sebep oldu. Pozisyonlarda Volkan başarılı olmasa bugün Lugano yerden yere vuruluyor olurdu. Bunu tüm dünya gördü. Malesef biz göremiyoruz.
 cihan ünal - Çorum 05 Nisan 2008, Cumartesi 19:26  
bu yoruma sonuna kadar katılıyorum
 duran kaya - Ordu 04 Nisan 2008, Cuma 23:08  
bu kupanın finalisti fenerbahçe olacak.insallah şampiyonuda fener bahce olur.buna canı yürekten inanıyorum

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Galatasaray 1 3
2 Trabzonspor 1 3
3 Beşiktaş 1 3
4 Konyaspor 1 3
5 Bursaspor 1 3