l Ömer GÖZÜ
Gençlerbirliği Oftaş İnönü deplasmanında Beşiktaş'ı 1-0'la geçerek rakibini büyük olasılıkla şampiyonluk yarışı dışında bıraktı, Büyükşehir Belediye Ankaraspor ise son saniyede beraberliği yakalayarak Fenerbahçe'ye şampiyonluk yolunda büyük bir darbe vurdu. Diğer tarafta Ankaragücü de deplasmanda aldığı galibiyetle Vestel Manisaspor'un kümede kalma ümitlerini iyiden iyiye kırdı. Gençlerbirliği ise nispeten rahat konumdaki Gaziantepspor'u zor da olsa 2-0'la geçerek biraz olsun rahatladı.
***
Çok değil, bundan 5-6 sene önceye kadar hem Gençlerbirliği, hem de Gaziantepspor ligde üç İstanbul takımına kök söktüren, sürekli zirveye oynayan takımların başında sayılıyordu. Türkiye'nin biri başkentinin, diğeri en büyük sanayi kentlerinden birinin renkdaş iki takımının deplasmanları tüm takımların korkulu rüyasıydı. Kendi aralarında yaptıkları maçlar da son derece zevkli ve çekişmeli geçerdi.
Cumartesi günkü maç ise, tek amacı günü kurtarmak adına kümede kalmak olan ve futbol adına güzel bir şey izlettirme iddiası bulunmayan iki takımın, bitse de gitsek havasında, saha demeye bin şahit gereken bir zeminde oynadıkları sıradan bir karşılaşmaydı. Hava çok güzeldi, bu kez tribünlerde bin şahit de vardı üstelik. Geçen hafta da belirttiğim, son dört maçı kapsayan 10-15 liralık kombine kart satışına ilaveten, bu kritik maç için Gençlerbirliği taraftar liderleri her kombine kartla iki kişinin maça girmesini sağlamışlar, bu sayede tribünler bir Gençlerbirliği maçı için “hınca hınç” olarak nitelendirilebilecek şekilde dolmuştu.
Ligdeki son 5 maçı da kaybederek bir anda kendini ateşin ortasında bulan başkentin kırmızı-siyahlı ekibi karşısında son 7 maçın yalnızca birini kaybeden Gaziantepspor vardı. Gençlerbirliği sahaya Hakan Aslantaş'ın yerinde oynayan Burhan dışında, geçen hafta iyi mücadele ettiği, ancak son dakikalarda yediği golle sahadan yenik ayrıldığı Galatasaray maçındaki kadronun aynısıyla çıktı. İlk yarıda her iki takım da bariz bir üstünlük kuramadı. Gaziantepspor, eski Galatasaray oyuncularından orta sahada Volkan Arslan ve sol kanatta Ergün Penbe ile etkili olmaya çalıştı. Ancak yakaladığı tek ciddi gol pozisyonunu Isaac'le kaçıran Gençlerbirliği oldu. Bu sezonun ortalarından itibaren takımın form durumuna paralel olarak gözle görülür bir form düşüklüğü içerisindeki genç oyuncu isteksiz oyunuyla tribündeki taraftarlarına saç baş yoldurttu.
İkinci yarıda Mesut Bakkal, Okan Öztürk'ün yerine Kahe'yi sahaya sürdü. Brezilyalı futbolcu diri görüntüsüyle oyunda hemen kendini farkettirdi. Gerek ileri uçta rakibini bozarak top yapmasını engelledi, gerekse arkadaşlarına pozisyonlar hazırladı. Güzel oyununu son dakikalarda sıfıra inerek zor pozisyonda attığı golle süslemiş oldu. Kanımca son dört kritik haftada Isaac'ın yerine oyuna Kahe'yle başlamak Gençlerbirliği açısından daha yararlı olacaktır.
Her yıl olduğu gibi küme düşme çıtasının sürekli yukarı çekildiği son haftalara girdiğimiz ligimizde, Gençlerbirliği'nin kalan dört maçın son ikisini şampiyonluk mücadelesi yapan Fenerbahçe ve Sivasspor'la oynayacağını düşünürsek bu galibiyetin önemi daha iyi anlaşılabilir. Ancak Konyaspor ve Çaykur Rizespor'un bu hafta kazandığı göz önüne alınırsa, Trabzonspor deplasmanı ve içerideki İstanbul Büyükşehir maçlarının ikisinde de kırmızı-siyahlıların mutlaka galibiyet alması gerekiyor.
***
Haftanın son maçında Saffet Susic yönetiminde son üç haftada üç galibiyet alarak tehlikeli bölgeden hızla uzaklaşan Ankaraspor, sahasında şampiyonluk yolunda puan farkını korumak isteyen Chelsea maçı yorgunu Fenerbahçe'yi konuk etti. Hava da, saha da, seyirci de futbol için son derece uygundu. 19 Mayıs Stadı'na kıyasla mükemmel bir zemine sahip olan Yenikent ASAŞ Stadı'nda pahalı bilet fiyatlarına karşın tribünler doluydu.
Haftaya 13. sırada ve alttaki küme düşmeye aday beş takımın dört puan üzerinde giren Ankaraspor, son haftaların formda kadrosunu bozmadan sahaya çıktı. Haftalardır kısır futbola mahkum edilen başkent seyircisi için bu maç tam anlamıyla görsel bir ziyafetti. Yetenekli Güney Amerikalı oyunculara sahip her iki takım da golü düşününce seyir zevki yüksek, bol pozisyonlu bir maç izledik.
Avrupa defterini kapadıktan sonra lige döndüğü her halinden belli olan Fenerbahçe'nin en büyük kozu Alex'i, yıllar önce ikinci ligden çıkan kadrosunda halen bulunan tek oyuncusu olan Hürriyet ile kilitlemeye çalışan Ankaraspor, bir anlık dikkatsizlik sonucu boş kalan bu oyuncudan golü yedi. Ligde bulunduğu yere yakışmayacak bir kadro kalitesine ve derinliğine sahip olan başkent takımı, maça hızlı başlayan rakibi karşısında golü erken yedikten sonra kısa sürede oyunda dengeyi sağladı. Savunmada Emre Aşık ve Tayfun Türkmen'le ayakta kalan mavi-beyazlılar, orta sahada kazandıkları toplarla çabuk, ayağa ve ileri oynayarak özellikle sağ kanattan Tita ile etkili ataklar geliştirdi. Son haftaların formda oyuncusu Mehmet Yılmaz, son zamanlarda oldukça geliştirdiği top saklama becerisiyle arkadaşlarına pozisyonlar yarattı. Tita kazandığı topla Brezilyalı Hamilton'a pozisyon yarattı ve Ankaraspor o ana kadar fazla ileri çıkmayan futbolcuyla beraberliği yakaladı.
Golden sonra rakip kaleye fazla yüklenmeyen ve beraberliğe razı bir görüntü çizen başkent ekibi, ikinci yarıda hiç pozisyon yokken ikinci golü yedikten sonra risk alıp orta sahadan Hamilton ve Hürriyet'in yerine hücum ağırlıklı iki oyuncu, Murat Tosun ve Neca'yı oyuna soktu. Hemen ardından, yorulan Tita'nın yerine savunmaya Orhan Ak'ı alıp o dakikaya kadar solbekte oynayan Erhan Albayrak'ın hücum yeteneklerinden yararlanmak istedi ve pozisyonlar buldu. Ancak diğer tarafta da Alex boş kaldığı için topla daha fazla oynama imkanı buldu. Bunlardan birinde ceza sahasındaki Kezman'a gönderdiği top, başkentli futbolseverlerin Gençlerbirliği'nden hatırladığı Risp'in koluna çarptığı için hakem Halis Özkahya tarafından elle oynama ve dolayısıyla penaltı olarak yorumlandı, ancak Kezman'ın penaltıyı atamamasıyla başkent ekibi tekrar umutlandı. Kader bu ki, geçtiğimiz hafta uzatma dakikaları bittikten sonra gol bularak galip gelen Fenerbahçe, bu kez de aynı dakikalarda kalesinde golü gördü. Dördüncü hakem tarafından 4 dakika olarak gösterilen uzatma sırasında bir oyuncu değişikliği ve bir sakatlık nedeniyle ortaya çıkan ek süre, hakem Özkahya tarafından normal olarak uzatma dakikalarına ilave edildi. Gerek Lugano, gerekse Edu ile maç boyu sık sık fiziksel mücadeleye giren Mehmet Yılmaz'ın zor pozisyonda, rakibiyle omuz omuza bir biçimde pozisyonu gole çevirmesi ise takdire şayandı.
Ankaraspor bu beraberlikle, kazandığı bir puanın ötesinde, son haftalardaki başarılı performansını sürdürerek moral buldu. Bu geniş kadrosuyla son dört haftada küme düşme tehlikesi yaşamayacağını düşünüyorum.