Sakaryaspor-Antalyaspor maçı kuşkusuz çok önemli bir maçtı. O kadar ki bilumum futbol zevatı oradaydı: Federasyon Başkanı Hasan Doğan, Federasyon yönetim kurulu üyeleri, Fatih Terim, Aziz Yıldırım, Sadri Şener, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Yılmaz Vural, Aykut Kocaman, Coşkun Demirbakan, Oğuz Çetin... Fenerbahçe'nin Chelsea maçı için Londra'ya da giden yorumcu-Antalyaspor teknik direktörü Hikmet Karaman'ın gözü Zico'yu da yaramıştır herhalde, şöyle kendisinin Fenerbahçe için yaptığı gibi Antalyaspor atkısıyla falan! Neticede dananın kuyruğu hâlâ tam olarak kopmuş değil ama "efektif" golcüsü Cenk'in attığı golle (19 golle gol krallığında Taner'in ortağı artık) maçı kazanan Antalyaspor'un büyük bir avantaj yakaladığı da gerçek. Eklemeden geçmeyelim böylesine tansiyonu yüksek bir maçta sadece bir sarı kartın çıkmış olması da sevindirici tabii. Zaten mağlubiyete rağmen Hüsnü Özkara da Selçuk Dereli'nin ne kadar iyi bir maç yönettiğinden söz ediyor.
ESKİŞEHİR'DEN "DEVAM"
Son beş karşılaşmada kazanamamanın stresiyle çıktığı Erciyesspor maçında nihayet galip gelen Eskişehirspor, tekrar doğrudan terfi potasına girdi. "Tamam mı devam mı" sorusuna şimdilik "devam" cevabını bulmuş durumdalar. Önlerindeki Kocaelispor maçını kazanmalarının şart olduğu ortada ama beş hafta kazanamamalarına rağmen tek galibiyetle yeniden doğrudan terfi yarışına girdikleri göz önünde tutulursa, Orduspor maçını da en azından kaybetmemeleri gerekiyor sanki. Maç Erciyesspor için Eskişehirspor kadar "son nokta" havasında değildi elbette ama onların da artık puan kaybetme lüksü kalmamış durumda. Memleket futboluna örnek olabilecek davranışları ise ne olursa olsun teknik direktör Mehmet Bulut'la gelecek sezon için de sözleşme yenilemiş olmaları.
Kocaelispor, Malatya deplasmanında aldığı farklı yenilgiyle Eskişehirspor'un yaşadığı "tamam mı devam mı" halini bu hafta sonunda tam da Eskişehirspor maçında yaşayacak. Doğrudan terfi mücadelesine devam etmeleri için kazanmaları şart. Nitekim yönetim kurulu da futbolculara terapi uygulamayı dahi gündeme almış durumda. Kocaelispor'u 4-0 yenmeyi başaran Malatyaspor'un bu seneki başarısızlığının arkasında, evinde aldığı bunun gibi galibiyetleri dışarıda alamaması var işte. Dış saha cetvelinde 9 puanla sadece 18. sıradaki Mardinspor'un üstündeler.
İSMAİL KARTAL'IN DAMGASI!
Gaziantep BB maçı sonrasında çıkan olaylar nedeniyle üç futbolcusu 5 ila 2 maç ceza alan Orduspor, eksik kadroyla gittiği Mardin deplasmanında kendine lazım olanı almasını bildi. Savunma oyuncusu Gökhan'ın forvette oynadığı, maçın sonlarına doğru golü de attığı maçtan sonra "yüzde 70 play-off'tayız" diyorlar. Sezona şimdinin küme düşen takımı Mardinspor'da başlayan İsmail Kartal da 12 maçtır kaybetmeyen takımı "lige damgamı vurdum" şeklinde kendisi üzerinden özetliyor! Tabii Mardinliler "bize de damgasını vurdu" derler mi sormak lazım ama maçla ilgili olarak şaibe iddiaları ortaya atan Diyarbakırsporlulara tepkililer haliyle: Diyarbakırspor Asbaşkanı Abdurrahman Yakut'u bildiklerini savcılıkla paylaşmadığı takdirde savcılığa şikâyet edeceklerini söylüyorlar.
Mardinsporluların taleplerini bir basın toplantısıyla cevaplayan Diyarbakırspor'un kanıtı, Ordusporlu Okan Yılmaz'ın bir Mardinsporlu futbolcuya gönderdiği "5 bin yeter mi? Borç oğlum borç, sonra verirsin. Maçla ilgisi yok. Ben sizi seviyorum. Sizler benim için değerlisiniz. Seni tanıdım, aileni tanıdım. İhtiyacınız olursa söyleyin diye" içerikli cep telefonu mesajları. Bu soruşturmadan bir şey çıkar mı bilinmez, bilinen Altay'la berabere kalmasının Diyarbakırspor'u ciddi anlamda çelmelediği. Yine de beraberliği uzatmada kurtardıkları için seviniyorlar. Diyarbakırspor'un böyle kritik maçlarında hep gündeme gelen "PKK dışarı" tezahüratına ise bu kez sert tepkileri var. Başkan bir daha İzmir'deki gibi bir tezahürat olması halinde takımı ligden çekeceğini belirtiyor. Altay'da ise un elendi, elek duvara asıldı artık.
MATEMATİK ELAZIĞSPOR'A KARŞI...
Boluspor, Elazığspor'a son dakikada attığı golle ilk altı iddiasını devam ettirdi. Adnan Şentürk'ün istifasından sonra takımın başına gelen eski hoca Şerafettin Tutaş'ın "kararlı" açıklamaları da "Gakkoşlar"a yetmedi. Elazığspor'un matematiksel olarak hâlâ ligde kalma umudu var tabii ama bilinir, matematik bazen futbola sökmez...
Matematiğe hâlâ inanan bir takım da Gaziantep BB'ye 2-1 yenilen Karşıyaka. Fakat her durumda play-off oynama şansları artık sadece kendi ellerinde değil; kazanmaları yetmiyor, önlerindeki takımların ciddi bir şekilde aksaması da gerek. Reha Kapsal da usul usul gelecek yıl ne kadar iyi bir takım olacaklarından bahsetmeye başlamış durumda zaten. Neden gönderildiği bir türlü tam olarak anlaşılamayan eski teknik direktör Engin İpekoğlu ise yaptığı basın toplantısında tek sebebin futbolcuların alacaklarını savunmak olduğunu açıkladı. Karşıyaka yönetimiyle arasında ciddi bir savaş başlamış durumda.
Kartalspor'un Samsunspor karşısında 3-0'dan 3-3'ü yakalaması az buz bir şey değil tabii. Ama her iki takım içinde bu beraberliğin hiçbir manası olmadığı da ortada. Zaten bir ara yakaladığı havayla "play-off neden olmasın" demeye başlayan Samsunlular da artık tamamen mali meselelere odaklanmışa benziyor.
Hafta içinde 41. kuruluş yıldönümünü kutlayan Giresunspor, İstanbulspor'u yenerek sadece onların ligde kalma konusunda matematikle olan bağlantılarını kesmekle kalmadı, kendisini de ligde bıraktı gibi. Peki İstanbulspor'un kaderi bu mu? Kim "büyük İstanbulspor'u yaratacağım" hedefiyle yola çıksa arkası kümeden düşmelerle geliyor. Cem Uzan'dan sonra ligin ortasında takımı bırakan Saffet Sancaklı örneği de bunu gösteriyor sanki...
ŞEKER PARÇASI
Gaziosmanpaşa karşısında alınan 2-0'lık galibiyet sonrasında matematik bahsinin bizim takımımızla da ilgisi var tabii: Matematiksel olarak hâlâ ilk ikiye girme şansımız var ne de olsa!